7. Hukuk Dairesi 2009/7469 E. , 2010/3464 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Raportör üyenin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Davacı ... davalı ...ile diğer tarafların ortak miras bırakanı ... adına tapuda kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasına konu, 937 ada 49 parsel sayılı taşınmazın ifrazı …
**7. Hukuk Dairesi 2009/7469 E. , 2010/3464 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Raportör üyenin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Davacı ... davalı ...ile diğer tarafların ortak miras bırakanı ... adına tapuda kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasına konu, 937 ada 49 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 9975 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın üst katının kendisine aidiyetinin tespitini istemiştir. Davalılar ... ve ... davayı kabul etmişler, davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar Sezai, ..., ... ve ... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş, herhangi bir cevap da vermemişlerdir. Mahkemece davanın kabulü ile 9975 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içinde güneyde bulunan iki katlı binanın üst katının mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 9975 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın binanın üst katının aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu muhdesatın davacı tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiği, iddia , savunma, dosya içeriğinde toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne varki gerek 743 sayılı Medeni Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre taşınmaz üzerinde bulunan bütünleyici parça niteliğindeki bina, ağaç gibi muhdesatların mukadderatı üzerinde bulunduğu taşınmazın arzına tabidir. Muhdesatların taşınmazların arzından ayrı bir mülkiyetinden söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında muhdesatın mülkiyetinin tespiti istemi ile açılan davalarda "Çoğun içinde azı da vardır." kuralı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile kanıtlanması halinde muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekir.