TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/03/2023 NUMARASI : 2023/72 Esas 2023/203 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle d…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1425 Esas 2026/499 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1425 KARAR NO : 2026/499 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 30/03/2023 NUMARASI : 2023/72 Esas 2023/203 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ... ile birlikte tasfiye halindeki ... A.Ş.’ye ortak olduğunu, her ne kadar şirkette ortak olarak müvekkili ... görünse de, müvekkilinin şirketteki tüm işlerini ve diğer ortaklarla olan tüm ilişkilerini, temsilcisi ve aynı zamanda eşi olan ... vasıtasıyla yürüttüğünü, ... A.Ş. faaliyetlerine devam ederken şirketin aynı zamanda yetkilisi de olan davalının, müvekkiline, şirket hesabından, iş avansı açıklaması ile paralar havale ettiğini, bu havale ettiği bedellerin, nerelerde ve ne şekilde kullanılacağını da maille ve whatsapp üzerinden müvekkile bildirdiğini, müvekkilinin davalıya güvenerek bu maillere, whatsapp yazışmalarına ve davalının beyan ve talimatlarına bire bir uygun olarak 103.000,00 TL'yi davalının istediği yerlere, hesaplara gönderdiğini, aradan bir süre geçtikten sonra davalı ile müvekkilinin yine birlikte ortak olduğu ... Grup Maden Yatırımları A.Ş.'deki ortaklığın feshi davası müvekkili tarafından açılınca davalının, müvekkilinin ... A.Ş. firmasına iş avansı borçlarını ödemediğini gerekçe göstererek önce icra takibi başlattığını, itiraz üzerine açılan Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 Esas sayılı davası ile taleplerinin reddedildiğini, sonrasında davalının, müvekkili aleyhine Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2022/10231 Esas sayılı dosyası ve Silivri İcra Müdürlüğü'nün 2022/816 talimat sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, buna ilave olarak, avans gönderdiği iddia edilen şirketin tasfiye aşamasına girdiğini, tasfiye aşamasına girmiş ve hatta tasfiyesine karar alınmış bir şirketin müvekkiline iş avansı göndermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının, sırf planladığı senaryoya kılıf uydurmak için iş avansı senaryosunu uydurduğunu, şirket kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, davalı şirket, kullanmak üzere müvekkiline bir kısım bedeller göndermiş ise de bu bedellerin tamamının, müvekkilinin inisiyatifi ve kararı ile değil, davalı yönetici ...'ın talimat, yönlendirme ve kararı ile başka yerlere gönderildiğini, müvekkilinin, bu dava ve hacizler nedeniyle manevi çöküntüye girdiğini, haksız ve borcu olmadığı halde davalı tarafından şirket tüzel kişiliği kullanılarak açılan dava ve icra takibi nedeniyle müvekkilin manevi ızdırap içinde bulunduğunu belirterek 25.000,00 TL manevi tazminatın ve şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, zira müvekkilinin bu davada taraf olma durumunun söz konusu olmadığını, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 Esas sayılı dosyasında görüleceği üzere Büyükçekmece 3. İcra Dairesi 2022/1023 (2019/5435) Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibindeki bütün alacak kalemlerinin anonim şirketçe davacıya ödenen avans bedellerinin geri ödenmeyen kısmına ilişkin olduğunu, müvekkilinin şahsına yönelik ödenen bir bedel bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının şirkete borçlu olduğu hususu Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/589 Esas sayılı dosyasında verilen kararda sabitken maddi manevi tazminat talebiyle huzurdaki davanın tesis edilmesinin hukuka ne ahlaka uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, UYAP sistemi üzerinden şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan dava türünün seçilerek açıldığı, davacı vekilinin 20/03/2023 tarihli dilekçesinde ise davalının, şirket tüzel kişiliğini ve şirketteki yönetici sıfatını kullanmak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığının iddia edildiği ve iş bu davanın açılma nedeninin davalının yürüttüğü Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 Esas sayılı dava dosyası ile devamındaki icra takiplerinin olduğunun açıklandığı, iş bu dosyada verilen davanın kabulü kararının henüz kesinleşmediği, şirket yöneticisinin şirket haklarını korumak için dava açmasının kusurlu bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, ilamın infazı için başlatılan icra takibi yönünden icranın durdurulması yoluna başvurulabileceği, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle davalının kusuruyla oluşmuş maddi/manevi bir zararın varlığından söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eldeki davanın davalının haksız beyan ve davranışlarla davacıya gönderdiği paraları sonradan kendisi talimat vermemiş gibi, sanki iş avansı göndermiş gibi göstererek ve şirket tüzel kişiliğinin arkasına sığınarak davacıyı uğrattığı zararlardan kaynaklandığını, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/589 E sayılı dosyasında yapılan yargılamada mahkemenin eksik ve kusurlu bir biçimde karar verdiğini, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 E. sayılı dosyasındaki kararın dayanağındaki, "iş bu davada davalı sıfatıyla yer alan ...'ın" eylem ve davranışlarının hukuka aykırı olması nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını ancak mahkemece delilleri toplamadan ve yeterli inceleme yapmadan hukuka aykırı bir biçimde davanın reddine karar verildiğini, davacıyı zarara uğratanın dava dışı ... A.Ş. değil davalı ... olduğunu, bu nedenle mahkemenin gerekçesini Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/589 E sayılı dosyanının kesinleşmesine bağlaması ve davalının kusuruyla oluşmuş bir zarardan bahsedilemeyeceği değerlendirmesi kabul edilemeyeceğini, davacının TTK'nun 560. maddesi uyarınca zaman aşımı savunması ile karşılaşmamak amacıyla davayı derhal açması da mevcut düzenlemeler karşısında zorunlu olduğunu bildirerek , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat olarak iki ayrı talebi bulunduğunu, mahkemece hem maddi hem de manevi tazminat taleplerinin tümden reddi dolayısıyla iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu , bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalının haksız beyan ve davranışlarla davacıya gönderdiği paraları sonradan kendisi talimat vermemiş gibi, sanki iş avansı göndermiş gibi göstererek ve şirket tüzel kişiliğinin arkasına sığınarak davacıyı uğrattığı iddia olunan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili istemine ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davaya konu Büyükçekmece 3.İcra Dairesi'nin 2019/5435 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tasfiye halinde ... A.Ş tarafından borçlu ... aleyhine, ''08/01/2018 ,02/02/2018, 20/02/2018, 23/03/2018 tarihli iş avansı ödemesi bakiyesi 86.263,40 TL'' sebebine dayanılarak , 85.600,00 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 86.306,20 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı , borçlu ...'un takibe itirazı üzerine takibin 20/03/2019 tarihinde durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/589 E sayılı dosyası incelendiğinde; davacısı tasfiye halinde ... A.Ş tarafından davalısı ...'a toplam 99.000,00 TL avans ödemesi, davalı ...'un ise davacıya 13.400,00 TL iade ödemesi yapıldığını, davacının bakiye alacağının tahsili için başlatılan Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin 2019/5435 esas sayılı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemenin 05/04/2022 tarih, 2020/589 E- 2022/202 K sayılı kararı ile , davacının davasının kabulüne karar verildiği, ilgili kararın davalısı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 05/12/2024 tarih, 2022/1165 E, 2024/1305 K sayılı kararı ile , ''... Hal böyle olunca mahkemece, cevap dilekçesinde ve aşamalarda davacı tarafından hesabına gönderilen bedellerin davacı şirket yetkilisinin yönlendirmesi ile ortakları aynı olan dava dışı ... Grup ... A.Ş. hesabına yatırdığına ilişkin davalı savunması karşısında ispat külfetinin davalı üzerinde olduğu, davalının ödemeye dayanak olarak sunduğu bir kısım banka dekontlarından davacı hesabına yatırdığı bedellerin sermaye ödemesi açıklaması içerdiği, davalının avans ödemesinin iadesi ödemesi olarak değerlendirilmeyeceği, anılan ödemelerin davalının sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, bir kısım banka dekontlarından ise ödemenin davacıya değil, dava dışı ... Grup ... A.Ş.'ye yapıldığı, yapılan bu ödemelerin davacıya yapılan ödeme olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bu ödemelerin bir kısmının davacı tarafından ... Grup ... A.Ş.'nin fesih için açılan davada ortağın şirkete verdiği borç kapsamında çıkma payına ilave edilerek hüküm altına alındığı, davalının davacının kendisine yaptığı 85.600,00 TL avans ödemesini iade ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde gerekçe yönünden isabet görülmemiştir....'' gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih 2020/589 Esas 2022/202 Karar sayılı kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2019/5435 sayılı dosyasında 85.600,00 TL asıl alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 85.600,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına kesin olarak karar verilmiştir. Bu bağlamda Dairemiz ilgili kararı ile birlikte somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça davalının haksız beyan ve davranışlarla davacıya gönderdiği paraları sonradan kendisi talimat vermemiş gibi, sanki iş avansı göndermiş gibi göstererek ve şirket tüzel kişiliğinin arkasına sığınarak davacıyı uğrattığı maddi ve manevi zararın davalıdan tahsilinin talep edildiği, Dairemizin 05/12/2024 tarih, 2022/1165 E, 2024/1305 K sayılı kararı ile dosyamız davacısı (ilgili dosya davalısı) ...'un şirket tarafından hesabına gönderilen bedellerin şirket yetkilisi ...'ın yönlendirmesi/talimatı ile ortakları aynı olan dava dışı ... Grup ... A.Ş. hesabına yatırdığını ispat edemediğinin sabit olması karşısında , davanın esastan reddi yerine erken açılmış dava olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de , istinafa gelenin ( davacının) sıfatı dikkate alındığında, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin katılma yoluya ''vekalet ücretine yönelik'' istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Davacı tarafça eldeki davada ileride artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi zararın davalıdan tahsilinin talep edildiği, mahkemece davacının davasının reddine , kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'nin 10. maddesinin (4) numaralı fıkrasında "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." hükmü yer almaktadır. Dosya kapsamından; davacı taraf maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğuna ve mahkemece, davanın tümden reddine karar verildiğine göre; yukarıda anılan AAÜT hükümleri uyarınca, maddi ve manevi tazminat talepleri için davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2023 tarih 2023/72 Esas 2023/203 Karar sayılı kararının vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.869,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı "maddi tazminat" davasında kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davalı "manevi tazminat" davasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/3 madde ve 13/2. maddesi gereğince 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, C)1-Davalı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcı ile 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/04/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...