İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... ile ....04.2013 tarihinde sözleşme çerçevesinde kurduğu adi ortaklık için davalı banka nezdinde hesap açıldığını, ortak girişim hesabından para çekme ve transfer yapma yetkisinin sadece müvekkiline verildiğini, müvekkilinin yaz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1798 KARAR NO : 2026/45 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2024 NUMARASI: 2021/315 Esas 2024/452 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ : 17/03/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... ile ....04.2013 tarihinde sözleşme çerçevesinde kurduğu adi ortaklık için davalı banka nezdinde hesap açıldığını, ortak girişim hesabından para çekme ve transfer yapma yetkisinin sadece müvekkiline verildiğini, müvekkilinin yazılı izni olmadığı halde adi ortaklık hesabından davalı ...'ın para çekmesi, kendi hesabına transfer yapmasının ve bu işlemlere davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı olarak onay vermesinin hukuka aykırı olduğunu, bankanın hukuka aykırı işlemler nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu belirterek adi ortaklığa ait hesaplardan müvekkilinin izni olmadan diğer davalı ... tarafından yapılan usulsüz işlemlerin tespit edilerek şimdilik 1.000-TL'nin davalılardan avans faizi ile birlikte alınarak, adi ortaklık mevcut olmadığından öncelikle müvekkilinin şahsi hesabına, olmadığı takdirde adi ortaklık hesabına yatırılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı banka vekili; davanın, davacı ile diğer davalı arasındaki kar payı paylaşılmasına ilişkin olduğundan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kâr payı alacağına ilişkin olmadığı kanaatinde olunması halinde ise davanın tüm ortaklar tarafından birlikte açılması gerektiğinden davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, diğer ortağın muvafakatinin alınmadan davaya devam edilemeyeceğini, ayrıca davacının işlemlerle ilgili bilgi sahibi olduğunu ve muvafakatinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz hesaplamasının dava tarihinden itibaren yapılması gerektiğini, ayrıca zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece .../06/2020 tarihli (2020/1346 esas 2021/437karar sayılı) davanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine dair verilen karara karşı davalı bankanın istinaf başvurusu üzerine Dairemizin .../03/2021 tarihli (2020/1346 E. 2021/437 K.sayılı) ilamıyla TTK nın 4/1-f maddesi gereğince bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olması nedeniyle görevsizlik kararı kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; dava konusu ibraname tarihlerinin .../09/2013 ve .../11/2013 tarihleri olduğu, ortaklığın başlangıç ve bitiş tarihlerinin ../04/2013-.../12/2013 olduğu, davacının talebini bu tarihlere dayandırdığı,2013 yılından takip tarihine kadar TBK'nın 147/4. maddesinde belirtilen ve alacağın zaman aşımı süresi olan 5 yıllık sürenin dolduğu, zaman aşımını kesen veya durduran bir neden bulunmadığı, alacağın Türkiye'de dava ve talep edilmesinin önünde bir engel olmadığı, ceza zaman aşımını gerektiren bir durum tespit edilemediği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan olan alacağının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin iradesi dışında yapılan işlemleri .../04/2019 tarihinde öğrenmiş olup, davalı bankaya hemen ihtar gönderdiğini, bu ihtarın tensip zaptında belirtilmesine rağmen dosyaya girmediğini, söz konusu ihtarın incelenmesinde müvekkilinin mevcut durumdan sonradan haberdar olduğunun görüleceğini, ortada banka ile aralarındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan bir eylem mevcut olduğunu ve TBK'nın 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, diğer davalının zamanaşımı defi de bulunmadığı halde davanın reddinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava; davacı ile davalı ... arasındaki adi ortaklık adına davalı bankada açılan hesaptan yetkisiz ortak tarafından çekilen tutarların tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacı ile davalı ... arasında .../04/2013 tarihli sözleşme ile .... Kömür Ocağı Dekapaj İşine ilişkin davacının % 51 davalı ...'ın 49 hisse ile adi ortaklık kurulduğu, bankalarda yapılacak işlemler de dahil olmak üzere adi ortaklığın davacının münferit imzası ile temsil ve ilzamının kararlaştırıldığı, adi ortaklık ile davalı banka arasında.../05/2013 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi akdedildiği, adi ortaklık sözleşmesinin bankaya sunulduğu, .../07/2013 (iki adet), .../07/2013, .../08/2013, .../08/2013, .../08/2013 tarihli toplam 390.000-TL tutarlı işlemler için .../09/2013 tarihli, .../11/2013, ../11/2013, .../11/2013 tarihli toplam 100.000-TL tutarlı işlem için.../11/2013 tarihli ibranameler davacı tarafından düzenlenerek bankaya sunulmuştur.Davacı, adi ortaklığa ait banka hesabından yetkisi olmadığı halde davalı ... tarafından yapılan .../07/2013 tarihli 90.000-TL tutarlı, .../08/2013 tarihli 30.000-TL tutarlı, .../08/2013 tarihli 15.000-TL tutarlı, .../09/2013 tarihli 70.000-TL tutarlı, .../09/203 tarihli 10.000-TL tutarlı, .../09/2013 tarihli 150.000-TL tutarlı, ../11/2013 tarihli 30.000-TL tutarlı, .../11/2013 tarihli 35.000-TL tutarlı nakit çekim işlemleri nedeniyle toplam 430.000-TL'nin tahsilini talep etmektedir. Davalı banka vekili tarafından davaya cevap ve ıslaha karşı beyan dilekçesiyle, davalı ... vekili tarafından ise ıslaha karşı beyan dilekçesiyle zamanaşımı defiinde bulunulmuş ise de bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın TBK'nın 146 maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, kaldı ki iddia edilen eylemin TCK m.155/2 kapsamında değerlendirilebilecek suç tiplerinden olduğu nazara alınarak TCK'nın 66/1-d maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi dolmamıştır.Bu durumda uyuşmazlık, ıslah dilekçesinde belirtilen ve davacının alacak istemine konu ettiği para çekim işlemlerinin davacının bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı, çekilen tutarların iadesi gerekip gerekmediği hususundadır. Davalı banka nezdinde adi ortaklık adına açılan hesabın müşterek hesap niteliğinde olduğu anlaşılmakla birlikte hesap açılırken adi ortaklık sözleşmesi de ibraz edildiğinden adi ortaklık sözleşmesinde temsile ilişkin düzenlemenin davalı bankayı bağlayacağı açıktır. Bununla birlikte adi ortaklık yetkilisi olarak davacı görevlendirilmiş ise de yetkili olmayan ortak .........tarafından havale işlemlerine davacı tarafından .../09/2013 ve .../11/2013 tarihli ibranamelerle iki defa onay verildiği anlaşılmaktadır. Bunun dışında davacının adi ortaklığın 2013 yılı sonunda tasfiye edilerek kapatıldığı hususu ihtilaf dışıdır. Tasfiye aşamasında ortaklar tarafından kâr/zarar hesaplaması yapılması, gelir ve giderlerinin ilgili vergi dairesine bildirilmesi zorunluluğu karşısında ortaklığın kapatıldığı tarih itibariyle ortaklık hesabına gelen ve ortaklık hesabından çıkan bedellerin ortaklar tarafından bilinmemesi ve dava konusu edilen işlemlerin yapıldığı tarihteki ekonomik koşullara göre yüksek olarak kabul edilebilecek miktarlarda olduğu göz önüne alındığında ortakların bilgisi dışında gerçekleşmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bahsi geçen tutarların ortaklığın tasfiyesi aşamasında değerlendirildiği sonucuna varılmaktadır. Bu işlemlerden itibaren uzunca bir süre sessiz kalınması karşısında artık bahsi geçen işlemlerin davacı tarafından benimsendiğinin, diğer adi ortak tarafından çekilen bu tutarların istenemeyeceğinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../07/2024 Tarih 2021/315 Esas 2024/452 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 732-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 677,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 200-TL yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, AAÜT'nin 13/3. maddesi gereğince davalılar lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/01/2026