T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/271 - 2026/531 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/271 KARAR NO : 2026/531 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2022/97 E. - 2023/146 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/271 - 2026/531 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/271 KARAR NO : 2026/531 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2023 NUMARASI : 2022/97 E. - 2023/146 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/03/2023 tarih ve 2022/97 E. - 2023/146 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin Türk Patent nezdinde tescilli esas unsuru "..." olan 37 markasının bulunduğunu, davalı şirket adına "..." kelimesinden ibaret olan 2020/110134 sayılı marka tescil başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın MDB ve YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” esas unsurunu haiz markalarının, parfüm ve yan ürünleri sektöründe, 2006 yılından beri kullanarak, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında tanınmış hale geldiğini, davalının “...” markasının, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, 2/3/5. emtia sınıflarında başvurusu yapılan davalı markasının, aynı-benzer emtia sınıflarında tescilli bulunan müvekkili markasıyla aynı sektörde kullanılacak olmasının, iltibas riskini ve buna bağlı olumsuz sonuçları artıracağını, müvekkilinin ürünleri ve internet sitesinin "..." esaslı unsuru üzerinde kurulmuş olduğunu ve 10 yılı aşkın bir süredir bu yönde hizmet verdiğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-12238 sayılı kararının iptalini ve davalı tarafın 2020/110134 başvuru numaralı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, her iki markanın da 2, 3 ve 5. sınıftaki malları kapsayacak şekilde tescilinin yapıldığını, davalının “...” markasının tescil edilmek istendiği 5’inci sınıftaki mallar dikkate alındığında, hedef kitlesinin doktorlar, eczacılar, veterinerler, diş hekimleri gibi yüksek düzeyde titiz alıcılara hitap ettiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali oluşturacak derecede bir benzerliğin olmadığını, “...” markasının davacı markasından farklılaştığını, markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin hedef alıcı kitlesi de dikkate alındığında iltibas ihtimaline yol açabilecek bir benzerlikten söz edilemeyeceğini savunarak, davarın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, "..." markasının 2005 tarihinden beri kimyevi madde ve boya üretiminde müvekkili tarafından kullanıldığını, "..." markasının "..." kelimelerinin kısaltmasından oluşturulduğunu, yıllardır süregelen sektörel üretimlerin kısaltması olması nedeniyle özgün bir özellik gösterdiğini, “..." markasının dezenfektan üretimi amacıyla yapıldığını, parfüm ve benzeri ürünlerin üretimine dönük bir çalışmalarının olmadığını, müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının emtia listelerinin 03 ve 05. sınıflar bakımından aynı/aynı tür ve benzer mallardan oluştuğu, ancak davalı marka başvurusunun kapsadığı 02. sınıf bakımından taraf markalarının emtia listelerinin farklı ve ilişkisiz mallardan oluştuğu, 03 ve 05. sınıf emtialarının hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicilerin iki farklı marka karşısında olduğunu algılasa dahi, markalar arasında bağlantı kurması ve markaların aynı işletmeye ait seri markalar olduğunu ya da işletmeler arasında idari, ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesinin mümkün olduğu, söz konusu emtialar bakımından dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davaya konu 2. sınıftaki emtiaların ise dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap eden emtialar oldukları, dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin "..." ve "..." markaları arasındaki harf farklılığına odaklanacakları ve davaya konu markayı, itiraza mesnet markalardan farklı bir marka olarak algılayacakları gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacakları, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında davaya konu sair emtialar bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davalı yanın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği markasının 2005/58743 sayılı "..." ibareli ve 2. sınıfta, 2010/58726 sayılı "... BOYA" ibareli markasının ise 2 ve 35. sınıflarda tescilli bulunduğu, 2. sınıfta yer alan emtialar bakımından markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, 03 ve 05. sınıflar bakımından önceki tarihli markaların tescilli olmadığı, davalı şirketin önceki tarihli markalarını tescilli oldukları mal veya hizmetler üzerinde uzun süreli olarak kullanımını ispatlayamadığından, davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şirketin ileri sürdüğü müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, davacının "..." markalarının tanınmış olduğuna ilişkin yeterli nitelik ve nicelikte, gerek marka işlem dosyasına, gerekse dava dosyasına ispat aracı sunmadığından tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; "03. Sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks. 05. Sınıf: Bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları." emtiaları bakımından 2021-M-12238 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/110134 sayılı markanın 03. ve 05. sınıftaki anılan emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, davacı markasının ilgili tüketici tarafından başvuru konusu marka ile benzer olarak algılanmasının ve karıştırılma ihtimalinin mümkün olmadığını, markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin hedef alıcı kitlesi de dikkate alındığında, iltibas ihtimaline yol açabilecek bir benzerlikten söz edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının emtia listelerinin 03 ve 05. sınıflar bakımından aynı/aynı tür ve benzer mallardan oluştuğu, ancak davalı marka başvurusunun kapsadığı 02. sınıf mallar bakımından taraf markalarının emtia listelerinin farklı ve ilişkisiz bulunduğu, mahkemece aralarında doktor, eczacı ve kimya mühendisi bilirkişilerin olduğu iki ayrı heyet raporunda da taraf markalarının asıl unsurlarını oluşturan "..." ve "..." ibarelerinin, dava konusu 03 ve 05. sınıf emtiaların bir kısmında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece de ortalama düzeyde dikkatli olduğu tartışmasız bulunan 3. sınıftaki tüm mallar ile 5. sınıftaki bir kısım mallar yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.