11. Hukuk Dairesi 2009/13779 E. , 2011/15638 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/06/2009 tarih ve 2007/535-2009/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada haz…
**11. Hukuk Dairesi 2009/13779 E. , 2011/15638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/06/2009 tarih ve 2007/535-2009/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin kurucu A grubu ve B grubu nama ve hamiline yazılı hisse senedi sahibi ortaklarından olduklarını, hisselerin davacılara miras yoluyla intikal ettiğini ve 2001 yılına kadar yapılan tüm sermaye artışlarına katıldıklarını, ancak bu tarihten sonra davacıların müzayakalarından yararlanılarak gerekli olmayacak miktarda ve şekilde sermaye artışları yapıldığını ve rüçhan haklarını kullanmaları engellenerek paylarının düşürüldüğünü, 03.12.2003 tarihli genel kurulda alınan sermaye artışı kararının ve 02.03.2004 tarihinde yapılan A grubu hissedarlar genel kurulunda alınan kararların iptali davalarının derdest olduğunu, buna rağmen davalı şirketin 26.03.2004 tarihli genel kurulun gündeminin 3 ncü maddesi ile Yasa, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak karın olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına ve ortaklara dağıtılmamasına karar verildiğini ileri sürerek anılan genel kurul kararının iptalini istemiştir. Davalı vekili, toplantıya çağrının yasa ve anasözleşmeye uygun olarak yapıldığını, kâr dağıtmama kararının anasözleşmenin 36/son maddesine uygun olduğu gibi iyiniyet kurallarına aykırılığının da bulunmadığını, önceki yıl (63.000.000) TL zarar eden şirketin amacına erişmek için kâr dağıtmamasının olağan olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemize ait 21.12.2006 tarihli ilama dayanılarak, davalı şirketin 2003 yılına ait 26/03/2004 günlü olağan genel kurulundan gündemin 3.maddesinde alınan kârın tamamının fevkalade ihtiyatlara ayrılması yönündeki kararın şirketin inkişafı ve sürekli kâr dağıtabilir durumda tutulması için uygun, rasyonel bir karar olduğu ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.