11. Hukuk Dairesi 2024/2123 E. , 2025/2301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.03.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ile davalılar vekili Avukat...dinlenildikten sonra dur
**11. Hukuk Dairesi 2024/2123 E. , 2025/2301 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.03.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ile davalılar vekili Avukat...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında ... A.Ş.'nin hisselerinin bir kısmının belirli şartlarda devri hususunda protokol yapıldığını, protokol şartlarına göre hisse devirlerinin gerçekleştiğini, daha sonrasında taraflar arasında ek protokol imzalandığını bu ek protokole göre davalıların ... A.Ş. tarafından yapılacak "... ..." ve "... ..." projeleri için kredi ve finansman temin etme yükümlülükleri olmasına rağmen davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ileri sürerek davalıların kredi temin etme ve finansman sağlama yükümlülüklerinin tespitine ve tespit edilecek kredi ve finansman miktarına ilişkin fazlaya ilişkin hakları sakları kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 400.000,00 TL'ye yükseltmiştir. 2.Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada davalıların temin etmekle yükümlü oldukları kredi ve finansman miktarının 400.000.000,00 USD olarak belirlendiğini ileri sürerek 340.000.000,00 USD'nin davalılardan tahsili ile ... A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, davasını tam ıslah ederek ilk talep olarak hisse devirlerinin iptaline karar verilmesini istemiş, bu talebin kabul edilmemesi halinde kredi ve finansmanın geç temin edilmesi nedeniyle oluşan müspet zararın davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiş, bu talebin de kabul edilmemesi halinde tespit edilecek müspet zararın davalılardan tahsili ile dava dışı ... A.Ş.'ye ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili asıl davaya ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; husumet ve zamanaşımı savunmalarında bulunmuş, kredi temini için davalıların üzerine düşen yükümlülüklerini kredi niyet mektubu temin ederek yerine getirdiklerini, davalıların bir kusurunun olmadığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava açıldıktan sonra davalılar tarafından kredinin temin edildiği ve ... A.Ş. tarafından kredinin kullanıldığı, bu kapsamda asıl davanın konusuz kaldığı, ek protokolde imzası bulunmayan davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davacılar ..., ... Enerji ... Holding A.Ş. (eski unvan ... İnşaat Elektrik San. ve Tic. A.Ş.), ... Elektrik Üretim A.Ş. ve ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer davacılar tarafından açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada ek protokolde imzası bulunmayan davacıların aktif husumetinin olmadığı, davalılar tarafından dava aşamasında kredinin temin edildiği ve hisse devirlerinin protokol kapsamında gerçekleştiği gerekçesiyle davacıların hisse devrinin iptalini talep edemeyeceği, kredi ve finansmanın gecikmesinden dolayı davacıların dolaylı zarara uğradıkları, asıl zarara uğrayanın ... A.Ş. olduğu gerekçesiyle davacıların zararın kendilerine ödenmesini isteyemeyecekleri ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, kredinin geç temin edilmesinde her iki tarafında %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle birleşen davada davacılar ..., ... Enerji ... Holding A.Ş. (eski unvan ... İnşaat Elektrik San. ve Tic. A.Ş.), ... Elektrik Üretim A.Ş. ve ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine, diğer davacılar tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 1.572.541,00 TL maddi tazminatın birleşen dava tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile dava dışı ... Elektrik Üretimi A.Ş.’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacıların terditli diğer taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalıların tüm ve davacıların diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, kredinin geç temin edilmesinde davacıların bir kusurunun bulunmadığı, ek protokole göre kredi ve finansman yükümlülüğünün davalılarda olduğu, kredi niyet mektupları temininin davalıların bu yükümlülüğünü yerine getirdikleri şeklinde yorumlanamayacağı, kredi niyet mektuplarının görüşülmesi için davacılar tarafından yapılan yapılan çağrılara rağmen toplantıların çoğuna davalıların katılmadıkları, katıldıkları birkaç toplantıda da imza atmadıkları, bu kapsamda kredinin geç temin edilmesinde tüm kusurun davalılarda olduğu dikkate alınarak davacılar vekilinin bu hususa yönelik istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, asıl davada davacılar ..., ... Enerji ... Holding A.Ş. (eski unvan ... İnşaat Elektrik San. ve Tic. A.Ş.), ... Elektrik Üretim A.Ş. ve ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacılar ..., ... ve ... ... Santralleri Enerji Üretim A.Ş. (eski unvan ... Elektrik Üretim A.Ş.) tarafından açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davacılar ..., ... Enerji ... Holding A.Ş. (eski unvan ... İnşaat Elektrik San. ve Tic. A.Ş.), ... Elektrik Üretim A.Ş. ve ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacılar ..., ... ve ... ... Santralleri Enerji Üretim A.Ş. (eski unvan ... Elektrik Üretim A.Ş.) tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, 3.145.082,00 TL maddi tazminatın birleşen dava tarihi olan 21.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, aleyhe istinaf itirazı bulunmadığı gözetilerek davalılardan tahsili ile dava dışı ... Elektrik Üretimi A.Ş.’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve anılan davacıların terditli diğer taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davalıların kredi ve finansman temin etme yükümlülüklerinin tespiti ve tespit edilecek miktarın davalılardan tahsili, tam ıslah edilen birleşen dava, hisse devirlerinin iptali, bu talebin kabul edilmemesi halinde kredinin geç temininden dolayı oluşan müspet zararın davalılardan tahsili ile davacılara verilmesi, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise müspet zararın davalılardan tahsili ile dava dışı ... A.Ş.'ye verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan 30.11.2004 tarihli hisse devir protokolü hükümlerinin, yine aynı taraflar arasında yapılan 30.04.2005 tarihli ek protokol yönünden de geçerli olup olmadığı ile davacılar tarafından noterden gönderilen ihtarnameyle verilen sürenin atıfet mehli sayılıp sayılmayacağı ve yine davacıların tüm haklarını saklı tutmalarının geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda taraflar önce 30.11.2024 tarihli hisse devir sözleşmesini imzalamışlar ve bu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini şirket hissesini devralan davalılar süresinde yerine getirip “...” ... projesini gerçekleştirmişlerdir. Sonrada bu sözleşme ile verilen taahhüde uygun olarak, taraflar 30.04.2005 tarihli ek protokolü yapmışlar ve dolayısıyla "... ...” ve ‘‘... ...” projeleriyle ilgili şirket hisseleri davalılara devredilmiştir. Bu ek protokolun ilk paragrafında, ek protokolün taraflar arasında daha önce imzalanmış olan 20.11.2004 tarihli protokol'ün eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu, ikinci paragrafında ise, ek protokol’ün 29.11.2004 tarihinde imzalanan protokol’ün 10.3 üncü maddesine dayanılarak hazırlandığı, 29.11.2004 tarihli protokol’ün 10.3 üncü maddesi ile ek protokol konusu projelerin de 29.11.2004 tarihli protokolde belirtilen şartlarda devredileceğinin taahhüt edildiği belirtilmiştir. Protokollerin belirtilen hükümleri göz önünde bulundurup her iki protokol karşılaştırıldığında, ilk protokol ek protokole göre çerçeve sözleşme niteliğindedir. ..., ek protokolün daha ilk paragrafında ek protokolün ilk porotokol’ün eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu, ilk protokolün 10.3 üncü maddesinde ise ilk protokol konusu dışında kalan projelerinde ilk protokol şartlarında devredileceği belirtilmiştir. İlk protokol ve ek protokolün taraflarının da aynı olması nedeniyle ek protokol yönünden de davalılar ilk protokoldeki şartlara göre edimlerini yerine getirmeleri gerekirken, zamanında finansman teminine ilişkin edimlerini yerine getirmediklerinden projelerin gecikmesine kusurlu olarak sebep olmuşlardır. ... projelerin gecikmesine sebep olabilecek bir mücbir sebep olduğu da ispat edilememiştir. Belirtmek gerekirse, mücbir sebep olarak ileri sürülen durum sözleşmenin yapıldığı tarihte bilinen bir durumdur. Hem İlk Derece Mahkemesince, hem Bölge Adliye Mahkemesince ve hem de çoğunlukla davacılar tarafından davalılara gönderilen 05.11.2008 tarihli ihtarnamede verilen sürenin atıfet süresi olduğu ve dolayısıyla verilen süre sonundan itibaren geçen süre esas alınarak tazminat belirlenmiş ise de, davacılar bu ihtarnamenin 8 inci maddesi ile protokol ve ek protokol ile taraflar arasında cari hesap ve maddi manevi tazminat alacakları dahil olmak üzere tüm haklarını saklı tuttuktan sonra söz konusu süreyi vermişlerdir. Davacılar tüm haklarını saklı tuttuklarına göre ihtarname ile verilen süre davacılar için bir hak bahşetmez. ..., Türk Borçlar Kanunu'nun 125 inci maddesinin ilk fıkrası uyarınca borçlunun temerrüdü nedeniyle alacaklı borcun ifası ile birlikte gecikmeden doğan zararının tazminini isteyebilir. Anılan ihtarname ile de davacılar borcun ifası için süre verip, gecikmeden kaynaklanan tüm tazminat talep haklarını saklı tutmuşlardır. Bu durum karşısında ek protokol konusu projeler için davalıların üstlendiği kredi temin edip projeleri gerçekleştirme yükümlülüklerini ihlal ettikleri ve dolayısıyla kendi kusurlarıyla gecikmeye sebep oldukları gözetilerek, ek protokol yönünden de uygulanması gereken ilk protokol hükümlerine göre temerrüt ve gecikme süresi belirlenip, yoksun kalınan karın hesabında tüm gecikme süresi dikkate alınması gerekirken, ihtarnameyle verilen süre dikkate alınıp bu süreden sonra geçen süre dikkate alınarak tazminatın belirlenmesinin doğru olmadığı kanaatiyle kararın davacılar yararına BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun ONAMA yönündeki görüşüne katılmamaktayız.