11. Hukuk Dairesi 2011/3266 E. , 2012/9663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 tarih ve 2009/499-2010/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/3266 E. , 2012/9663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 tarih ve 2009/499-2010/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı ...Ş.'nin sahibi olduğu, Aydoğan Tur. San. Tic. A.Ş. tarafından işletilen, sürücü ...'in yönetimindeki yolcu otobüsünün 10/02/2009 tarihinde Kars'tan Samsun'a gitmekte iken sürücünün dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu devrildiğini, Kars- Kafkas Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi 4. sınıf öğrencisi davacıların çocuğu ...'ın vefat ettiğini, davalı sürücü ...'in 8/8 oranında kusurlu olduğunu, müvekkillerinin manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek anne Hava için 70.000,00 TL ve baba ... için 70.000,00 TL olmak üzere toplam 140,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş. vekili, olayın meydana gelmesinde sürücünün asli kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Finansal Kiralama A.Ş. vekili, sorumluluğun aracı uzun süreli kiralayan davalı şirkete ait olduğunu savunarak davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacıların kızları ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı Finansal Kiralama şirketi adına trafikte kayıtlı, diğer davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş 'ye Finansal Kiralama Sözleşmesiyle kiralanan yolcu otobüsünün 10.02.2009 tarihinde meydana gelen ve aracın devrilmesiyle oluşan trafik kazasında öldüğü, olayda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu, davacıların murisi yolcu ...'ın kusursuz olduğu, aracın mülkiyeti davalı ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye ait ise de yararlanma ve kullanma hakkının kiracıya ait olup kiracının malın zilyedi ve işleteni olduğu gerekçeleriyle davalı ... Finansal Kiralama A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... Kurak için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.02.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Aydoğan Turizm Sanayi ve Tic. A.Ş. ile ...'den müteselsilen tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat ve avans faizi isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. BK.'nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise, olay tarihinde 24 yaşında olan davacıların çocukları vefat ettiği halde, davacılardan anne ve baba için 30.000'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu durumda, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düştüğünden söz etmek mümkün değildir. O halde mahkemece olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli ve neticesi, her bir davacının ekonomik ve sosyal durumları ayrı ayrı dikkate alınarak, davacılar yönünden adalete uygun ve makul miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. 3-Öte yandan, taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan taşıma ilişkisinden kaynaklandığı ve davacılar vekilinin manevi tazminatın avans faiziyle tahsilini talep ettiği halde, mahkemece ticari iş niteliğindeki taşıma sırasında meydana gelen haksız fiil nedeniyle hükmedilecek tazminatın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yasal faizle tahsile hükmedilmesi de doğru görülmemiş davacılar yararına bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.