T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/500 - 2026/657 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/500 KARAR NO : 2026/657 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/419 E. - 2023/363 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/500 - 2026/657 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/500 KARAR NO : 2026/657 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/419 E. - 2023/363 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2022/419 E. - 2023/363 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2021/076559 sayılı "..." ibareli markanın 29 ve 35. sınıflarda tescili isteğinde bulunulmuş olup müvekkilinin "..." markasına dayalı itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa 1960 yılından beri gıda alanında faaliyet gösteren ve 500 büyük sanayi kuruluşu arasında yer alan müvekkilinin, sahibi olduğu tanınmış "..." markası ile davalının markası arasında görsel, işitsel ve biçimsel olarak yanıltıcı düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markasının olduğu gibi aynı dizilimle davaya konu markanın içinde yer aldığını, davaya konu marka kapsamına alınmak istenen mal ve hizmetlerin müvekkilin markasında tescilli olduğu da nazara alındığında markaların karıştırılmasının ihtimal dahilinde olduğunu, davalı şirketin bu ibareyi marka olarak kullanması için haklı herhangi bir sebebinin bulunmadığını, bu hali ile davaya konu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını ileri sürerek 2022-M-10941 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza dayanak "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden taraf markaları açısından dava konusu edilen mallar/hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluştuğu, oluşan bu benzerlik nedeniyle ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması ihtimal dahilinde olduğundan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının gerçekleştiği, ancak SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulları ile kötü niyetin varlığının ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2022-M-10941 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili kurumun kayıtlarına göre dava konusu YİDK kararı davacı şirkete 19/08/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davanın 24/10/2022 tarihinde açılmış olup 5000 sayılı Kanun'un 15/c maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini ve beyaz zemin üzerinde siyah renkte ve düz yazı stilinde "..." ibaresini ihtiva eden davaya konu markanın "..." ibaresini içeren davaya konu marka ile bir benzerliğinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). Dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesinde, ...'in nihai kararının YİDK tarafından tesis edilen karar olduğu, bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Burada öngörülen süre hak düşürücü nitelikte olduğu gibi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2014/3072 E.-4547 K. sayılı, 01/06/2015 gün ve 2015/2531 E.-7355 K. sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu husus, dava şartıdır. Buna göre, iptali istenen YİDK kararının davacıya 19/8/2022 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 24/10/2022 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, YİDK kararının iptali yönünden süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, özel kanunda dava şartı olarak düzenlenen süre yönünden YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, kararın niteliğine göre hükümsüzlük davasında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 gün ve 2022/419 E. - 2023/363 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalı ... iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.