11. Hukuk Dairesi 2011/779 E. , 2012/7730 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/154-2010/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/779 E. , 2012/7730 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/154-2010/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketin 5 yıl için münferiden temsile yetkili genel müdürü iken beyan ve imzası olmadan, davet edilmediği ve yasal toplantı ve karar alma usul ve nisapları sağlanmadan yönetim kurulu kararı ile müdürlük görevinin usulsüz olarak sona erdirildiğini ileri sürerek 08/06/2009 tarihinde yapılan tescil ve alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirket genel müdürlük, yönetim kurulu üyeliği ve şirket mali müşavirliği görevini yürütürken, şirketle görüşmeleri kestiğini, beyannameleri vermediğini, mali müşavirlerin defterlerini tuttukları şirketin genel müdürlüğü ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunamayacaklarını, yönetim kurulunun bu tespiti yaptığı için kendisine tebliğe gerek görmeden azil kararı aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının şirket yönetim kurulu üyeliği ile müdürlüğüne atanmasının, atanma tarihi itibariyle serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik faaliyeti yapması nedeniyle sakat olduğu ve bu mesleki faaliyetinin şirket yönetimine atanmada engel teşkil ettiği, bu açıdan davacının atanma tarihinden itibaren bu sıfatı taşımadığı, yönetim kurulunun davacı dışındaki iki üyesinin toplanıp davacı yerine yeni yönetici atamasında ve bu şekilde oluşan yönetim kurulunun yeni müdür tayininde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, şirket hisse devrine muvafakate dair yönetim kurulu kararlarında toplantı ve karar yeter sayılarının mevcut olduğu dava konusu şirketin davacının yönetim kurulu üyeliğinden ve müdürlüğünden azil ve şirket hisse paylarının devrine dair yönetim kurulu kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir.