T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:12/01/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:12/01/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, keşidecisi müvekkili ..., lehtarı davalı ... San...Ltd. Şti. olan 240.840,00 TL bedelli davaya konu teminat çekinin, diğer davalı ... Makine...Ltd. Şti. tarafından Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı bu icra takibi için Denizi 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazda bulunsalar da davanın süre zamanaşımından dolayı reddedildiğini, takibe konu çekin müvekkili tarafından lehtar ... San...Ltd. Şti.'ye teminat çeki olarak verildiğini, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulmasının mümkün olmadığını, dava konusu çekin üzerinde açıkça "Teminattır" yazdığını, teminat ibaresi bulunmasına rağmen çekin lehtar şirket tarafından cirolandığını ve son hamilin çek bedelini takibe koyduğunu, teminat senedi olmasından dolayı keşide tarihi bulunmayan çeki bankaya ibraz edip tahsilini sağlamak amacıyla sonradan 20/06/2016 olarak keşide tarihinin eklendiğini, müvekkilinin onayı olmadan imzası taklit edilerek paraflandığını, müvekkilinin bu konuyla ilgili 02/11/2018 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu, yapılacak olan kriminal inceleme ile de ortaya çıkacağı üzere paraflanan imzanın da müvekkiline ait olmadığını, dava konusu çekin teminat çeki olması nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitirmiş olmasının, teminat çekinin ciro edilerek cirantalar tarafından takibe konulamayacak olmasının ve düzenleme tarihinde müvekkilinin imzasının taklit edilerek sahtecilik yapılmış olması nedeniyle söz konusu takip geçersiz olup, davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tedbiren durdurulmasına ve takibin iptaline, müvekkili ...'ın davalılara borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalılar aleyhine borç miktarının % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... her ne kadar davaya konu çek üzerinde teminattır şeklinde ifade yer alıyor ise de, neyin teminatı olduğuna dair çek üzerinde herhangi bir bilginin bulunmadığı, bu hususta dosya kapsamına bir belge sunulmadığı ve dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığından davaya konu çekin mücerretlik vasfının ortadan kalkmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 06/09/2022 tarihli rapor ile davaya konu çek üzerinde yer alan parafın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, davaya konu çek üzerinde üçüncü kişiler tarafından tahrifat yapıldığını, çekin kambiyo vasfını yitirdiğini ve müvekkilinin davaya konu çekten kaynaklı herhangi bir borcunun kalmadığını, takibe konu çekin müvekkili tarafından lehtar ... San...Ltd. Şti.'ye teminat çeki olarak verildiğini, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulmasının mümkün olmadığını, teminat çekinin ciro edilerek cirantalar tarafından takibe konulamayacak olması ve düzenleme tarihinde müvekkilinin imzasının taklit edilerek sahtecilik yapılmış olması nedeniyle söz konusu takibin geçersiz olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan ATK imza inceleme raporuna göre; çekteki düzeltme imzasının davacının el ürünü olduğunun tespit edilmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, dava konusu çekteki teminattır kaydının, neyin teminatı olduğu konusunda açıklık bulunmadığından, çekin mücerretlik ve kambiyo niteliğini ortadan kaldırmayacağına (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-1140 Esas - 2018/563 Karar sayılı ilamı), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...