T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/106 KARAR NO : 2025/1425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2021 NUMARASI : 2018/1182 Esas - 2021/783 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak veri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/106 KARAR NO : 2025/1425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/10/2021 NUMARASI : 2018/1182 Esas - 2021/783 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Diyarbakır şehrinde araç kiralama işi yaptığını, araçlara ait kasko poliçelerinin davalı ... Sigorta acentesi dava dışı ...Acenteliği Ltd.Şti. tarafından yapıldığını, alınan poliçelere istinaden ...firmasına yapılan ödemeler dışında 720.000,00 TL tutarlı farklı vadelerde çekler verildiğini, çeklerin müvekkil tarafından ödendiğini, TTK 102 ile 112. Maddeleri ile Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin 17.maddesi kapsamında dava dışı acenteye yapılan ödemelerden davalının sorumlu olduğuna içerir ihtarnamenin 11.04.2017 tarihinde davalıya gönderildiğini, ihtarnamede alacak tutarının ödenmesinin istendiği ancak davalının borç tutarını ödemediğini, bu nedenle davalı ile dava dışı ...acenteliği hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itiraz iptali ile takibin devamını, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı şirket için üretilen poliçelerin yürürlükte kalan dönemleri için tahakkuk eden prim toplamının 391.361,23 TL olduğunu, bu borca karşılık davalının müvekkile herhangi bir ödeme yapmadığını, iddia konusu 720.000 TL tutarlı çeklerin müvekkil nezdinde kayıtlı bulunmadığını, ilgili tutarda verilen çeklerin hangi poliçeye istinaden verildiğinin belli olmadığını, hangi poliçeye istinaden ne miktarda ödeme yapıldığının ispat edilmesinin gerektiğini, TTK 1419-1430 ve 1431. Maddelerine göre prim iadesinin yapılabilmesi için borcun tamamının ödenmiş olmasının gerektiğini, oysaki davacının prim borcunun bulunduğunu, davacı talebinin TTK 1420.maddesi kapsamında zamanaşımına uğradığını, savunma ve beyanları gereğince davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Somut olayda ispat külfeti davacı yan üzerindedir. Cari hesap ilişkisinden kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ancak hangi poliçeler için ne miktarda ödeme yaptığını, hangi araçların poliçenin yürürlükte olduğu dönemden evvel satıldığını dolayısı ile poliçelerin iptal edildiğini, poliçelerin yürürlükte kaldıkları dönem için fazladan ödeme yaptığını ispat edememiştir. Davacı yan talep edilmesine rağmen ve ispat külfeti üzerinde olmasına rağmen kendi ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Dava dışı ... Sigortanın da sadece 2016 yılı yevmiye defteri ibraz edilmiştir. Takip tarihi itibarı ile davacı alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Davacı yan talep edilmesine rağmen defterlerini ibraz etmemiş, usul ve yasaya uygun tutulmuş davalı ticari defterlerine göre takip tarihi itibarı ile davacı için düzenlenen poliçelerin yürürlükte kaldıkları dönemler için davalının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamından ispat külfeti altında olan davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediği sonucuna varılmış ispat edilemeyen davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin mazeretlerini kabul etmediğini ve yokluklarında yargılamaya devam ederek hüküm kurduğunu, oysa HMK 184. maddesinden anlaşılacağı gibi mahkemenin tahkikatın bittiğini taraflara tefhim etmesi gerektiğnii, müvekkili şirketin araç kiralama işi yaptığını, müvekkili şirket adına kayıtlı araçların poliçeleri davalının acentesi olan ...Acenteliği Ltd Şti tarafından yapıldığını, müvekkili şirket yaptırdığı poliçeleri, araçları sattığı zaman iptal ettiğini, müvekkili şirket ...Acenteliği Ltd Şti'ne yaptığı poliçelere karşılık yaptığı ödemeler dışında 720.000 TL tutarında dava dilekçemizin ekinde sundukları çekleri verdiğini, bu çeklerin ödemesinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davalı şirkete ödeme yapılması için ihtarname gönderildiğini , ancak davalı şirket ödeme yapmamış daha sonra davalı şirkete ve acentesine karşı İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı sigorta şirketinin itiraz etmesi üzerine işbu davanın açıldığını, Mahkemenin hangi poliçeler için ne miktarda ödeme yaptığını, hangi araçların poliçenin yürürlükte olduğu dönemden evvel satıldığını dolayısı ile poliçelerin iptal edildiğini, poliçelerin yürürlükte kaldıkları dönem için fazladan ödeme yaptığını ispat edememiştir dediğini, ancak Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/7388 muh sayılı evrakı ile delil listelerinin ekinde poliçelerin tanzim tarihi, araçların plakası, poliçe numaraları, poliçe başlangıç, bitiş tarihleri ve bedellerini gösteren liste tablo halinde mahkemeye sunulduğunu, mahkemenin bu delilleri incelemeden hüküm kurduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu çeklerin dava dışı ...Ltd Şti'ye verildiğini, hem şirketin ticari defterlerinde hem de dosyaya sunukları çek giriş bordrosundan sabit olduğunu,taraflar arasındaki 05.12.2016 tarihi itibari ile kat edilmiştir. mahkemenin de bu tarihi esas alması gerektiğini, bilirkişi raporunda 2017 yılına ait çeklerin hesaba dahil edilmediğini, ancak 2017 yılına ait çeklerin karşılıklarının ödenip ödenmediğinin ve ödenmişse kim tarafından ödendiğinin tespit edilmesi durumunda bu çekler yönünden de müvekkili şirketin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2021 tarih ve 2018/1182 E ve 2021/783 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ve takibin devamına, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, cari (açık) hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ve dava dışı ...Acenteliği A.Ş hakkında, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı takip dosyasında, "11.04.2017 tarihli ihtarname ile talep edilen, ...Acenteliği Ltd ŞTİ ile müvekkil şirket arasında yapılan, daha sonra iptal edilen poliçelerin ve ... Sigortaya verilen çek bedellerinin ödenmesi" sebebine dayalı olarak 510.000 TL asıl alacak ve 56.264,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 566.264,18 TL alacağın tahsili istemiyle 01.06.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine davalı yönünden takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı tarafça, yapılan araç kiralama işi nedeniyle araçların davalının acentesi olan dava dışı şirkete kasko sigortası ile sigortalatıldığı, araçların satıldığı zaman sigorta poliçelerinin iptal edildiği, dava dışı acenteye 720.000 TL tutarında farklı vadeli çek verilerek ödeme yapıldığı beyan edilerek fazladan yapılmış olan ödemelerin iadesi talep edilmiş; davalı tarafça, davacının sigorta prim borcuna karşılık davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, iddia konusu çeklerin kaydının bulunmadığı, verilen çeklerin hangi poliçeye istinaden verildiğinin belli olmadığı , bu konudaki ispat külfetinin davacıda olduğu beyan edilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Davacı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş olup, yalnızca dava dışı acentenin ismi ve kaşesi bulunan alacak çeki giriş bordrosu örneklerini dosyaya sunmuştur. Mahkemeye ibraz edilen davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davalı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, takip tarihi itibarı ile davalının davacıdan 391.361,23 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı ...Acenteliği A.Ş nin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde sadece 2016 yılı yevmiye defterinin ibraz edildiği, yevmiye defterinde yer alan ticari kayıtların kebir defteri ile uyumlu olup olmadığı ve defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, davacının beyan ettiği 2016 yılına ait toplamda 480.000 TL tutarlı çeklerin tamamının dava dışı acente nezdinde kayıtlı bulunduğu, 31.12.2016 tarihi itibarı ile davacının dava dışı acenteden 459.727,51 TL alacaklı olduğu, 2017 -2018 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden, vadesi 2017 yılı olan çeklerin dikkate alınmadığı, takip tarihi olan 01.06.2018 tarihi itibarı ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir. Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin sigorta poliçelerinin düzenlenmesi ve primlerin tahsili başlıklı 17. Maddesinde "(1) Sigorta sözleşmesi akdetme ve/veya prim tahsil etme yetkisi sigorta şirketlerine aittir. Bu yetki, acentelik vekâletnamesinde belirtilmek kaydıyla, sigorta acentelerine devredilebilir. Sigorta şirketlerince sözleşme yapma ve/veya prim tahsil etme konularında yetkilendirilmemiş acenteler poliçe düzenleyemez ve/veya prim tahsilâtı yapamaz.(2) Acentelerce düzenlenen poliçeler kapsamında sigortalı tarafından acentelere yapılan ödeme sigorta şirketine yapılmış sayılır. Acenteler tarafından düzenlenen poliçeler kapsamındaki tazminat ödemelerinin sigorta şirketlerince doğrudan hak sahibine yapılması esastır. Sigorta şirketlerince tazminat ödemesi kapsamında acenteye ödeme yapılması durumunda, yapılan ödeme hak sahibi tarafından tahsil edilmedikçe ödenmiş sayılmaz. (3) Sigorta şirketleri sigorta poliçelerine aracılık eden acentenin unvanı, Levha kayıt numarası veya 13 üncü maddedeki kurum ve kuruluşlar için kayıt numarasının poliçelerde yer alması için gerekli düzenlemeleri yapar. Sigorta şirketleri ve acenteler, teknik personel olmayan kişilerin tahsis edilen kullanıcı adı ve şifreleri kullanmamaları için gerekli tedbirleri alır." düzenlemesi bulunmaktadır.Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması halinde acente, kendi adına olmayıp, acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep edebilir. Sigorta şirketi tarafından acentaya prim tahsil yetkisi verilmiş olmasına rağmen, acenta tarafından tahsil edilen prim, sigortacıya ödenmemiş ise bu sigorta ile acentası arasında iç ilişki olup, primin sigortaya ödenmemesi sigorta ettiren aleyhine sonuç doğurmaz. Ancak acentanın prim tahsil yetkisi bulunmadığı halde sigorta ettirenden primi alıp, sigortacıya intikal ettirmemiş ise sigortacı açısından primin ödendiği kabul edilemez. Bu durumda sigorta ettirenin ve acentanın primin sigortacıya ödendiğini ispat etmeleri gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2010/17-98 Esas ve 2010/120 Karar sayılı kararı)Somut olayda dava dışı acentenin hangi tür acente olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda davalı ile dava dışı acente arasındaki sözleşme veya vekaletnamelerin getirtilerek dava dışı acentenin davalı nam ve hesabına poliçe düzenlemenin yanı sıra prim tahsiline yetkili kılınıp kılınmadığının araştırılması gerekir. Bu husus araştırılmadan mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1430. Maddesine göre sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır. Sigorta primi nakden ödenir. İlk taksidin nakden ödenmesi şartıyla, sonraki primler için kambiyo senedi verilebilir; bu hâlde, ödeme, kambiyo senedinin tahsili ile gerçekleşir. TTK'nın 1419. Maddesine göre sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde kanunda aksi öngörülmemişse, işlemeyen günlere ait ödenmiş sigorta primlerinin sigortalıya iadesi gerekir.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davalı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıya 391.361,23 TL borçlu olduğu gözükmekte olup, davalı defterlerinde davacı şirketin acenteye verdiğini beyan ettiği çeklere ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır.Ancak dava dışı acentenin 2016 yılı ticari kayıtlarında 720.000 TL tutarında 18 adet çek girişinin olduğu anlaşılmakla öncelikle ilgili çekler hakkında araştırma yapılarak ibraz edilip edilmediği ve karşılığının ödenip ödenmediğinin, ait olduğu bankadan sorulması gerekir. Bu husus araştırılmadan mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Somut olayda dava dışı acenteye çek verilerek yapıldığı iddia edilen prim ödemelerinin, iptal edilen sigorta poliçeleri karşısında fazla bir ödeme olduğunu, yapılan fazla ödemeden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı, araçları sattığı zaman sigorta poliçelerini iptal ettiğini beyan etmiş olup, dava dışı acente ile davalı defterlerinde iptal edilen poliçelerin olduğu, davacının da poliçe tanzimine konu araçların plakası ve poliçe numaralarını bildirdiği görülmüştür. Buna göre dava dilekçesi ile dayanılan vakıaların neler olduğu ve ispat araçları belirtilmiş olmakla davacının davasını somutlaştırma yükü (HMK md.194) yanında, hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK md.31) bulunduğu gözetilerek gerekirse araçlara ilişkin satış kayıtlarının ilgili kurumdan celp edilmesi suretiyle inceleme yapılabilmesi mümkün iken mahkemece davacı tarafça hangi araçların satıldığının bildirilmediğinden hareketle poliçelerin yürürlükte kaldıkları dönem için fazladan ödeme yapıldığının ispatlanmadığının kabulü doğru olmamıştır. Bu halde davacı tarafça hakkında poliçe düzenlendiği bildirilen araçlara ilişkin poliçeler üzerinde inceleme yapılarak gerekirse Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nden davalı nezdinde tanzim edilen sigorta poliçeleri, zeyilnameler ve iptal poliçeleri istenerek, iptal edilen poliçeler nedeniyle iptal tarihi sonrasında işlemeyen günlere ait ödenmiş sigorta primleri yönünden TTK'nın 1419.maddesi çerçevesinde değerlendirme yapmak üzere dosyanın sigorta hukukunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Mahkeme eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025