T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/10/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:02/10/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, İtirazın iptalini isteyen müvekkili şirket ile ... (... Beach Otel) arasında 01.04.2012 -31.10.2012 tarihlerini kapsar, garantisiz kontenjan (tahsis) sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, Kontenjan Sözleşmesi; Otel ile Acente arasında belirli bir dönemi (periyodu) kapsayacak şekilde otelcinin, acente müşterisine belirli sayıda oda tahsis etmeyi kabul ettiğini, acentenin de otel tarafından tahsis edilen yerlere müşteri sağlamayı kabul ettiği sözleşme olduğunu, bahsi geçen sözleşme nedeni ile müvekkilinin, davalı şirkete 2012 yılı içerisinde ön ödeme yapmış olduğunu, ancak turizm pazarındaki olumsuz gelişmelerden dolayı, ön ödemesi yapılan yerlerin kısmen satışı yapılamamış olduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme garantisiz kontenjan (tahsis) sözleşmesi olduğundan, davalı şirket tarafından, yapılan ön ödemenin iadesi gerekmekte olduğunu, buna rağmen davalı şirket hem zamanında söz konusu iadeyi gerçekleştirmemiş hem de müvekkili şirkete 21.01.2019 tarihli ... sıra no.lu ... Euro tutarlı fatura kestiğini, müvekkili şirket ise söz konusu faturaya istinaden iade bedeli olarak 21.01.2019 tarihi ... sıra no.lu ... Euro tutarlı faturayı kesildiğini, davalı şirket borçlu olmasına rağmen bahsi geçen faturayı kesmesi davalının kötü niyetle hareket ettiğini açıkça göstermekte olduğunu, Antalya 9. İcra Dairesi' nin ... takip sayısı ile icra takibi başlatmış olduğunu, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş olup borçlunun ödeme emrine, borca, imzaya, faize, faiz oranına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, borçlunun ödeme emrine karşı haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibi haksız yere durduğunu, öncelikle ihtiyati haciz talebimizin teminatsız kabulüne mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat bedeli karşılığında kabulüne, davalı borçlunun ileri sürdüğü haksız itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına, davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı yanın dava dilekçesinde, müvekkili ile acenta şirketi arasında garantisiz kontenjan sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye istinaden 2012 yılında davalı müvekkile ön ödeme yapıldığını, turizm pazarındaki olumsuz etkiler nedeniyle odaların kısmen satışı yapıldığını, akdedilen sözleşmenin garantisiz kontenjan sözleşmesi olması nedeniyle ön ödemenin iadesinin gerektiğini, sözleşmede ayrıca cari hesap ekstresinde kalan bakiyenin bir sonraki yıla aktarılacağı maddesinin yer aldığını, davacı müvekkilinin cari hesap ekstresinden kaynaklı olan ... Euro bedelli alacağı olduğu, iddia edilen alacağa istinaden başlatılan takibe davalı müvekkil tarafından kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirttiğini, burada, davacı yan tarafından ileri sürülen iddialar haksız olup, mezkur iddiaların hukuki dayanağı bulunmadığını, Garantili kontenjan sözleşmelerinde ise böyle bir durum söz konusu olmayıp, otel belirli sayıda oda ayırmayı taahhüt etmiş ise bu odalarda belirlenen dönem için konaklama yapılmasa dahi, seyahat acentası bedeli ödeme yükümlülüğüne sahip olduğundan otel tarafından düzenlenen no show faturalarını ticari kayıtlarına alıp, ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, taraflar arasında 2012 yılında akdedilen sözleşmenin mahiyeti davacı yanın iddia ettiği gibi Garantisiz Kontenjan Sözleşmesi olmayıp, garantili kontenjan sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davalı müvekkili tarafından boş kalan odalar için NO-SHOW faturası kesilmiş, kesilen NO-SHOW faturası davacı yan tarafından kabul edildiğini, kabul edilen bu fatura dahi taraflar arasında akdedilen sözleşmenin garantili kontenjan sözleşmesi niteliğinde olduğunun açıkça gösteresi olduğunu, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi de müvekkilin ticari hayatını ciddi anlamda etkileyeceğinden “tedbirde ölçülülük” ilkesi uyarınca reddi gerekmekte olduğunu, davanın reddine, davacı alacaklı aleyhine alacağın %20’ sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Kaldırma ilamı doğrultusunda müşteri listeleri dosyaya kazandırılarak ve ticari defterler incelenerek ek rapor aldırılmış, 736 kişi gecelemesi garantili olan otelde aynı dönemde 1058 kişinin gecelediği, sözleşmede koşulun kümülatif garanti olarak kararlaştırıldığı, bu nedenle davacının bakiye avans alacağı yönünden yaptığı takipte haklı olduğu kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, BAM ilamında açıkça yapılmasını emrettiği araştırmanın amacından sapılarak sadece otelde kalan toplam müşteri sayısının dikkate alındığını, garantili odaların davacı acenteye tahsis edilen kısmı için boş kalıp kalmadığı hususunun somut olarak araştırılmadığını, BAM ilamında belirtilen garantili odaların başka acenteye satılıp satılmadığı ve no-show koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde ayrıntılı inceleme yapılmadığını, dosyadaki iki farklı sözleşme arasında sadece tarih farkı gözetilerek sonraki sözleşmenin esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı tarafın sunduğu tek taraflı düzenlenmiş ve içeriği müvekkili tarafından kabul edilmemiş faturaların garanti yükümlülüğünü tek başına ispatlamadığını, davacının garanti edilen gecelemeyi karşıladığı yönünde somut delili bulunmamasına rağmen mahkemenin bu durumu davacı lehine yorumlayarak ispat yükü kurallarına uygun hareket etmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kontenjan sözleşmesi nedeniyle davacı acente tarafından avans olarak yapılan ödemenin, hizmet verilmediği gerekçesiyle iadesine ilişkin başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dairemizin kaldırma kararına uygun şekilde hareket edilmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere uygun ve denetime açık hüküm kurmaya elverişli olmasına, sözleşmenin kümülatif garanti içeren sözleşme niteliğinde olmasına, celp edilen müşteri kayıtlarına göre sözleşmede belirtilen dönem içinde davacı tarafça garanti edilen geceleme sayısının bizzat davacı acentenin getirdiği müşteriler ile sağlanmış olmasına, raporda yer alan tespitlerin somut verilere dayanmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.646,35 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 661,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.984,77 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...