İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/717 Esas 2025/874 Karar sayılı ilamına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında 12.04.2022 tarihinde Kayseri ili, ... ilçesi ... Mah. …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2518 KARAR NO: 2026/186 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/10/2025 NUMARASI: 2023/717Esas - 2025/874Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/717 Esas 2025/874 Karar sayılı ilamına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı firma arasında 12.04.2022 tarihinde Kayseri ili, ... ilçesi ... Mah. ... Kayseri adresinde bulunan ... ada, ... parsel numaralı gayrimenkulde yapılacak yapı için yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkili firma ile davalı firma arasındaki iş bu akdedilen sözleşmeyi davalı tarafın 29.05.2023 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin davalı tarafça haksız feshi sebebi ile zarara uğradığını, müvekkili şirketin davalı firma ile arasındaki 12.04.2022 günlü sözleşme şartlarını yerine getirmek amacıyla ilgili proje için proje uygulama ve denetçilerini görevlendirdiğini, iş bu sözleşmeden kaynaklı proje sebebi ile müvekkili firmanın çalıştırmaya gerek duymayacağı teknik personeli çalıştırmak zorunda kaldığını ve iş bu nedenle çalıştırmak zorunda kaldığı personelin maaşlarını ve diğer özlük haklarının ödemek zorunda kaldığını, müvekkili firma ile davalı firma arasında yapılan sözleşmede toplam inşaat alanının 15.600 m² olarak belirlendiği, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin 11. Maddesi gereği yapı denetim kuruluşunun denetleyebileceği toplam yapı inşaat alanının 360.000 m²'yi geçemeyeceğini, bu yönetmelik uyarınca davalı firmanın sözleşme konusu işi sürüncemede bırakması sebebi ile müvekkili şirketin bu sözleşmede mevcut toplam inşaat alanı kadar alan için yeni iş alamaz hale geldiğini beyanla davanın kabulüne, şimdilik 100.000-TL müspet ve munzam zararın davalı taraftan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... No'lu Parselde bulunan taşınmazı üzerine okul binası yapımı için ilgili idareye başvuruda bulunduğunu, başvuru ile birlikte mevzuat gereği havuz sisteminden davacı şirketin yapı denetim için atandığını, ilgili idareye yapılan ruhsat başvurusunun 1 yılı aşan süreye rağmen neticelendirilmediğini, ilgili belediyenin mevcut iş yoğunluğu göz önüne alınarak 1 yıl kadar beklendiğini, sürenin 1 yılı aşması üzerine söz konusu arsa üzerine inşaat yapımından vazgeçtiğini, davacının hem hukuki dayanaktan yoksun hemde delillendirilmeyen masrafların bir zarar varmış gibi gösterilerek talepte bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, işin yapılmama sebebinin müvekkili şirket değil dava dışı idare olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, alacaklının aşkın zarar talep edebilmesi için; zararının temerrüt faizi ile karşılanamadığını ispatlaması gerektiğini, somut olayda bu şartında gerçekleştirilmediğini beyanla zamanaşımı defini beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; " Somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan yapı denetim sözleşmesi kapsamında, bilirkişi raporuna göre davacının % 10’luk kısma yönelik görevini yerine getirdiği, davalı tarafın 29/05/2023 tarihli ihbarıyla sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, feshin haklı olduğunun ispatlanamadığı, yapı denetim sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle dava konusu hizmet bedelinden, davacının yapmadığı ve varsa başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesi neticesinde 1.720.000,00 TL yönünden kar kaybı oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ..."gerekçesiyle 1.720.733,52-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine 100.000,00-TL'lik kısmına 25/07/2023 tarihinden, kalan kısmına ise 13/05/2025 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu karar haksız ve hukuka aykırı olduğundan istinaf yoluna başvurma gereği doğduğunu, davacı yan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12.04.2022 tarihinde Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ... / Kayseri adresinde bulunan ... ada,...parsel numaralı gayrimenkulde yapılacak olan yapı işi için denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından sözleşmenin 29.05.2023 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshedildiğini, davalının ihtarnamede hizmet sözleşmesini Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 21-3c maddesi uyarınca feshettiğini bildirdiğini, fesih sebebinde davacı şirkete atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, fesih sebebiyle davacının kazanç kaybına uğradığını, sözleşme şartlarını yerine getirmek amacıyla proje için proje uygulama ve denetçilerini görevlendirdiğini, bu sözleşmeden kaynaklı proje sebebi ile çalıştırmaya gerek duymayacağı teknik personeli çalıştırmak zorunda kaldığını, bu personellerin maaşlarını ve diğer özlük haklarını ödemek zorunda kaldığını, yapılan sözleşme sebebi ile zemin etüdü proje kontrolü işi için zemin etüdü kontrollük işi hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davaya konu inşaat için zemin etüdü projesinin davacı firma tarafından kontrollerinin ve onaylarının yapıldığını, bu dönemde inşaata ilişkin mimari projenin onayının yapıldığını, tüm bu yapılan işlemlerden itibaren bir yıldan fazla süre geçmesin rağmen davalı firma tarafından hem proje ve ruhsatlandırmaya yönelik işlerin yapılmadığını, hem de inşaatın imalatına yönelik işlerin yapılmadığını, davalının hem işi yapmayarak hemde işi yapmayacağını firmaya bildirmeyerek sürüncemede bırakarak denetim işinin davacı üzerinde kalmasına sebep olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede toplam inşaat alanının 15.600 m2 olarak belirlendiğini, davacının denetleyebileceği toplam inşaat alanının 360.000 m2 yi geçemeyeceğini, işin sürüncemede bırakılması nedeniyledavacının sözleşmedeki inşaat alanı kadar alan için yeni iş alamaz hale geldiğini beyan ve iddia ederek, davacının sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinden dolayı uğramış olduğu toplam 100.000TL müspet ve munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, somut olayda müvekkil şirket Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada,... No'lu Parselde bulunan taşınmazı üzerine okul binası yapımı için ilgili idareye başvuruda bulunduğunu, başvuru ile birlikte mevzuat gereği havuz sisteminden davacı şirket yapı denetimi için atandığını, taraflar arasında 12.04.2022 tarihli Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, fakat ilgili idareye yapılan ruhsat başvurusu 1 yılı aşan süreye rağmen neticelendirilmediğini, müvekkil şirket kusuru olmadan meydana gelen bu gecikme sebebiyle bahsi geçen sözleşmeyi Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin aşağıda yer alan 21/3/c maddesi uyarınca feshettiğini ve bu durumu ilgili idareye de bildirdiğini, dosyada mübrez dilekçelerinde de açıklandığı üzere gecikme müvekkil şirketten değil, ilgili idareden kaynaklandığını, ilgili belediyenin mevcut iş yoğunluğu göz önüne alınarak 1 yıl kadar beklenmiş sürenin 1 yılı aşması üzerine de söz konusu arsa üzerine inşaat yapımından vazgeçtiğini, dosyadaki belgelerde yapı denetim firması tarafından projelerin kontrol edildiği, hizmet alımı ile zemin etüt projelerinin incelendiği, incelenen projelerin belediye onayının gerçekleştiği ancak belediyeden gelen yazıya göre söz konusu ada parsel için ruhsat başvurusu olmadığı görülmekte ise de, belediye onayı çok uzun süreli bir gecikmeyle verildiğini, fakat bu gecikme ne bilirkişiler ne de Yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, somut olayda ilgili Belediye'nin zamanında onay vermediği, işlemi 1 seneden fazla bekleterek sürüncemede bıraktığı sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin bir kusuru bulunmadığından TBK'nın 112. maddesi uyarınca davacının (eğer bir zarara uğramış ise) zararını gidermekle yükümlü olmadığını, eğer bir zarar doğduysa, bu zararın gecikmeye ve feshe sebep olan idare tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkil şirketin hukuken sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının zarara uğramadığı ... tarihli kök bilirkişi raporunda şu şekilde tespit edildiğini, bunun yanı sıra, müvekkil şirketin hukuken sorumlu olduğu anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülse dahi, davacının zararına ilişkin hesaplama da hatalı olduğunu, yerel mahkeme eksik ve hatalı düzenlenen bilirkişi ek raporuna dayalı olarak hüküm vermiş olduğundan, kararın kabulü mümkün olmayıp, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, aksi halde yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın Yerel Mahkeme'ye iadesine karar verilmesi gerektiğini , arz ve izah edilen nedenler ve re'sen dikkate alınacak sair hususlara binaen; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/10/2025 T. 2023/717 E. 2025/874 K. sayılı haksız ve hukuka aykırı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın reddine, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirket ile davalı firma arasında 12.04.2022 tarihinde Kayseri ili, ... ilçesi ... Mah. ... Kayseri adresinde bulunan ... ada, ...parsel numaralı gayrimenkulde yapılacak yapı için yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından müvekkil firma ile davalı firma arasında iş bu akdedilen sözleşmeyi davalı taraf 29.05.2023 tarihli ihtarname ile haksız olarak feshettiğini, davalı taraf 29.05.2023 tarihli ihtarnamede yapı denetim hizmet sözleşmesini, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 21-3c maddesi uyarınca feshettiğini bildirdiğini, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 21-3c md. "Yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandıktan sonra yapı sahibinin, en az iki ay süreyle yapı ruhsatı almaması ve bunu müteakip yapı ruhsatı almaktan vazgeçtiğini ilgili idaresine bildirmesi." yönünde fesih bildirimi yaptığını, davalı tarafın fesih sebebinden de anlaşıldığı üzere müvekkil ile davalı arasında yapılan sözleşmenin feshedilmesinde müvekkil şirkete atfedilecek hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkil firma ile davalı firma arasından akdedilen sözleşmeye davalı firma tarafından uyulmadığını ve müvekkil firma zarara uğratıldığını, yapı denetim firmaları kanun kapsamında yapabileceği işler sınırlandırıldığını, Yapı Denetim firmaları sadece yapı denetim hizmeti verebilmekte harici hiç bir iş yapamadığını, yapı denetim firmaları işlerini merkezi atama sistemi ile puan usulünde, sıra sistemi ile iş ataması yapıldığını, müvekkil firma ile iş bu davalı firma arasında yapı denetim hizmet sözleşmesi yapılmasa müvekkil firma sıra sistemine göre başka bir iş ataması yapılacak ve başka bir firma ile sözleşme imzalayacağını, müvekkil firma ile davalı firma arasından yapılan dava konusu sözleşmeye davalı tarafın uymaması sebebi ile müvekkil firma puan kaybına uğradığını ve yeni iş alamamış iş bu sebep ile de o döneme ilişkin kazançtan mahrum kaldığını, müvekkil firmanın kazanç kaybına uğradığı bilirkişi raporlarında da açık olarak ortaya konulduğunu, iş bu sebeple yerel mahkeme tarafından verilen karar hukuka uygun olup davalı tarafın istinaf talebinin reddi gerektiğini, davalı tarafça istinaf konusu edilen diğer itirazların da hukuka aykırı ve dayanaksız olduğu sübut delillerle sabit olduğundan reddini talep ettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, hukuka aykırı ve mesnetsiz istinaf talebinin reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, yapı denetim sözleşmesi kapsamında davacı iş görenin talep edebileceği alacak ve zarar miktarına ilişkindir. Taraflar arasında yapı denetim sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı tarafından normal sona erme süresinden önce fesh edildiği tarafların kabulündedir. Zira sözleşme zamanından önce fesh edilmeseydi davacı kendisine düşen edimlerini ifa edebilseydi toplamda bu miktar bir kazanç elde edebileceği belirlenmiştir. Sözleşmenin yürürlükte olduğu sırada davacının sözleşmeden doğan borçlarını ihlal ettiği hususu iddia edilmemiştir. İlk derece mahkemesince yapı denetim sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle dava konusu hizmet bedelinden, davacının yapmadığı ve varsa başka bir iş yaparak kazanılan veya kazanmaktan bilerek kaçınılan yararların indirilmesi suretiyle hesaplama yapıldığı görülmüştür. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/1164 Esas 2023/3023 Karar, 2020/5924 Esas 2021/7579 Karar) HMK'nın 266. (HUMK m.275) maddesi gereğince; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nın 279/2. maddesi gereğince; bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabilir. Kural olarak bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemez. İlk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporları arasındaki çelişki yeterince irdelenmeden ve giderilmeden hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından önceki heyette yer alan bilirkişiler dışında yeni bir yapı denetim uzmanı bilirkişisi, bir inşaat mühendisi, bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden davalının rapora itirazlarını karşılar, çelişkileri giderir surette, davalının feshinin haklı olup olmadığı irdelenerek denetime, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın tümden kabulü kararı yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalı vekilinin istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE , 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. Gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/717 Esas 2025/874 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 23/01/2026