T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/275 Esas KARAR NO : 2025/1633 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/145 Esas - 2022/460 Karar TARİH: 06/07/2022 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 30/03/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 01/03/2018 TARİH VE 2018…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/275 Esas KARAR NO : 2025/1633 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/145 Esas - 2022/460 Karar TARİH: 06/07/2022 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 30/03/2016 BİRLEŞEN İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 01/03/2018 TARİH VE 2018/65 ESAS-2018/65 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Maktul ... ve eşi müvekkili Derya'nın, tüm ozel anlara ilişkin gezi, toplantı ve yemek organizasyonları düzenlediğini ve bu amaçla ... Yat Tekne işletmeciliği Turizm Organizasyon Ticaret isimli organizasyon şirketini kurduklarını, maktul ... ve müvekkili Derya'nın, bu kapsamda evlilik teklifine ilişkin organizasyon düzenlemek için müşterileriyle birlikte 23.12.2014 tarihinde öğleden sonra ... isimli yata geldiğini, organizasyon başladıktan bir süre sonra yani saat 19.45 sıralarında Bebek Sahilinde kıçtan karaya bağlı bulunan davalı ... Şirketinin işletmecisi, davalı ...'ın kaptanı olduğu ... isimli yatın tornistan manevrası sırasında tekne kaptanının yüzde yüz kusurlu manevrası nedeniyle teknenin kıçında bulunan maktul ..., rıhtımla tekne arasında sıkışarak müvekkili eşi olan Derya'nın gözü önünde faci şekilde vefat ettiğini, meydana gelen kazaya davalılardan kaptan ...'ın yanlış manevrasının sebebiyet verdiği, başka bir deyişle dava konusu tekne kazasında davalı kaptan ...'un asli kusurlu olduğu İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/673 Esas sayılı Ceza dosyası içerisinde yer alan 02.11.2015 tarihli kusur bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, iş bu kazada yine teknenin maliki ve aynı zamanda işleteni ise davalı ...olduğunu, maktul ...'ın kayıtlı sermayesi 200.000-TL. olan ... Gayrimenkul Yönetimi Pazarlama Reklam Koordinasyon ve Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.'nin şirket yetkilisi ve aynı zamanda en büyük ortağı olduğunu, Maktul ...'in bu şirkette 7200 hisse karşılığı 180.000-TL. 'lik hissesi bulunduğunu, maktulün gerek Kayıtlı Sermayesi 200.000-TL. olan ... Gayrimenkul Yönetimi Pazarlama Feklam Koordinasyon ve Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.'nin şirket yetkilisi ve aynı zamanda en büyük ortağı olması, bu nedenle şirkette 7200 hisse karşılığı 180.000-TL'lik hisseye sahip olması, gerekse eşi Derya ile birlikte yapmış olduğu organizasyon işlerinden de kazançlar sağlaması dolayısıyla maktulün aylık ortalama kazancı ortatama 15.000-TL. civarında olduğunu, maktul bu geliriyle eşi ve çocuklarının geçimini sağladığını, maktulün ölümü ile eşi ve çocukları maddi ve manevi destekten yoksun kaldığını, kazada ölen Maktul ...'ın maddi desteğinden yoksun kaları eşi davacılardan Derya ... için 5.000-TL., oğlu Mustafa ... için 5.000-TL, kızı Yıldız. için 5.000-TL. olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak toplamda 15.000-TL maddi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan alınarak davacılara ödenmesini talep ettiklerini, davalılardan ... Ürünleri Limited Şirketi üzerine kayıtlı olan ... isimli ana makine seri no 2395, T.C Bayraklı, inşa yeri Tuzla, inşa yılı 2011, 14.9 m 4.4 m 1.5 m ölçülerinde, 28,5 Grt, makinesi 450 BHP (1 adet) olan Ahşap Özel tekne üzerine satılmasının önlenmesi amacıyla ivedi olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini beyanla öncelikle davacıların adli müzaheretten yararlandırılmaları kararı verilmesini, ... isimli tekne üzerine satılmasının önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, yine davalılardan ... ve ... Ürünleri Limited Şirketi üzerine kayıtlı gayrimenkul bulunup bulunmadığının tespiti için TAKBİS üzerinden sorgulama yapılmasını veya ilgili Tapu Müdürlüklerinden taşınmazların sorulmasını, davalılar adına gayrimenkuller çıkması halinde ilgili tapu müdürlüklerine müzekkere yazılarak taşınmazların tapu kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, davalılar üzerine kayıtlı araç,yattekne veya gemi bulunup bulunmadığının tespiti açısından ilgili yerlere müzekkere yazılmasını,davalılar üzerine kayıtlı araç,yat,tekne veya gemi tespit edilmesi halinde sicillerine teminatsız ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, yine davalıların üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine de ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, maktul ...'ın maddi desteğinden yoksun kalan eşi davacılardan Derya ... için 5.000-TL., oğlu Mustafa ... için 5.000-TL ve kızı Yıldız için 5.000-TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak toplamda 15.000-TL. destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, davacı eş Derya ... için 150.000-TL., çocuklardan Mustafa ... için 100,000-TL.,Yıldız için 100.000-TL olmak üzere tüm davacılar için toplamda 350.000-TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek ticari temernüt faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; maktul ... ve eşi müvekkili Derya ...'ın evlilik teklifleri ve tüm özel anlara ilişkingezi, toplantı ve yemek organizasyonları düzenledikleri, bu amaçla ... Yat Tekne İşl. Turz. Org. Tic. İsimli organizasyon şirketini kurduklarını, maktul ... ve davacı ... ...'ın bu kapsamda müşterileriyle birlikte 23/12/2014 tarihinde öğleden sonra ... isimli yata gelindiğini, organizasyon başladıktan bir süre sonra yani saat 19.45 sıralarında Bebek Sahilinde kıçtan karaya bağlı bulunan yat türü teknenin kaptanı ...'ın ve tekne maliki davalı şirketin maliki olduğu ... isimli yatın tornistan manevrası sırasında tekne kaptanının yüzde yüz kusurlu manevrası nedeniyle teknenin kıçında bulunan maktul ... rıhtımla tekne arasında sıkışarak vefat ettiğini, kaptan ...'ın İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/673 esas sayılı dosyasında 3 yıl hapis cezası aldığını, dosyanın henüz kesinleşmediğini, kazada muris ...'ın bir kusuru bulunmadığını, yat kaptanı ... ve yatın işleteni olan ...ye mahkememizin 2016/145 esas sayılı dosyası ile davacılar lehine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu davada İstanbul Liman Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta ... isimli yatın malikinin davalı ... Tic. Ltd Şti olduğunun öğrenildiğini, davalı şirket yat türü teknenin maliki olup, davalı şirketin yatın bakım ve onarımını ihmal ederek kazanın meydana gelmesinde çok büyük etken olduğunu, maktulün gerek kayıtlı sermayesi 200.000 TL olan ... Gayrimenkul Yönetimi Paz. Reklam Koor. Ve Danışmanlık Hizm. Tic. Ltd. Şti'nin şirket yetkilisi ve aynı zamanda en büyük ortağı olması, bu nedenle şirkette 7200 hisse karşılığı 180.000 TL'lik hisseye sahip olması, gerekse eşi Derya ile birlikte yapmış olduğu organizasyon işlerinden de kazançlar sağlaması dolayısıyla maktulün aylık ortalama kazancının 15.000 TL civarında olduğunu, maktul bu geliriyle eşi ve çocuklarının geçimini sağladığını, maktulün ölümü ile eşi ve çocukları maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını beyanla öncelikle davacıların adli müzaheretten yararlandırılmalarına karar verilmesini, halen davalı şirket üzerine kayıtlı ise ... isimli yatın satılmasını önlenmesi amacıyla ivedi ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, müteveffanın gelir durumu ve destek olduğu kişi sayısının fazla olmasından dolayı ortaya çıkabilecek tazminat miktarı çok yüksek çıkabileceğinden yat 3.şahıslara devredilmişse davalı ... üzerine kaytılı gayrimenkul bulunup bulunmadığnın tespiti için TAKBİS üzerenden sorgulama yapılmasını veya ilgili Tapu Müdürlüklerinden taşınmazların sorulmasını, davalı adına gayrimenkul çıkması halinde taşınmazların tapu kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, davalı üzerine kayıtlı araç, yat, tekne veya gemi tespit edilmesi halinde sicillerine teminatsız ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, eşi davacı ... ... için 5.000 TL, oğlu Mustafa ... için 5.000 TL, kızı Yıldız için 5.000 TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, davacılardan eş Derya ... için 150.000 TL, çocuklardan Mustafa ... için 100.000 TL, Yıldız için 100.000 TL olmak üzere tüm davacılar için toplamda 350.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine, işbu davanın aralarında bağlatı bulunmasından dolayı mahkememizin 2016/145 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın meydana geldiği teknenin ne işletmecisi ne de maliki müvekkili şirketin olmadığını, bu sebepten dolayı da müvekkil şirketin hiç bir eylem, işlem ve sorumluluğu olmadığını, İstanbul Liman Başkanlığı tarafından düzenlenmiş “Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesi” incelendiğinde görüleceği üzere bahse konu tekne -... Dış Tic. Ltd. Şti- adına kayıtlı bulunduğunu ve halen daha bu şirket üzerine tescilli olduğunu, Liman Başkanlığı nezdinde tutulan kayıtlardan görüleceği üzere teknenin işleteni de müvekkili şirket olmadığını, zaten teknenin liman kayıtlarında işleteni gözükmediğini, teknenin maliki -... Dış Tic. Ltd. Şti.- kendi nam ve hesabına çalıştırdığını beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.12.2014 tarihli kazaya ilişkin yapılan soruşturmada savcılık tarafından aldırılan 02.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda tekne kaptanı müvekkili ...'ın %100 kusurlu olduğu yönünde bir tespit olmadığını, yapılan tespitin müvekkilinin asli kusurlu olduğu yönünde olduğunu, 23.12.2014 tarihli kazaya ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/673 Esas sayılı dosya ile yapılan kovuşturmada mahkemece alınan 31.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda tekne kaptanı davalı müvekkil ...'ın asli kusurlu, müteveffa ...'ın tali kusurlu olduğu tespit edildiğini, ceza yargılamasındaki tespitler hukuk hakimini bağlamadığını, 23.12.2014 tarihinde gerçekleşen kazaya kopan halat sebebiyet vermiştir. Halatın eskimiş olması sebebiyle kopmuş olması hususunda kimin kusurlu olduğu ise tarafların nitelikleri dikkate alınarak saptanmasını, müteveffa ..., tekne kaptanı müvekkili ...'ın işvereni olduğunu, müvekkili ... teknenin kaptanı olmakla birlikte müteveffa ...'ın işçisi olduğu için emir ve talimatları müteveffadan aldığını, bu durumu belirtmekteki sebebin olaya neden olan eskimiş ancak değiştirilmemiş halatın kopmasında kimin kusurlu olduğu ve halatın kazaya sebebiyetteki rolünün tespit olduğunu, müteveffa ...'ın vertigo hastası olup denge problemi olan bir kişi olduğunu, davalı müvekkili ...'ı sigortasız çalıştıran başkaca personel istihdam etmeyen mütevvafanın vergi vermekten de kaçındığı masrafları en aza indirmeye kazancını da en yüksekte tutmaya çabaladığı, işveren olarak sorumluluklarını yerine getirmediği, teknede yapılması gereken bakımları yaptırmadığı ( tonoz bakımı, halat değişimi vb ) dosya kapsamı ile sabit olduğunu, bir insanın tekneden denize atlamasının, çömelmesinin veya yer değiştirmesinin 1-2 saniyelik bir hamleye bağlı olduğu düşünüldüğünde mütevvafanın denize atlama ve diğer imkanları var iken bu hareketlerden hiçbirini yapmamış olmasından davalı tekne kaptanı sorumlu tutulamayacağını, mütevaffa ...'ın davacılardan Derya ... ile 12 Eylül 2013 tarihinde evlendiğini, olayın 23.12.2014 tarihinde gerçekleştiğini, diğer davacılar ... ve ... müteveffanın üvey çocukları olduğunu, müteveffanın aylık ortalama 15.000,00 TL kazancı olduğu yönündeki bu beyanı gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya konu yatın kaza tarihinden önce müvekkili şirket tarafından ... Ürünleri Ltd. Şti’ne devredildiğini ve bu husus da ilgili Liman Müdürlüğü’ne bildirildiğini, hal böyle olunca müvekkili şirket kazanın meydana geldiği tarihte yatın işleteni olmadığından müvekkili şirketin mezkur kaza nedeni herhangi bir sorumluluğu olmadığını, ceza dosyasında müvekkili şirketin taraf olmadığını, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir ceza dosyasından alınan kusur raporunun iş bu davada hükme esas alınması mümkün olmadığını, dosya kapsamında müteveffaya ait veraset belgesine rastlanılamadığını, davayı kabul manasına gelmemek şartıyla davacılar için talep edilen manevi tazminat oranları fahiş olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/07/2022 tarih ve 2016/145 Esas - 2022/460 Karar sayılı kararında; "Asıl dava ve birleşen dava; tekne kazası sonucu vuku bulunan ölüm olayı nedeni ile ölenin yasal mirasçıları tarafından asıl ve birleşen dosya davalılarına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dosya kapsamına göre, Bebek sahilinde kıçtan karaya bağlı bulunan ... isimli teknenin torniston manevrası sırasında, ...'ın rıhtım ile tekne arasına sıkışarak hayatını kaybettiği anlaşılmakta olup dosyada çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık, müteveffanın ölümünde davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ile davacıların isteyebilecekleri maddi ve manevi tazminatın miktarına ilişkindir. 20/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı tekne kaptanı ...'ın %75 oranında, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu; Vefat eden ...'ın geride kalan davacı eşi Derya ...'ın nihai ve maddi zararının 148.046,00 TL'den ibaret bulunduğu, dava dilekçesinde müteveffanın çocuğu olduğu belirtilen ... ve ...'ın dosyada mevcut müteveffaya ait Mirasçılık Belgesi ve Aile Nüfus Tablosunda müteveffanın mirasçısı oldukları belirtilmediğinin, müteveffanın çocuksuz evli olduğunun, çocukların müteveffanın mirasçısı ve çocukları olmadığının, davacı eş Derya'nın eski eşinden olan çocukları olduğunun anlaşıldığı; bu sebeple adı geçen çocuklar bakımından destekten yoksunluk - tazminatı hesaplanmayacağı, manevi tazminat hususunda takdirin münhasıran Mahkeme'ye ait olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan Bağlama Kütüğü mevzuatı hükümlerine uygun şekilde geminin mülkiyetinin devredildiği ispatlanamadığından, davalı ...'ün dava konusu olaydan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacı ... ...'ın 6.1.2015'te Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkezi Amirliği'nde düzenlenen Müşteki İfade Tutanağı'nda yer alan ifadesi ile 1. davalının 24.12.2014'te Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkezi Amirliği'nde düzenlencn Müşteki İfade Tutanağı'nda yer alan ifadesinden, dava konusu teknenin olay tarihinde maliki olan ... tarafından işletilmediği, dolayısıyla ...'un donatan sıfatını haiz olmadığı; bu sebeple meydana gelen zarardan TTK m. 1062/1 uyarınca sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, kaptanı ...'un istihdam etmediği, dolayısıyla ...'un adam çalıştıran sıfatını da haiz olmadığı, bu çerçevede TBK m. 66 uyarınca sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.23/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı tekne kaptanı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatlerini aynen muhafaza ettikleri, dava konusu kopan Tonoz halatının kopmasında davalı Donatanı ve/veya İşletenin kusurunun bulunduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi ve/veya belge yer almadığı, davalı tekne kaptanı ...'ın %75 oranında, müteveffanın ise %25 oranında kusurlu olduğu, Destekten Yoksunluk Tazminatı Bakımından; Seçenek 1; Vefat eden ...'ın geride kalan Davacı eşi Derya ...'ın nihai ve maddi zararının 172.737,91 TL'den ibaret bulunduğu, Davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 30,069,87 TL.'den ibaret bulunduğu, Davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 21.542,01 TL'den ibaret bulunduğu, Seçenek 2; Vefat eden ...'ın geride kalan Davacı eşi Derya ...'ın nihai ve maddi zararının 1.150,384,20 TL'den ibaret bulunduğu, Davacı çocuk...N'ın nihai ve maddi zararının 342.313,75 TL'den ibaret bulunduğu, Davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 245.242,00 TL'den ibaret bulunduğu, manevi tazminat hususunda takdirin münhasıran Mahkeme'ye ait olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan Bağlama Kütüğü mevzuatı hükümlerine uygun şekilde geminin mülkiyetinin devredildiği ispatlanamadığından, davalı ...'ün dava konusu olaydan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacı ... ...'ın 6.1.2015'te Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkezi Amirliği'nde düzenlenen Müşteki İfade Tutanağı'nda yer alan ifadesi ile 1. davalının 24.12.2014'te Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkezi Amirliği'nde düzenlenen Müşteki İfade Tutanağı'nda yer alan ifadesinden, dava konusu teknenin olay tarihinde maliki olan ... tarafından işletilmediği, dolayısıyla ...'un donatan sıfatını haiz olmadığı, bu sebeple meydana gelen zarardan TTK m. 1062/1 uyarınca sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, kaptanı ...'un istihdam etmediği, dolayısıyla ...'un adam çalıştıran sıfatını da haiz olmadığı, bu çerçevede TBK m. 66 uyarınca sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. 31/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava konusu olay tarihi itibariyle, müteveffanın TUİK Kazanç verileri esas alındığında kadri marufa aylık ortalama brüt gelirinin aylık 2.570,00TL yıl 33.182,00TL olarak belirlenebileceği, Destekten Yoksunluk Tazminatı Bakımından; Seçenek 1 için; Davacı eşi Derya ...'ın nihai ve maddi zararının 446.853,46 TL'den ibaret bulunduğu, davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 41.333,17 TL'den ibaret bulunduğu, davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 26.020,93 TL'den ibaret bulunduğu, Seçenek 2 için; Davacı eşi Derya ...'ın nihai ve maddi zararının 2.402.336,19 TL'den ibaret bulunduğu, davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 500.438,50 TL'den ibaret bulunduğu, davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 306.126,17 TL'den ibaret bulunduğu, Seçenek 3 için; Davacı eşi Derya ...'ın nihai ve maddi zararının 682.711,21 TL'den ibaret bulunduğu, davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 96.706,20 TL'den ibaret bulunduğu, davacı çocuk ...'ın nihai ve maddi zararının 59.803,70 TL'den ibaret bulunduğu, dosyaya yeni bir belge sunulmamış olması karşısında, kök ve ilk ek raporda işletenin tespitine yönelik olarak varılan sonuçların değiştirilmesini gerektiren bir husus tespit edilemediği kanaatine varılmıştır. Davada, Davalılardan ...'ın ... isimli teknenin kaptanı, asıl dosya davalısı ...'ün teknenin işleteni, birleşen dosya davalısı ... Şirketinin tekne maliki olduğu iddiasıyla husumet yönelmiştir. Davalı ...'ın olay tarihinde ... isimli teknenin kaptanlığını yaptığı taraflar arasında tartışmasızdır. Teknenin celp edilen sicil kayıtlarına göre olay tarihi ve öncesinde malikinin birleşen dosya davalısı ... Dış Tic. Ltd Şirketi olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki husumete ilişkin uyuşmazlık asıl dosya davalısı ...'ün teknenin işleteni olup olmadığına ilişkindir. Davacı taraf, olay tarihi itibariyle teknenin işleteninin ... olduğunu ileri sürmüş olsa da, bu iddiayı destekleyen herhangi bir belge dosyaya sunamamıştır. Ölenin eşi olan Derya ... olaydan sonra 06/01/2015 tarihinde Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkezinde alınan ifadesinde "...'ın kiralamış olduğumuz ... isimli teknenin kaptanı olması sebebiyle tanıyorum. Kaptanımızı yaklaşık olarak 5 yıldır tanırım. Bizden kendisi aylık 2.500 TL almaktaydı. Olay günü 23/12/2014 saat 20.05'te eşimle birlikte Bebek Mah. Cevdet Paşa Caddesi üzeri Ayşe Sultan Korusu karşısında işle alakalı kiralamış olduğumuz teknenin içinde müşterimizi beklemekte ve hazırlık yapmakta idik..." şeklindeki ifade vermiş olup, bu şekilde teknenin kendileri tarafından kiralandığını ve işletildiğini, kaptan ...'ın da kendilerinin çalışanı olduğunu açıkça beyan etmiş olduğundan, olay tarihinde teknenin işletmesinin ölen ... ve eşi Derya ...'a ait olduğu kabul edilmiştir. Diğer yandan ... vekili cevap dilekçesindesin, kazaya konu yatın kaza tarihinden önce müvekkili tarafından ... Ürünlerine devredildiğini, bu hususun ilgili liman başkanlığına bildirildiğini, bu nedenle kazanın meydana geldiği tarihte müvekkilinin işleten olmadığını ve mezkur kaza nedeniyle müvekkiline herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini ileri sürmüştür. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan Yapı Kredi Bankasına ait 24/11/2014 tarihli ödeme dekontunda ... teknesinin alımına istinaden ... tarafından ... hesabına 55.000 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Tuzla Liman Başkanlığına sunulan 14/10/2014 tarihli yazıda da, ... Dış Ticaretin maliki olduğu ... isimli tekneyi 118.000 TL bedel ile ...'e satmak istediğine dair yazılı bildirimde bulunulduğu görülmekte ise de, teknenin sicil kayıtlarında ...'e bir devir işlemi yapılmadığından ve gemi sicil kaydında da olay tarihi itibariyle tekne maliki olarak ... şirketi gözüktüğünden, davalı ...'ın söz konusu sicilde tekne ile ilgili malik sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır. ... teknesiyle ilgili herhangi bir vergi kaydı yada ödemesinin olup olmadığı konusunda Vergi Dairesine yazılan müzekkereye Kozyatağı Vergi Dairesinin vermiş olduğu 24/05/2022 tarihli cevapta, ... Ürünleri Şirketinin ... isimli teknenin işletilmesi ile ilgili kendisinden vergi geliri tahsil edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda dava dosyasında Saban'ın işleten sıfatına sahip olduğu herhangi bir şekilde ispatlanamamış olduğundan, davada ... Ürünleri Ltd. Şti'ye husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilmiştir. Kazada hayatını kaybeden müteveffa ...'ın vukuatlı nüfus kayıt örneğinden davacı ... ...'ın eşi olarak gözüktüğü, diğer davacılar ... ile ...'ın Derya ...'ın önceki eşinden olan çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... ..., ... ile evlendikten sonra önceki evliliğinden olan çocuklarını yanına aldığını, çocukların bakımının ... tarafından sağlandığını, bu nedenle ...'ın ölümü ile çocukların onun desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek, kendisi ile birlikte çocuklar bakımından da maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacılarla ilgili 31.03 2017 tarihli Sosyal Ekonomik Durum Araştırma Formunda ki bilgiler davacı ... ...'ın iddialarını doğrulamakta olup bu araştırma ile davacılar ... ile ...'ın anneleri Derya ... ile birlikte yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu şekilde Engin ... sağlığında eşi Derya ... ile onun önceki evliliğinden olan çocuklarının da bakım ve iaşe sorumluluğunu üstlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Derya ... ile birlikte çocukları ... ile ...'da desteklerini kaybetmiş olduklarından, eş Derya ... ile birlikte davacılar ... ve ...'ın da maddi ve manevi tazminat yönünden aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğu kabul edilmiştir. Davadaki bir başka uyuşmazlık konusu ise, ölenin olaydan önce icra ettiği meslek ve elde ettiği gelir durumuna ilişkindir. Davacı taraf ... ile Derya ...'ın birlikte teknede özel günler için organizasyon işleri yaptıklarını, 2010 yılı Ocak ayına ait faturalara göre ortalama aylık gelir durumunun 5.569 TL, 2010 yılı Mayıs ayında kesilen faturalara göre de aylık gelirin 28.828 TL olduğunu, ...'ın aynı zamanda kayıtlı sermayesi 200.000 TL olan ... Gayri Menkul Yönetimi Pazarlama Reklam Koordinasyon ve Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketinin yetkilisi ve büyük ortağı olduğunu ve aynı zamanda da evlilik teklifleri ve tüm özel anlara ilişkin gezi, toplantı ve yemek organizasyonları düzenlediğini, müteveffanın eşi Derya ... ile birlikte yapmış olduğu organizasyon işlerinden dolayı olay tarihi itibariyle aylık ortalama kazancının 15.000 ila 30.000 TL civarında olduğu iddia edilmiştir.Ölen ...'ın ortağı olduğu ileri sürülen ... Gayrimenkul Yönetim Pazarlama Şirketi ile ilgili mali bilgilerin elde edilmesi amacıyla yazılan müzekkereye Çorlu Vergi Dairesinden gelen 11/12/2017 tarihli cevapta, bu şirketin 31/12/2010 (yani olaydan tarihinden önce) resen terk edildiği, 2009 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde vergi matrahının 0 olduğu, 2010 yılında vergi beyannamesi verilmediği belirtilmiştir. Dosya kapsamından ve olay tarihine ilişkin elde edilen bilgi ve belgelerden, ölen ...'ın olay tarihinde eşi ile birlikte kiralamış oldukları ... teknesinde özel bir tören için teknede organizasyon hizmeti vermek üzere hazırlıklar yaptıkları sırada kazanın meydana geldiği anlaşıldığından, ölenin olay tarihinde ve öncesinde organizasyon işi ile iştigal ettiği kabul edilmiştir. Ancak davacının bu işten dolayı elde edilen gelir davacı tarafça net bir şekilde ortaya konulamamıştır.Davacı tarafın bildirmiş olduğu firmalardan gelen bilgiler de ortalama kazanç durumunun tespiti bakımından tek başına yeterli görülmemiş olduğundan TUİK verilerine göre kazanç durumu tespit edilerek buna göre maddi zararın hesaplanması konusunda ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.Bu kapsamda düzenlenen 31/03/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda TUİK tarafından hazırlanan istatistik verilerden hareketle ...2014 kasım ayı aylık ortalama gelir durumunun 2.570,00 TL 2014 yılı yıllık ortalama brüt kazancının da 33.182,00 TL olarak tespit edildiği belirtilmiştir. Söz konusu raporda, İstanbul 23. İş Mahkemesi 201/140 Esas sayılı dosyasında (huzurdaki davada davacı) tanığı, davacının mali müşaviri İrfan IŞIKGÜN'ün anlatımları, müteveffanın yapmış olduğu işin senenin muayyen zamanlarında icra edilebildiği, sadece teknede kutlama organizasyonu ile işle iştigal ettiği konusunda ki beyanı da değerlendirilerek raporda müteveffa ...'ın olay tarihi olan 2014 Aralık ayı itibariyle elde ettiği ortalama kadri maruf brüt gelirinin aylık 2.570,00 TL yıllık 33.182,00 TL olabileceği sonucuna varılmıştır.Mahkememizce maddi tazminat hesabında esas alınması gereken maddi tazminatın hesabında bilirkişi raporunda TUİK verilerine göre belirlenen ortalama gelir durumunun dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir. Dosyada mevcut Aile Nüfus Kayıt Örneğinde müteveffanın anne ve babasının sağ olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan Yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında dava dışı anne ve babanın müteveffanın gelirindeki paylarının ayrılması gerektiği belirtilmektedir. Yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bu konudaki yerleşmiş içtihatları dikkate alınarak dava dışı anne ve babanın destek süreleri ve müteveffanın gelirindeki payları ayrılacak ve saklı tutulacaktır. 31.03.222 tarihli ek raporda bu husunda dikkate alınarak TUİK verilerinin esas alındığı "seçenek 3 olarak adlandırılan maddi zarar hesap tablosunda, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2020/2598 Esas ve 2021/34 Karar sayılı 14.01.2021 tarihli kararı ile kabul edilen yeni yaşam tablosuna göre; davacı eş Derya ... için 948.210,02 TL davacı çocuk ... için 79.738,27 TL ve davacı Çocuk ... için 128.941,60 TL olarak hesaplama yapılmıştır.Davalıların sorumluluğu haksız fiil hükümlerine dayandırıldığından, olayın meydana gelmesindeki kusur durumunun belirlenmesi verilecek hüküm açısından önemlidir. Olay ile ilgili İstanbul 48.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/673 esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda kaptan ...'ın asli, ölen ...'ın ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek, hüküm tesis edilmiş olup, söz konusu hüküm 03/01/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporlarında ortaya konulan gerekçelerle, kazanın meydana gelmesinde tekne kaptanı olan ...'ın olayın meydana gelmesinde %75 oranında, müteveffa ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bu durumda ceza mahkemesinde kabul edilen kusur durumu ile dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında kusurla ilgili varılan sonuç birbiri ile uyumlu olduğundan, olayın vuku bulmasında tekne kaptanı davalı ...'ın %75 oranında, müteveffa ...'ın da %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu kusur oranlarına göre, davacılar tarafından yukarıda belirtilen maddi zarar miktarlarının %75 oranına tekabül eden zarar miktarını destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilebileceklerdir. Buna göre; 31/03/2022 tarihli ek raporda davacı eş Derya ...'ın isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminatından %4 oranında yeniden evlenme şansına isabet eden tutarda indirim yapılmak suretiyle isteyebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 682.711,21 TL davacı çocuk ...'ın isteyebileceği tazminat miktarının 59.803,70 TL davacı çocuk ...'a ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatı miktarının da 96.706,20 TL olarak tespit edilmiştir.Kırklareli Sosyal Güvenlik Kurumunun 07.06.2022 tarihli cevabi yazısında; "yapılan bilgisayar kayıtları sorgulamasında 24.12.2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılan Müteveffa ...'ın sigortası üzerinden herhangi bir hak sahibine gelir yada aylık bağlandığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı, bağlanan herhangi bir aylık olmadığı" bildirilmiş olduğundan davacı vekilinin ıslahı da dikkate alınarak, bilirkişi raporunda TÜİK verileri esas alınarak tespit edilen tutarlar üzerinden maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. ...'ın vefatı davacı eş Derya ...'ın yanı sıra birlikte yaşamaları nedeniyle ... ile duygusal bir bağ kuran davacı çocuklarında üzüntü, elem ve keder yaşamalarına sebebiyet vermiş olduğundan, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak davacı eş için 50.000,00 TL davacı çocuklar için ise 20.000,00 'şer bin TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği sonucuna varılmıştır.Yapılan yargılama toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre sonuç olarak; Davalı ...nin ... teknesinin maliki ya da işleteni olduğu ispatlanamadığından bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Davalı ...ydın, müteveffa ...'ın ölümüne neden olan kazadan dolayı TBK'nın 49 ve 53. Maddelerine göre sorumlu olduğundan, %75kusur oranı gözetilerek hakkındaki davanın kısmen kabulü ile Davacı ... ... için takdir edilen 682.711,21 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 96.706,20 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 59.803,70 TL maddi tazminat ile davacılardan Derya ... için takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminat ve ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın 23/12/2014 olan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...n tahsil edilerek davacılara ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, Birleşen dosya davalısı ... Dış Ticaret Lti. Şti olay tarihinde ... teknesinin maliki/donatanı olmakla, olaydan dolayı davacılara karşı TTK'nın 1062. Maddesine göre sorumlu olduğundan, tekne kaptanına izafe edilen kusur oranı gözetilerek bu davalı hakkındaki davanın kısmen kabulü ile Davacı ... ... için takdir edilen 682.711,21 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 96.706,20 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 59.803,70 TL maddi tazminat ile Derya ... için takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminat ve ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın 23/12/2014 olan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Tic. Ltd. Şirketinden tahsil edilerek davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."gerekçesi ile, '' Asıl Davada;1-Davalı ... Limited Şirketine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,2-Davalı Çoşkun Aydın hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... ... için takdir edilen 682.711,21 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 96.706,20 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 59.803,70 TL maddi tazminat ile davacılardan Derya ... için takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminat ve ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın 23/12/2014 olan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... tahsil edilerek davacılara ödenmesine,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Birleşen Davada; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 2- Davacı ... ... için takdir edilen 682.711,21 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 96.706,20 TL maddi tazminat,Davacı ... için takdir edilen 59.803,70 TL maddi tazminat ile Derya ... için takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminat ve ... için takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın 23/12/2014 olan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dosya bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Tic. Ltd. Şirketinden tahsil edilerek davacılara ödenmesine,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı Birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin dosya içeriğine, yasaya aykırı bir karar verdiğini; Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve müvekkili şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Yerel Mahkeme'nin yargılama aşamasında 3 defa bilirkişi raporu aldırdığını; alınan bilirkişi raporlarının tamamında; 24.12.2019 tarihli raporda, 23.12.2020 tarihli raporda, 01.04.2022 tarihli raporda müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağına dair görüş bildirmiş olmasına rağmen ve bu hususların Mahkemeye sözlü olarak duruşmada bildirilmiş olmasına rağmen Mahkemenin duruşmaya hazırlanırken tuttuğu yanlış notlara istinaden müvekkili şirket aleyhine karar verdiğini; Bilirkişi raporları ve yasal mevzuat kendilerine hatırlatıldığında ise istinaf etmelerini beyan ettiklerini, Dosya üzerinden hazırlanan bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin TTK 1061-1062 m göre sorumlu olamayacağının açıkça tespit edildiğini; bilirkişiler tarafından yapılan bu tespitin doğru bir tespit olduğunu; TTK 1061 m belirtildiği üzere müvekkilinin kaza tarihinde teknenin işleteni veya donatanı olmadığını; donatan veya işleten olmayan müvekkili şirketin mezkur kazadan sorumlu olmasının hukuken mümkün olmadığını, Bir diğer önemli hususun ise davacı taraf ve müteveffa eşi olay tarihi itibariyle kazaya karışan teknenin işleteni/donatan durumunda olduklarını, yukarıda anılan yasal düzenlemeler karşısında, kendisinin olmayan bir tekneyi /gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığı ile kullanan kişinin 3. kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayıldığını, tekneyi işletenin davacı ve müteveffa olduğunu, kazadan sonra Etiler Şehit Naci Soydan Polis Merkez Amirliğinde ifade veren davacı ... ...'ın tekneyi kendilerinin kiraladığını, tekne kiralama ve organizasyon işleri yaptıklarını açıkça beyan ettiğini; yine diğer davalının aynı Polis Merkezinde verdiği ifadesinde kazaya karışan teknenin işletmeceisinin müteveffa ve davacı ... ... olduğunu ve maaşını da müteveffa ve davacıdan aldığını açıkça beyan ettiğini; bu ifadelerin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/673 sayılı dosyası içinde bulunduğunu; bu ifadelerlden de açıkça anlaşılacağı üzere, davacı ve müteveffa eşinin donatan konumunda olduğunu ve meydana gelen/gelebilecek zararlardan da bizzat sorumlu olduklarını, Bir diğer hususun ise kaza tarihi itibariyle kazaya karışan teknenin hiçbir şekilde müvekkili şirketin kullanımında bir tekne olmadığını; kaza tarihinden çok önce mezkur teknenin müvekkili şirket tarafından satılıp, teslim edildiğini; satış işlemlerinin ilgili birimlere geç bildirilmiş olmasının müvekkili şirketin sorumluluğunu gerektirmemekte olduğunu; hal böyle olunca mezkur kaza nedeniyle müvekkili şirketin hiçbir yasal sorumluluğu bulunmadığını, Kiralamaya ilişkin bilgi ve belge istenmediğini, bir diğer hususun ise müvekkili şirket ve diğer davalılara dava açan davacı tarafın kazaya karışan tekneyi kimden kiraladığını, bu kiralamaya ilişkin belgeleri vs dosyaya sunmadığını; Mahkemenin de bu hususu hiç araştırma gereği duymadığını; bu hususa ilişkin belgeler dosyaya sunulduğunda mezkur kaza ile ilgili olarak müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun olmadığının açıkça ortaya çıkacağını; müvekkil beyanına göre tekneyi kiralayan diğer davalının ... ürünleri isimli şirket olduğunu, Müvekkili şirketin tekneyi devrettiğini, bir diğer önemli hususun ise davaya konu kaza 23.12.2014 tarihinde meydana geldiğini; müvekkili şirketin ise kazaya karışan tekneyi 14.10.2014 tarihinde diğer davalı ... isimli şirkete devrettiğini; bu hususa ilişkin Tuzla Marina işletmesinde kayıtlar bulunduğu gibi, dosyaya da bu devir evraklarının sunulduğunu; teknenin devrinden sonra bu şirket tarafından müvekkile yapılan ödemeler vd belgelerin dosyada mübrez olduğunu, Müvekkili şirketin mezkur kaza nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığından ve bu husus bilirkişi raporları ile sabit olduğundan bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen kusur ve buna dayalı hesaplamaların müvekkili şirket ile bir alakası bulunmadığından bu hususta beyanda bulunmamakla birlikte müvekkili şirket aleyhine olan değerlendirmelere itiraz ettiklerini; mezkur kazanın meydana gelmesinde asli kusur ve sorumluluğun teknenin işleteni/donatanı konumunda olan davacı ve müteveffa eşinde olduğunu, Mahkemenin kabul kararı ve kararına gerekçe yaptığı bilirkişi raporlarının da eksik ve hatalı olarak tanzim edildiğini; hesaplama yapılırken davacının yeniden evlenme şansı, olayın meydana gelmesinde tarafların kusurları, kusur oranlarının hatalı tespit edildiğini; yine hesaplamaya baz alınan gelir durumu da eksik ve hatalı olarak yapıldığı için kararın eksik ve hatalı olduğunu; tüm bu açıklanan nedenlerle de mezkur kararı istinaf ettiklerini; istinaf taleplerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, Mezkur kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru, sorumluluğu bulunmadığını; yerel Mahkemenin yasanın açık hükmüne, dosya içerisinde bulunan delillere rağmen müvekkili şirket hakkında verdiği kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; bu sebeple mezkur kararı istinaf ettikerini; istinaf taleplerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Mezkur kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru, sorumluluğu bulunmadığını; yerel Mahkemenin yasanın açık hükmüne, dosya içerisinde bulunan delillere rağmen müvekkili şirket hakkında verdiği kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; bu sebeple mezkur kararı istinaf ettiklerini; istinaf taleplerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve resen belirlenecek nedenlerle yerel Mahkemenin yasanın açık hükmüne, dosya içerisinde bulunan delillere, bilirkişi raporlarına aykırı olarak müvekkili şirket hakkında verdiği kararın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; bu sebeple mezkur kararı istinaf ettiklerini; istinaf taleplerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen davalar; tekne kazasında gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davada davalı şirket yönünden davanın esastan reddine, kaptan yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davada davalı şirket yönünden, kazanın meydana geldiği teknenin maliki ve donatanı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Birleşen davada davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalının donatan sıfatını haiz olmadığı, geminin kaza öncesi asıl davalı şirkete satılıp teslim edildiği, tescil işleminin yapılmamasının sonucu değiştirmeyeceği, öte yandan davacılardan Derya ...'ın İstanbul 48 Asliye Ceza Mahkemesi dosyasına yansıyan ifadesinden teknenin işleteninin davacı ve ölen eşi olduklarının anlaşıldığı, davacının ifadesinde teknenin kiralandığını ve teknede organizasyon işi yapıldığını beyan ettiği, buna göre teknenin işleteni davacının ölen eşi olacağından davalının donatan sıfatının olmayacağı, davacı ve eşi tarafından işletilen teknenin kimden kiralandığının, ne kadar süre ile kiralandığının mahkemece araştırılmadığı yönündedir. Dava konusu kazanın meydana geldiği ... isimli teknenin kaza tarihi itibariyle; bağlama kütüğüne tescilli olduğu ve malikinin birleşen dosya davalı şirket olduğu anlaşılmıştır. Bağlama kütüğü Uygulama Yönetmeliği'nin mülkiyetin devrine ilişkin 14 üncü maddesi; "Bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve içsu araçlarının mülkiyetinin devrini gerektiren hukuki işlemlere yönelik belgelerin başkanlıklar huzurunda veya noterde düzenlenmesi zorunludur. Mülkiyetin devri işlemleri, gemi, deniz veya içsu aracının kayıtlı olduğu bağlama kütüğünün bağlı olduğu başkanlık dışında başka bir başkanlık huzurunda da yapılabilir. Başkanlıklar veya noter dışında yapılmış mülkiyetin devrini amaçlayan işlemler geçersizdir ve bu tür işlemlerde hak sahibi olarak gözüken kişi adına kayıt yapılmaz. " hükmünü amir olup, davalı tarafından dosyaya asıl dosya davalısı şirket ile bağlama kütüğünün bağlı olduğu başkanlık nezdinde veya noterde düzenlenmiş bir devir sözleşmesi sunulmadığı, Tuzla Liman Başkanlığı'na iletilen dilekçenin ise satış yapma isteğinin bildirilmesine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle teknenin kaza tarihinden önce satılıp devredildiğine dair davalı istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 1061/1 fıkrası uyarınca donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikine denir. Diğer ifade ile gemi maliki olmak donatan sıfatını haiz olmak için yeterli olmayıp, ayrıca malikin gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanması zorunludur. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca; kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır. Bu kişilere gemi işletme müteahhidi denilir. Somut olayda; davacı ... ...'ın, dava konusu kaza ve ölüm olayı ile ilgili başlatılan soruşturma ve açılan ceza davası kapsamında verdiği ifadeler incelendiğinde; kolluk ifadesinde; "... benim resmi nikahlı eşim olur. Kendisi ile 12 Eylül 2013 tarihinde evlendim. Bu evlilikten çocuğum bulunmamaktadır. Ancak ilk evliliğimden 9 yaşında erkek,11 yaşında kızım vardır. Ben ve eşim birlikte tekne kiralama ve organizasyonu yaparak çalışmaktaydık. Şüpheli ...'ı kiralamış olduğumuz ... isimli teknenin kaptanı olması sebebiyle tanıyorum. Kaptanımızı yaklaşık olarak 5 yıldır tanırım. Bizden kendisi aylık 2500 TL almaktaydı. Kendisi ile birkaç sefer iş yapmıştık. Olay günü yani 23.12.2014 saat 20:05 sırlarında eşimle birlikte idareniz Bebek Mahallesi Cevdetpaşa Caddesi üzeri Ayşe Sultan Korusu karşısında işle alakalı kiralamış olduğumuz teknenin içinde müşterilerimizi beklemekte ve hazırlık yapmakta idik. Bu esnada kaptanımız ... müşterinin geldiğini söyledi ve tekneyi iskeleye yaklaştırma üzerine eşim teknenin arka kısmına geçti. Kaptanda bu esnada alt dümende bulunmakta idi. Kaptan ve eşim ikisi de benim görüş mesafemdeydi. Ayrıca eşim ve Kapftanda birbirlerini rahatça görebiliyordu. Kaptan teknenin gaz Kölümü geriye ittiği anda "Halt koptu" diye bağırdı. Eşim de bunun üzerine "Gelme o zaman" diye söyledi. Ben de kaptana "İleri ver" diye söyledim. Tekne hareket halinde iken kaptan ... elini gaz kolundün çekti, bu esnada kaptana "Ergin sıkışacak geri gelme" dedim. Kendisi de Bana "Halat koptu napayım" dedi. Bu olayın ardından eşim tekneyle tahta İskete Hrasına sıkıştı. Kaptanımız buna rağmen tekneyi geride tutmaya devam etti. Eşimin bir türlü kurtulmasına yardımcı olmadı. Bu durum yaklaşık 3-5 dakika sürdü.Eşim bu esnada nefessiz kaldı. Kendisini kaybederek yere yığıldı. Hemen yanına koştum durumunu kontrol ettiğimde benimle hiç konuşmadı nefes almıyordu." şeklinde beyanda bulunduğu; savcılık ifadesinde; " Ergin ... benim eşim idi. Biz 5 yıldır ... da tekne kaptanımız olduğu halde organizasyonlar yaparız. Evlilik teklifi organizasyonları yapardık. Olay günü bir organizasyon vardı. Bu amaçla hazırlıklarımızı yaptık. Bekliyorduk, ... Kaptan müşteri geldiğini söyledi. Bunun üzerine Ergin halatın boşluğunu almak için teknenin kıç kısmına geçti. Zira ... boşluğu al diye eşime söylemişti. Tekne halatın boşluğunu almak amacıyla geri geri gelirken bir anda önde bulunan tonos halatı koptu. ...'a ileri vermesini hem eşim hem ben bağırarak söyledik. Ancak ... ne yapayım halat koptu dedi. Bu sekilde ısrarlar söylememize rağmen bekledi. Ve tekne gelerek eşimi kıyıda sıkıştırdı. Bir anda eşim tekne ile iskele arasında bir süre sıkışık kalarak vefat etti. Coskun teknenin ileri geri kolunu geç hareket ettirdiği ve geç ileri aldığını için olay meydana geldi. Eşimin teknenin arkasından kaçma imkanı yoktu. Hatta orada bulunan Esra ... ve Oktay Zekeriya ... da olaya şahit oldular. Onlar da ... Kaptana ileri git dediler. Olay anında ... Kaptan'ın normal zamanlara göre panik içerisinde olduğunu düşünüyorum zira olay meydana gelmezden önce uğraşırken jeneratör aküsünü de patlatmıştı. Kendisinde panik sezdim. Kasıtlı olarak böyle birsey yaptığını söyleyemem. Ancak olayda eşimin ölmesi ... Kaptan'ın kusurundan meydana gelmiştir. Zamanında gaz kolunu ileri hareket ettirmiş olsaydı eşim su anda yaşıyor olacaktı. Esim vefat ettikten sonra gaz kolunu ileri doğru aldı. Ben ... Kaptanın olay anında kendinde olmadığını, uyuşturucu benzeri birşey almış olabileceğini düşünüyorum. Zira olay olduktan sonra kendisini çok rahat bir sekilde gördüm. Neden ileri almadın dediğimde kafasını çevirip arkasına baktı. Olay nedeniyle kendisinden şikayetçiyim. Olayla ilgili söyleyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasında tanık sıfatıyla dinlenen ...'in kolluk ifadesinde; "Ben... isimli şahsı yaklaşık beş altı senedir, maktül ... isimli şahsı ise yaklaşık bir buçuk senedir tanımaktayım. Bundan yaklaşık bir sene önce maktül Engin isimli şahıs bana tekne işletmek istediğini söyledi ve bende çevremde arkadaşım olan Selahattin ile kendisini tanıştırdım ve maktül Engin isimli şahıs onun teknesini çalıştırmaya başladı. Ben olayı, olay olduktan bir gün sonra geminin kaptanı olan ... isimli şahıstan öğrendim. Ben kesinlikle... isimli şahıs veya bir başkası teknesini satarken aracı olmadım. Ben şahsın teknesini sattığını bile bilmiyordum ve teknesini sattığını polis merkezinde öğrendim. Şu an ise tekne kimin bilmiyorum. Konu hakkında bildiklerim ve gördüklerim bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasında tanık sıfatıyla dinlenen...'ın kolluk ifadesinde; "Ben ... isimli teknenin eski sabibiyiin Ben teknemi 30/09/2015 günü (ifade alınırken 2014 yerine sehven 2015 yazıldığı dairemizce tespit edişmiştir) noterde ... ... isimli şahsa satış için vekalet verdim ve oda 14/10/2014 tarihinde tekneyi ... Ür.Taş.Dayanıklı Tük.Mal ve İnş.San." LLŞt isimli şirketle satmıştır. 24/11/2014 tarihinde ise bu satışa dair ilk ödeme olan 55.000.00TL hesabıma yatırıldı. Şu an bildiğim kadarıyla bu teknenin sahibi ... şirketidir Kendilerinin bende herhangi bir iletişim numarası yoktur. Bu satışta bana soyismini bilmediğim ismi Levent olan kendisini petrol piyasasından tanıdığım şahis aracı olmuştur. Bu şahsın telefon numarası .........“ dır. Bu şahısla ilgili olarak başka bir iletişim bilgisi bilmiyorum. Ayrıca ... isimli şahıs da bu işlerde muamelecidir. Onunda herhangi bir iletişim bilgisini bilmiyorum. Bu satışa dair belgelerimi evraka eklenmek üzere tarafınıza sunuyorum (1 sayfa Vekaletname, 1 sayfa Tuzla Liman Başkanlığı'na yazılmış yazı, 1 sayfa sicil, kaydı,1 sayfa bağlama kütüğü ruhsatnamesi, 1 sayfa yapıkredi bankası eft dekontu, 1 sayfa tahakkuk fişi, 1 sayfa vergi dairesi alındısı) Olay gerçekleştiğinde teknenin sahibi ben değildi. Belki şuan teknenin sahibi faklı bir şirket veya şahıs olabilir. Bu konuda herhangi bir bilgim yoktur. Konuyla ilgili olarak bildiklerim ve gördüklerim bundan ibarettir" şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde birleşen davada davalı şirket sicil kayıtları incelendiğinde, ...'ın kaza tarihi itibariyle davalı şirketin tek ortağı ve münferiden yetkili temsilcisi olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, birleşen davada davalı şirketin dava konusu kazanın meydana geldiği tekneyi davacının eşinin işletmesi için anlaşmış bulunduğu, dolayısıyla her ne kadar davacının eşi müteveffa ... gemi işletme müteahhidi olarak kabul edilebilecek ise de, davalı şirketin de yalnızca gemi maliki değil, aynı zamanda gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan malik sıfatını haiz olduğu, bu kullanımın doğrudan veya bir gemi işletme müteahhidi eliyle gerçekleştirilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, destekten yoksun kalma tazminatı, doğrudan destekten yoksun kalanların şahsında doğan bağımsız bir talep hakkı olduğundan ve destekten yoksun kalanlar, hem donatan hem de gemi işletme müteahhidi bakımından üçüncü kişi konumunda bulunduklarından, müteveffa desteğin aynı zamanda gemiyi işleten olmasının, birleşen davalının donatan sıfatıyla üçüncü kişi konumundaki davacılara karşı müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira donatan davalının da üçüncü kişilere karşı gemiyi denize elverişli konumda bulundurma yükümlülüğünün bulunduğu, birleşen davada davalı yanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, birleşen davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Birleşen davada davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 63.475,09-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 15.869,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 47.606,09-TL'nin birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.