T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/540 Esas KARAR NO: 2026/586 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2026/69 Esas (Derdest) TARİHİ: 29/01/2026 (Ara Karar Tarihi) TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/540 Esas KARAR NO: 2026/586 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2026/69 Esas (Derdest) TARİHİ: 29/01/2026 (Ara Karar Tarihi) TALEP : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; Müvekkili bankaya, müşterileri tarafından teminat/tahsil amacıyla teslim edilen ve istirdatını talep ettikleri çekin de içinde olduğu 32 adet çekin, ... A.Ş.'ye kargoya verildikten sonra hırsızlık şüphesi ile kaybolduğunu, kargo firmasının, bu durumun bir hırsızlık vakası neticesinde oluştuğunu, ekli yazıları ile müvekkili bankaya bildirdiğini, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesinin müvekkili açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğini, çek bedellerinin haksız surette tahsil edilmesinin ve keşideciler açısından olası mağduriyetlerin önlenmesi için, zayii nedeniyle çek iptali ve ödemeden men yasağı verilmesi talebiyle, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/648 E. Sayılı dosyası ile dava açtıklarını, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/648 E. Sayılı dosyasından taraflarınca sunulan %15 i değerinde bir teminat mektubu karşılığında çeklere ihtiyati tedbir kararı verilerek ödemeden men yasağı konulduğunu ve bu kararın bankalara bildirildiğini, ödemeden men kararının , davalı bankaya da tebliğ edildiğini, buna rağmen Davalı banka tarafından, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/648 E. Sayılı kıymetli evrak iptali konulu dava dosyasına, istirdatını talep ettiğimiz aşağıda dokumu yapılan 6 adet çekin icra takibine konu edildiğinin bildirildiğini, Davalı banka tarafından ; ... Bankası, ... Şubesine ait, ... seri nolu, 28.11.2025 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek hakkında, İstanbul ... İcra Dairesi ...esas, ... Bankası, ... Şubesine ait, .... seri nolu, 15.10.2025 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli çek hakkında, Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas, ... Bankası, .....Şubesine ait, ... seri nolu, 31.10.2025 keşide tarihli,232.544,33 TL bedelli çek hakkında, Bakırköy ... İcra Dairesi ... esas, ...... Bankası, ...Şubesine ait, ..... seri nolu, 18.10.2025 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli çek hakkında, Bakırköy ... İcra Dairesi ...... esas, ... Bankası,.....Şubesine ait, ..... seri nolu, 31.10.2025 keşide tarihli,456.000,00 TL bedelli çek hakkında, Bakırköy ... İcra Dairesi .... esas, .......Bankası, ...... Şubesine ait, .....seri nolu, 30.10.2025 keşide tarihli,150.000,00 TL bedelli çek hakkında, Bakırköy ... İcra Dairesi ....esas, sayılı icra dosyaları ile takibi başlatıldığını, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/648 E. Sayılı dosyasından 15.01.2026 tarihli ara kararı ile icra dosyası bildirilen işbu çekler hakkındaki ödemeden men yasağı kaldırıldığını ve çeklerin istirdatı için dava açmak üzere tarafımıza 2 haftalık kesin süre verildiğini, taraflarınca istirdat davası öncesinde zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını,, 23 .01.2026 tarihinde arabuluculuk, davalı ile anlaşmama olarak sonuçlamdığını, dava konusu çekler hakkında Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi 15.01.2026 tarih ve 2025/648 E. sayılı kararı ile ödemeden men yasağını kaldırdığı için ve çeklerin haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine konu edildiği için sayın mahkememizce çeklerin dayanak yapıldığı takiplerin tedbiren durdurulması kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/01/2026 tarihli, 2026/69 Esas sayılı ara kararında; "...Yasal mevzuat ve dosya kapsamı incelendiğinde; davacı her ne kadar davacı vekili ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; İhtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşıldığından, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki nedenlerden ötürü, HMK.nın 389 maddesinde belirtilen ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil bankaya müşterileri tarafından teminat / tahsil amacıyla teslim edilen ve istirdatı talep edilen çekin de içinde olduğu 32 adet çekin, ... A.Ş.'ye kargoya verildikten sonra hırsızlık şüphesi ile kaybolduğunu, kargo firmasının bu durumun bir hırsızlık vakası neticesinde oluştuğunu müvekkil bankaya bildirdiğini, çeklerin üçüncü şahısların eline geçmesi müvekkil açısından telafisi imkânsız zararlar doğurabileceğinden, çek bedellerinin haksız surette tahsil edilmesinin ve keşideciler açısından olası mağduriyetlerin önlenmesi için zayii nedeniyle çek iptali ve ödemeden men yasağı verilmesi talebiyle, Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/648 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, taraflarınca sunulan teminat mektubu karşılığında çeklere ihtiyati tedbir kararı verilerek ödemeden men yasağı konulduğunu ve bu kararın bankalara bildirildiğini, ancak yapılan işlemin çeklerin kötüniyetli kişiler tarafından ele geçirilerek piyasaya sürülmesine ve icra takibi başlatılmasına engel olamadığı gibi, çeklerin haksız surette menfaat elde edilmesine ve çeklerin kötüniyetli kişiler tarafından tahsil edilebilmesine de engel olamadığını, yerel mahkemenin tedbir taleplerinin reddine karar verdiğini, söz konusu ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava konusu çeklerin müvekkil tarafından ... A.Ş.'ye teslim edildiğini, ancak tüm aramalara rağmen çeklerin bulunamaması üzerine kargo şirketi nezdinde kaybolduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine müvekkil banka yetkilileri tarafından zayii tutanağı düzenlenerek durumun tespit ve tutanak altına alındığını, çeklerin kargodan çıkmaması ve hırsızlık şüphesiyle kaybolduğu göz önüne alındığında ve ayrıca çeklerin davalı banka tarafından icra takibine konu edildiği anlaşıldığından dava konusu çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, HMK 389. maddesi gereğince hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ve dava konusu çeklere ilişkin icra takibi başlatılmış olmasının çeklerin haksız surette tahsil edilebileceği, ciro silsilesi içerisinde gerçek alacaklıların ve borçluların mağduriyete uğrayacağı, tedbir kararı verilebilmesi için davanın tüm şartlarının oluşmasının beklenmesine gerek bulunmadığı hususları göz önüne alındığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartların bulunduğu kabul edilerek dava konusu çeklere ilişkin başlatılan icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, çek istirdadı davasında davaya konu çekler hakkında başlatılan icra takiplerinin tedbiren durdurulması, icra veznesine yatacak paranın takip alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili bankaya, müşterileri tarafından teminat/tahsil amacıyla teslim edilen ve istirdatını talep ettiği çeklerin de içinde olduğu 32 adet çekin, ... A.Ş.'ye kargoya verildikten sonra hırsızlık şüphesi ile kaybolduğunu, Kargo firmasının, bu durumun bir hırsızlık vakası neticesinde oluştuğunu, ekli yazıları ile müvekkili bankaya bildirdiğini, dava konusu çekler hakkında verilen ödemeden men yasağı kararını Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi 15.01.2026 tarih ve 2025/648 e. sayılı kararı ile kaldırdığı ve çekler icra takibine konu edildiği için çeklerin dayanak yapıldığı takiplerin tedbiren durdurulması, icra veznesine yatacak paranın takip alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut olaya döndüğümüzde; eldeki davanın İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit talepli bir dava olmadığı, TTK'nın 792. maddesi uyarınca açılmış çek istirdadı davası olduğu, dava konusu çeklerin davacı bankanın elinden rızası hilafına çıktığı, davalının çekleri iktisapta kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğuna yönelik iddiası ispata muhtaç olup eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Talep ve ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, koşulların değişmesi halinde ise mahkemeden her zaman yeniden tedbir talep edilebileceğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup talep eden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.