İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 04/12/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ticari iş ilişkisi kapsamında sa…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ........ Şirketi VEKİLİ : Av..... İSTİNAF EDEN DAVALI: ........ VEKİLİ : Av..... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 04/12/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ticari iş ilişkisi kapsamında satmış olduğu demir çelik malzemelerine karşılık davalı ........ Şti.' ne 508.550,40 TL bedelli 12.06.2023 tarih ve ........ seri nolu faturayı tanzim ettiğini, davalının fatura bedelinden bakiye kalan 70.880,02 TL bedeli ödemediğini, davalı aleyhine Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayısına kayıtlı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 18.05.2025 tarihinde 70.880,02 TL ödemeyi davacı hesabına gönderdiğini, akabinde yetki ve borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, dosyada bakiye 52.352,12 TL alacak bulunduğunu, davacının satmış olduğu malları davalıya teslim ettiğini, davalının kendi üzenine düşen bakiye alacağı yönünden ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davalının Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayısına kayıtlı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 52.352,12 TL ve bu miktara takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi yönünden iptali ile takibin bu kısım yönünden devamına, 52.352,12TL' nin %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yerleşim yerinin Karabük ili olduğunu, itirazın iptali talep edilen icra müdürlüğü ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre olan 1 yıl içerisinde açılmaması sebebiyle zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıdan ürün/malzeme alımı gerçekleştirdiğini, davacı şirketçe bazı ürün ve malzemelerin eksik teslim edildiğini, müvekkilinin geç teslimden kaynaklı zararları mevcut olduğunu, davacı tarafından icra takibi başlatılmasından sonra taraflarca yapılan görüşmede davacı taraf 70.880,02-TL talep edilerek başka bir taleplerinin olmadığını bildirdiğini, bu durum sebebiyle de 18.05.2024 tarihinde 70.880,02-TL ödeme yapıldığını belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın usul ve esas yönünden reddini, aksi durumda takas, mahsup, bedel de indirim, ödememezlik defi, taleplerine göre karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp, davalının takip sonrası ödeme yapması hususu da dikkate alındığında; bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunulmadığından; davalının, davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 12.140,68 TL asıl alacak ve 6.695,92 TL faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.767,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." gerekçesiyle; Davanın kısmen kabulü ile; 1-Davaya konu Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın kısmen iptali ile, takibin 12.140,68 TL asıl alacak ve 6.695,92 TL faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.767,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, müvekkili şirketin davacıdan ürün aldığını, ancak bu ürünlerin eksik ve geç teslim edildiğini, geç teslimat nedeniyle müvekkilinin ciddi zararları olduğunu, bu durumun taraflarınca ödememezlik def'i ve bedel indirimi talebi olarak ileri sürüldüğünü, ancak yerel mahkemece bu durumun incelenmediğini, taraflar arasında yapılan harici görüşmede, davacı tarafın 70.880,02 TL ödeme yapılması halinde başkaca bir talebinin kalmayacağını beyan ettiğini, müvekkili şirketin bu beyana güvenerek 18/05/2024 tarihinde 70.880,02 TL ödemeyi davacı hesabına gönderdiğini, ancak davacı tarafın iyi niyet kurallarına aykırı hareket ederek 18/05/2024 tarihinde tahsil ettiği bu tutarı icra dairesine tam bir yıl sonra 18/05/2025 tarihinde bildirdiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu durumun tespit edilmesine rağmen, asıl alacak borcu kalmadığı gerçeği gözardı edilerek haksız faiz ve fer'ileri üzerinden hesaplama yapıldığını, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, hukuka aykırı davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf Dilekçesinin Reddi" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin 2 inci fıkrasında miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiş, aynı kanunun "Parasal sınırların artırılması" kenar başlıklı 1. Ek Maddesinin 1. Fıkrasında 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 44 üncü Maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Parasal sınırların artırılması" kenar başlıklı 1 inci Ek Maddesinin 2 inci fıkrasında; "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır" denilmiş, 14/11/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı kanunun 22 inci maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrada, İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan sınırlar esas alınır denilmiş, 04/06/2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı kanunun 20 inci maddesi ile de 1 inci ek maddenin 2. Fıkrası, "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin 3 üncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Davacının Konya .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında yaptığı takipte davalının takibin 52.352,12 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince 04/12/2025 tarihinde davanın kısmen kabulü ile davalının takibin 18.836,60 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih 2024/10-205 Esas 2025/410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi karar tarihi itibariyle uygulanması gereken 7550 sayılı kanunun 20 inci maddesi ile de 1 inci ek maddenin 2. fıkrası ve HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Dava dosyasının incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran davalının reddini talep ettiği miktar nazara alındığında davalı yönünden kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara; yasayla verilmemiş bir hakkı bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle davalının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin HMK 352/1-b maddesi gereğince reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalının istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin REDDİNE, 2- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan ispitaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 352 ve 362/1.a maddeleri gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....