11. Hukuk Dairesi 2011/5071 E. , 2011/9043 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2008/551-2010/1086 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacılar vekili ... ile davalı vekili .... geldi, davetiye tebilğine rağmen davacılardan ... vekili ... duruşmaya gelmediğinden, temyiz d…
**11. Hukuk Dairesi 2011/5071 E. , 2011/9043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2008/551-2010/1086 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacılar vekili ... ile davalı vekili .... geldi, davetiye tebilğine rağmen davacılardan ... vekili ... duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, tarafların dava dışı limitet şirketin ortakları olduklarını, davalının kurucu ortak ve müdür sıfatının bulunduğunu, şirkete ait parayı zimmetine geçirdiğinin sabit olduğunu, özellikle davacı eski ortak ... ile davalı arasında yapılan 05.10.2006 tarihli hisse devir sözleşmesinde açıklandığı şekilde şirkete ait vadeli ve vadesiz YTL, döviz, repo, portföy hesapları ile tahsil ve takasa verilmiş çekler toplamını adına çevirerek ve çekleri de tahsil ederek şirket hesabına yatırması gerekirken kendi hesabına aktardığının belirlendiğini ileri sürerek, şimdilik 25.000.00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddiaların yerinde olmadığını, devir sözleşmesinde davacıların murisi ortağın yer almadığını, dava haklarının bulunmadığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddialar, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların, davalı ile ortak banka hesaplarından şirkete geçen paralardan babalarının hissesine pay verilmediği iddiasının kanıtlanmadığı, davacı ...’ın da yapılan işlemlere başından beri katıldığı, davalı ile birlikte yetkili müdür sıfatının olduğu, şirketten ayrılırken cari hesabına geçen parayı şirketten aldığı ve iade etmediği, dava dışı şirketin 2004-2005 dönemlerine ait hesaplarının vergi incelemesine tabi tutulduğu ve şirketin 429.300.00 TL kardan mahrum kaldığının tespit edildiği, şirketin üç ortağı tarafından vergi cezası ve faizinin ödendiği, tutanağı müdür sıfatı olan davacı ... ile davalının imzaladığı, tarafların murisi ortağın da sağlığında cari hesabından bu ödemeye katıldığı ve bu şekildeki işlemi kabullendiği, üç ortağın birlikte hareket ettikten sonra ortaklardan birinin ölümü ile varislerinin ölen ortak adına tazminat talebinde bulunamayacağı, iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava, limitet şirket müdürü aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.