T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1287 Esas KARAR NO: 2026/375 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/683 Esas- 2023/171 Karar TARİH: 01/03/2023 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1287 Esas KARAR NO: 2026/375 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/683 Esas- 2023/171 Karar TARİH: 01/03/2023 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın, davacı ...'nın annesi olduğunu, gebelik takibinin dava dışı Dr. ... tarafından yapıldığını, Dr. ...'ın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin 06.08.2020 - 2021 tarihlerinde geçerli olmak üzere davalı ...Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiğini, sigortalı doktorun, gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde başta down sendromu olmak üzere ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ...'nın down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa down sendromunun gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde de 2827 SK'na göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ise down sendromunu teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını kabul ettiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilke kararları gereği anomaliyi tespit imkanları konusunda aydınlatma yapılmamasının hekimin sorumluluğunu gerektirdiğini ve aydınlatma konusunda da ispat yükünün davalı sigortacıya ait olduğunu iddia ederek, fazlaya dair talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydıyla; müvekkili küçük ... için 430.000 TL bakıcı ücreti dahil iş göremezlik tazminatı, 40.000 TL manevi tazminat, müvekkili ... için 20.000 TL manevi tazminat, müvekkili ... için 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000 TL tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 09.04.2021 tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1. Maddesi uyarınca davacının ilk tazminat talep tarihinde hekimin sigortasının hangi şirket nezdinde bulunduğunun tespitini, hekimin olay tarihinde hanhangi bir sigorta şirketinde zorunlu Tıbbi Kötü Uygulama poliçesinin bulunup bulunmadığının tespitini talep ettiklerini, davanın sigortalı hekime ihbarını talep ettiklerini, davacının başka doktorlara da muayene olmuş olabileceğini, bu nedenle davacı annenin en az 12 aylık MEDULA kayıtlarını SGM'den istenmesini, sigortalı doktorun bilgilendirme yükümlülüğünün kendi yapacağı görevle sınırlı olduğunu, kadın doğum hekiminin artmış risk halinde amniyosentez onam veya ret formu alma gibi bir yetkisi olmadığını, bu görev ve yetkinin perinatologlara ait olduğunu, dava konusu olayda hekimin kusurunun bulunmadığını, down sendromunun genetik bir bozukluk olduğunu ve doktorun eylemiyle hastalık arasında illiyet bağı bulunmadığını, biri Perinatoloji uzmanı öğretim görevlisi, biri tıbbi genetik uzmanı öğretim görevlisi, biri Deontoloji uzmanı bir hekimden oluşacak heyetten rapor alınmasını talep ettiklerini, sonuç olarak davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih ve 2021/683 Esas- 2023/171 Karar sayılı kararında; "........ Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Türk hukukunda aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı gözetildiğinde hastanın aydınlatılması sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususu hekim ve zorunlu sorumluluk sigortacısı tarafından her türlü delille ispatlanabilir. Bu kapsamda aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususu somut olay özelinde hastanın eğitimi, yaşı, kültürel seviyesi ve hekim veya hastane tarafından tutulan kayıtlar serbestçe değerlendirilerek tespit edilmelidir. Bu itibarla somut olayda da davacının gebelik sırasında 19 yaşında olduğu, yani risksiz kategoride yer aldığı, davacı gebeye ikili test ve dörtlü test yapıldığı, risksiz bölgede olduğunun görüldüğü, davacı gebenin nuchal translucecy ve ileri düzey fetal ultrasonografi taramasına katılmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından sigortalı doktorun çalıştığı...Devlet Hastanesinde davacı gebenin 19.11.2014 ve 18.12.2014 tarihlerinde muayene olduğu ve bu tarihlerde muhtemel 4-6 haftalık gebeliğinin bulunduğu, bu tarihten sonra ise sigortalı doktor tarafından gebelik takibi yapılmadığı, gebelik takibinin ... Hastanesi tarafından yapıldığı, bu yönüyle sigortalı doktorun muayene tarihlerinde talep edebileceği bir test bulunmadığı, dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde sigortalı doktorun tıbbî kötü uygulamasının bulunmadığı ve kusursuz olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. .."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE" karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyada celbedilen resmi evraklardan sigortalı hekimin davacı anneyi ... Hastanesi 'nde 09/01/2015, 10/02/2015, 07/04/2015, 06/05/2015, 06/07/2015, 13/07/2015, 03/08/2015, 14/08/2015 olmak üzere en az 10 farklı tarihte muayene ettiğini, mahkemece fahiş bir hata yapılarak davacı gebenin sigortalı doktorun çalıştığı...Devlet Hastanesi'nde 19/11/2014 - 18/11/2014 tarihlerinde muayene olduğunu bu tarihlerde muhtemel 4-6 haftalık gebeliğin bulunduğunu bu tarihten sonra ise sigortalı doktor tarafından gebelik takibi yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin fahiş bir hata olduğunu, söz konusu kayıtların davacının Medula kayıtları ve SGK kayıtları ile de sabit olduğunu, aydınlatılmış onam konusunda da herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, istisnasız her tıbbın müdahalede aydınlatılmış onamın hekim için zorunlu olduğunu, davalı aydınlatılmış onam aldığını savunmadığını, ispat yükünüde yerine getirmediğini, davaları bazı testlerin yapılmamasından değil, testlerin doğruluk oranlı ve testlerin yapılmaması halinde oluşacak riskler (down sendromu) konusunda davacıların aydınlatılmamasına ilişkin olduğuna, kanun koyucu için hastanın bilgilendirilmesinin önemli olduğunu, yasal mevzuat gereğince getirilen hastanın bilgilendirilmesi yükümlülüğüne uyulmadığını, Yargıtay içtihatları ile de benimsendiği üzere hekimin gebeyi hem tarama hem tanı hem de down sendromu konusunda aydınlatması gerektiğini, ancak somut olayda hekimin bu yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin sabit olduğunu, Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacının sorumluluğu için sigortalının kusuru şart olmayıp rizikonun gerçekleşmesinin gerekli ve yeterli olduğunu; sigortalı hekimin kusurlu olması halinde pek tabii ki de sigortacı da sorumlu olacağını, ancak hekimin kusuru bulunmadığı hallerde de sigortacının sorumluluğu devam etmekte olduğunu, rizikonun gerçekleştiği her olayda sigortacının da sorumlu olduğu ve yine kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK 1409. maddesine göre davalı sigortacıya ait olduğunu, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılar vekili, davalı tarafça Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigota Poliçesi ile sigortalanan dava dışı hekim Dr. ...'ın, davacı anneyi gebelik sürecinde takip ve muayene ettiğini, sigortalı hekimin davacıları aydınlatmaması sebebiyle davacı ...'nın down sendromlu olarak doğmasına neden olduğunu, bu nedenle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını beyan ederek sigorta poliçesi kapsamında zararlarının tazminini talep etmiş, davalı taraf hekimin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava dışı hekim Dr. ...'ın davacı ...'yı hamilelik sürecinde çalıştığı...Devlet Hastanesinde 19.11.2014 ve 18.12.2014 tarihlerinde muhtemel 4-6 haftalık gebeliği sırasında muayene ettiği, bu tarihten sonra davacının gebelik takibinin sigortalı doktor tarafından yapılmadığı, bu süre zarfında talep edebileceği bir test bulunmadığı, bu sebeple sigortalı doktorun tıbbî kötü uygulamasının bulunmadığı ve kusursuz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı ...'nın gebelik sürecinin sigortalı doktor tarafından yapılmadığına dair bir savunmasının bulunmadığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının tüm gebelik süreci takibinin sigortalı doktor tarafından yapıldığının ve doğumunun da sigortalı doktor tarafından yaptırıldığının belirtilmesine rağmen Mahkemece hangi gerekçe ve dosya kapsamındaki belgeye dayalı olarak aksinin kabul edildiğinin açıklanmadığı gibi Dairemizce de anlaşılamamış olup, Mahkemece dosya kapsamı ile uyumlu olmayan eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacıların istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, taraflarca gösterilen tüm delillerin, davacı annenin çocuk ... yönünden gebelik sürecine ve doğumuna ilişkin ... Hastanesi'ndeki tüm kayıtların celbi ile yapılacak yargılama sonucunda tarafların tüm iddia, savunma ve talepleri hakkında gerekçesi de açıklanmak suretiyle olumlu/olumsuz karar verilmek üzere dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, davacıların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile; -İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2023 tarih ve 2021/... Esas-2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.