Hukuk Genel Kurulu 2019/275 E. , 2022/862 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kuru…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/275 E. , 2022/862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sahibi olduğu "www.takvim.com.tr" isimli internet sitesinde 11.05.2015 tarihli "Hala bekliyorum anıracak" başlıklı haber yayınlandığını, habere dayanak gösterilen asıl konuşma metninde müvekkilinin adı geçmediği hâlde Türk lirasından altı sıfır atılması hâlinde haberde yazılan eylemi gerçekleştirecek köşe yazarı olarak müvekkilinin adının yazıldığını, davalının tamamen gerçek dışı bir haberi, subjektif fikirlerini beyan ederek yayınladığını, haberin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini ileri sürerek 3.000TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; haber konusu söylemlerin yorum niteliğinde olmadığını, söz konusu yazının daha önce başka gazeteler tarafından da haber yapıldığını, gazetecilik mesleği gereği haberin veriliş şeklinde abartı yapılabileceğini, meslek gereği tanınmış kişilerin sert eleştirilere katlanması gerektiğini, haberin güncel ve görünür gerçekliğe uygun olarak yansıtıldığını, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve 2015/236 E., 2016/190 K. sayılı kararı ile; davacının adının Cumhurbaşkanı'nın sözlerinde açıkça geçmemesine rağmen davacıya yönelik haber yapıldığı, konuşmanın yapıldığı tarih dikkate alındığında davacıya yönelik yorum yapılması anlamında güncellik ve kamu yararı unsurunun bulunmadığı, haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.000TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25/12/2017 tarihli ve 2016/7702 E., 2017/8639 K. sayılı kararı ile;