11. Hukuk Dairesi 2023/448 E. , 2024/3600 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1591 Esas, 2022/1332 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/458 E., 2019/217 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmi…
**11. Hukuk Dairesi 2023/448 E. , 2024/3600 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1591 Esas, 2022/1332 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/458 E., 2019/217 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/75954 sayılı "DİYAR BAHARAT+şekil" ve 2005/14436 sayılı “DİYAR” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı ...'ın, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2017/26757 sayılı “DİYAR-I MANDA+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının kapsamı ile aynı/aynı tür veya benzer mal ve hizmetler için tescil edilecek markanın müvekkilinin markası olduğu izleniminin edinileceğini, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-7958 sayılı kararının iptaline ve başvurunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili lehine tescil edilen "DİYAR-I MANDA" şeklinde kavramsal bir bütün (manda diyarı) dahilinde okunup algılanması, başvuruda yer alan "manda" görselinin de bu kavramsal algıyı destekler mahiyette olması gibi husular birlikte dikate alındığında, markarın ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markanın kapsamındaki 29 ve 30. sınıf malların davacı markası kapsamında da aynen yer aldığı, 35. sınıf hizmetlerin ise davacının 2005/14436 sayılı markası kapsamındaki 29 ve 30. sınıf mallar ile benzer olduğu, başvuru markasında "DİYAR" kelimesinin bütün içerisinde tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığı, markada kelime ve renk kombinasyonlarının kullanıldığı, bu unsurların tümünün birden markanın ayırt edici karakterini oluşturduğu, davacının itiraza mesnet "DİYAR" ibareli markasının ise beyaz zemin üzerine standart harflerle yazılmış kelimeden oluştuğu, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiklerinde aralarında benzerlik bulunmadığı, tanınmışlığın ispatlanamadığı, kötü niyeti ispata yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporun karara aynen geçirildiğini, bunun sonucu olarak hukuki dinlenilme haklarının ve gerekçeli karar yazılması gereğinin ihlal edildiğini, kararın Anayasa'nın 141 inci maddesi anlamında bir gerekçe taşımadığını, müvekkili markasının uzun yıllardan beri kullanılması ve mağazanın tanınırlığı nedeniyle "DİYAR" markasının tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, taraf markalarının da benzer olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2017/75954 nolu markasının başvurusunun dava konusu markadan sonraki tarihli olması nedeniyle iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, dava konusu başvuru ve itiraza mesnet 2005/14436 nolu marka arasında "DİYAR" ibaresinin esas unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerliğin açık olduğu, başvuruda yer alan "MANDA" ibaresinin ve şekil unsurunun başvurunun davacının markasından farklılaşmasını sağlamadığı, zira markaya konu ibarelerin ilk ve başlangıç kısımlarının sonraki kısımlarına göre tüketicilerin bütüncül intibalarının oluşumunda daha baskın nitelikte olduğu, somut uyuşmazlıkta da bu durumun söz konusu olduğu, işaretler arasındaki benzerlik koşulunun oluştuğu anlaşılmış ve ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki değerlendirmesinin yerinde bulunmadığı, ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itiraza mesnet markası 29, 30 ve 32. sınıflarda bulunan mallar için tescil edildiği, davalıya ait başvuru ise 29 ve 30. sınıftaki mallar ile 35. sınıftaki hizmetleri kapsadığı, davalının markasının emtia listesinde yer alan 29. sınıfta (Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.), 30. sınıftaki (Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.) malları ile 35. sınıfın son alt grubundaki (Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez) yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği, bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için başvuru kapsamındaki benzer mal/ hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin tanınmışlığa ve kötü niyete ilişkin değerlendirmelerinde ise bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markası ile davalı markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu istinaf mahkemesi tarafından da kabul edilmişse de davalı marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden reddi yerine 35. sınıf mal ve hizmetler için reddetmediğini, davalı marka başvurusunun müvekkil markasının tanınmışlığı da dikkate alınarak tüm sınıflar yönünden reddedilmesi gerektiğini, markaların DİYAR kelimesinden türetilmesi sebebiyle görsel, anlamsal ve işitsel benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkil markalarıyla aynı tonda ve aynı şekilde okunabileceği ortalama tüketici bakımından karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, ortalama tüketici zihninde davalı taraf markası duyulduğunda müvekkil şirket markasının çağrışacağını, bunun yanı sıra müvekkil şirket markaları ile davalı yan markası arasında mal/hizmet sınıfları bakımından ayniyet söz konusu olduğunu, taraf markalarının benzer alıcı kitlesine hitap etmeleri, benzer ihtiyaçları giderebilecekleri, son kullanıcı ve tüketici profilleri, birbirlerinin yerine ikame olasılıklarının bulunması, birinin diğerini tamamlama imkanının bulunması, rekabet etme olanakları, kullanım amaçlarının ortaklığı Yerel Mahkemece değerlendirilmeyerek hataya düşüldüğünü, müvekkil şirketin Türkiye'nin 81 ilinde 12.000'i aşkın mağazasında satışını yaptığı marka ibaresi ile toplumun her kesimine hitap etmekte olup, tüketiciler nezdinde seri marka izlenimi olan markalarının tanınmış marka vasfını haiz olduğunu davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasında diyar kelimesini öne çıkaran farklı renk kullanımı veya harflerin büyük-küçük yazılması şeklinde bir durumun mevcut olmadığını, DİYAR-I MANDA adlı markada manda resmi, ot-süt tasviri ve diyarı manda kelimesi bir bütünlük arz edecek şekilde tasarlanmış ve bu şekilde tescil edildiğini, kullanılan kelime öbekleri, tasvirler ve renk kombinasyonu birlikte değerlendirildiğinde diyar kelimesinin müvekkilime ait "DİYAR-I MANDA " markasında hiç bir şekilde öne çıkmadığını, istikrar kazanmış yargısal içtihatlarda markayı oluşturan kelimelerin aynı olması tek başına karıştırılma sebebi görülmediğini, iltibas için ortak kelimelerin öne çıkmasını sağlayacak renk kombinasyonu, harf büyüklüğü ve başka şartların arandığını, bu unsurlar bulunmadan bir kaç harfin aynı veya benzer olması yargısal mercilerce iltibas için yeterli görülmediğini, DİYAR-I MANDA markası bir bütün olarak incelendiğinde söz öbeği+manda resmi+ot ve süt tasviri + renk kombinasyonu+ tek düze yazı stili ve tek düze yazı renklerinden oluşan bir marka olarak tasarlanıp tescil edildiğini, "DİYAR" kelimesi müvekkilin markasında öne çıkmaktan ziyade yardımcı unsurlardan biri olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.