(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/14671 E. , 2013/22240 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde kasap olarak çalıştığını, fesih nedenlerinin müşterilere hazırladığı et ürünlerine olması gereken fiyattan daha düşük fiyatlı ürün barkodu bastığı ve şirketi zarara uğrattığı, güveni kötüye kullandığı
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/14671 E. , 2013/22240 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde kasap olarak çalıştığını, fesih nedenlerinin müşterilere hazırladığı et ürünlerine olması gereken fiyattan daha düşük fiyatlı ürün barkodu bastığı ve şirketi zarara uğrattığı, güveni kötüye kullandığı gerekçelerine dayandırılmış ise de iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığından kıdem ve ihbar tazminatınının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise davacının davranışlarının iş sözleşmesinin Disiplin Kurulunun 21.05.2011 tarihli disiplin kurulu kararı ile 4857 Sayılı İş Kanununun 25/25-e-ı bentlerine aykırı olduğu belirlenip iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının çalışma süresi içinde daha önce benzer bir eylemde bulunduğuna dair tutanak düzenlenmemiş olması, üzerine atılı eylemlerin doğru olması halinde dahi kişisel bir menfaat temin etmediğini, vardiya saatleri konusunda davacının mağaza müdürü ile sorun yaşadığı, davacının üzerine atılı eylemlerin her yönüyle ve açık olarak kanıtlanmadığı gerekçeleriyle iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip edilmediği uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25'inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı ../.. halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda davacı kasap olarak 5 yıl 1 ay 5 gün süre ile davalı işyerinde çalışmış olup iş sözleşmesi " ...müşterilere hazırladığı et ürünlerine, olması gereken fiyattan daha düşük fiyatlı olan ürün barkodu bastığı ve bu durumu birçok kez tekrarlayarak şirketi zarara uğrattığı ve güveni kötüye kullandığı tespit edildiği ve bu nedenle Disiplin Kurulu kararı ile 4857 sayılı Yasanın 25/2-e ve ı bentleri uyarınca haklı nedenle " feshedildiği hususları davacıya bildirilmiştir. Dosya içeriğinde davacının çalıştığı mağazanın müdürü, mağaza bölge sorumlusu, kasap şefi ve diğer mağaza çalışanlarınca davacının eylemlerine ilişkin rapor, beyan ve tutanaklar tutulmuş olup davacı da 19.05.2011 tarihli savunmasında, "...benim amacım her türlü satış kabiliyetini yitirmiş ürünün imha edilmemesi ve şirketin zarara uğratılmaması doğrultusunda yaptığım bir faaliyettir. Buna örnek bozulmaya yakın piliçlerin soslanması, kararmış etlerin kıyma olarak ya da köfte olarak satışa sunulmasıdır. Arkadaşlarımın anlattığı şekildeki olay etin hammaddesinin aynı olduğu sadece ısrarcı müşterinin talebi karşısında polemik çıkmaması açısından hammaddenin biraz daha iyi olan tarafından müşteriye sunulması olayıdır. Olay sonucu kişisel olarak kendi menfaatime yarar ve hiçbir kârım olmadığı Mağaza Müdürü ve arkadaşlarım tarafından bilinmektedir. Gerekirse olaya müdahil olan müşterilerle temas kurulması tarafımca uygundur" şeklinde beyanda bulunmuştur . Davacıya yapılan fesih bildirimi ile davacının savunması, dosyada yer alan disiplin kurulu kararı ile bu karara dayanak işyerinde çalışan işçilere ait yazılı beyanlar karşısında davacının eyleminin 30 günlük ücretini aşacak şekilde zarar oluşturduğuna dair yeterli kanıt olmadığından 4857 sayılı İş Kanununun 25/2-ı bendi kapsamında kalmamakta ise de; eylemlerin gerçekleşme şekli, davacının unvanı, bozulmamış ancak kararmış ya da benzeri bir şekilde satış kabiliyetini yitirmiş ürünün imha edilmemesi ve şirketin zarara uğratılmaması doğrultusunda yapılan bir faaliyet olduğunun davacı tarafından ikrar edilmesi, bu eylemin 5-10 ve 17 Mayıs 2011 tarihinde 12 günlük süre içerisinde 3 kez meydana gelmesi ve özellikle de davalı işverenin faaliyet alanı olan gıda sektöründe firmanın itibarının müşteri nezdinde çok önemli olması ve bu sektörde müşteri memnuniyeti ve özellikle toplum sağlığının taşıdığı önem de dikkate alındığında davacının .../.. bozulma öncesi tazeliğini ve canlılığını yitirmiş/yitirmekte olan et ve et ürünlerini müşteriye satışını yapmasının müşterinin sağlığı yönünden ciddi sorunlar oluşturacak nitelikte olduğu görülmekle eylemlerinin 4857 sayılı Yasanın 25/2-e bendi uyarınca işveren yönünden haklı nedenle fesih sebebi oluşturduğu sonucuna varılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.