11. Hukuk Dairesi 2008/8920 E. , 2010/81 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şişli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2007 tarih ve 2005/2384 - 2007/1816 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2008/8920 E. , 2010/81 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şişli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2007 tarih ve 2005/2384 - 2007/1816 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın, davalılar tarafından gerçekleştirilen Türkiye-Kazakistan taşıması sırasında uğradığı (1.983) YTL tutarındaki hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, taşınan ve hasara uğrayan cam emtiasının kötü ambalajlandığını, hasarın da ambalaj ve istif hatasından kaynaklandığını, CMR Konvansiyonu'nun 17/4-b ve c bentleri uyarınca hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, zira yükleme ve boşaltmanın gönderen ve alıcı tarafından yapıldığını, CMR Konvansiyonu'nun 18.maddesi uyarınca bu nedenlerden meydana gelmediğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, sigorta ettirenin mal bedelini gönderene ödediğinin ve dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda ambalaj yetersizliğinden söz edilemeyeceği, yüklemenin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, kaldı ki taşıyıcının yüklemeye nezaret yükümlülüğünün bulunduğu, hasarın davalıların kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının (1.968,75) YTL asıl alacak üzerinden itirazlarının iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanması suretiyle takibin devamına, icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak, dava taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın uğradığı zarar bedelinin rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece de kabul edildiği üzere, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nin 17/1. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon'un 17/4-b bendinde malların hatalı ambalajlanmış olması, "c" bendinde ise malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde oluşan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da davalılar vekilince hasarın ambalaj, yükleme ve boşaltma kusurundan kaynaklandığı ve müvekkillerinin hasardan sorumlu olmadığı savunulmuştur. Mahkemece dava konusu olayda ambalaj yetersizliğinden söz edilemeyeceği ve davalı taşıyıcıların sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmişse de, bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişinin mesleği avukatlık olup, uzmanlık alanı dava konusu cam emteasının ambalajının mevcut taşımaya uygun bulunup bulunmadığı konusunda görüş bildirmek için yeterli değildir. Yine mahkemece dava konusu taşıma işinde yükleme ve boşaltmanın kime ait olduğu ve hasarın yükleme veya boşaltma kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı da incelenmemiştir. Bu durumda mahkemece, zararın öncellikle ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından mı yoksa taşıma kusurundan mı kaynaklandığı tartışmasız bir şekilde ortaya konulduktan sonra, eğer zararlı sonuç ambalaj, yükleme veya boşaltma hatasından kaynaklanmışsa ambalaj, yükleme veya boşaltmanın kime ait olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.