11. Hukuk Dairesi 2011/4811 E. , 2012/10428 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/12/2010 tarih ve 2009/420-2010/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …
**11. Hukuk Dairesi 2011/4811 E. , 2012/10428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/12/2010 tarih ve 2009/420-2010/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının 15.12.2003 tarihli genel kurulunda, müvekkilinin payının % 40’tan % 4’e düşmesine neden olacak olan sermaye artırımına ilişkin alınan kararının yasa ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, sermaye artırımının yasal zorunluluktan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, yargılama sürecinde davalı şirketin sahibi bulunduğu taşınmazların satıldığı anlaşıldığından davalı şirketin sahibi olduğu taşınmazların satışı yapılmadan yeniden değerlemesinin yapılması suretiyle sermaye artırımına gidilip, gidilemeyeceği tartışılamayacağından; şirket bilançosu sonucuna göre sermaye artırımına gidilip, gidilemeyeceğinin tartışılması gerektiği, şirketin nakdi sermaye artırımına gitmeden pasif kaleminde kalan 67.910,40 TL 'nin bütün ortakların sermaye oranlarına eşit olarak sermayeye ilave edilmesi suretiyle artırımın gerçekleşebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne; 15/12/2003 tarihli Genel Kurulda alınan 7. nolu kararın iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.