11. Hukuk Dairesi 2024/4915 E. , 2025/3121 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/566 Esas, 2024/1000 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/358 E., 2022/411 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin …
**11. Hukuk Dairesi 2024/4915 E. , 2025/3121 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/566 Esas, 2024/1000 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2020/358 E., 2022/411 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin olarak "... Kebap" markasını ve "çiftlikten gelen lezzet" sloganını Kocaeli'de uzun yıllar boyunca kullandığını, Kocaeli'nin başka ilçelerinde şubeler açarak geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladığını, müvekkilinin şubelerinden birini 16.10.2019 tarihinde davalı tarafın yetkilisi olduğu şirkete belirli süreliğine kiraladığını, kira sözleşmesinde ... Kebap tabelası dahil iş yerindeki bütün malzemelerinde aynı isimle kullanılabileceği de ayrıca belirtildiğini, kira ilişkisinin akabinde sürekli olarak sıkıntı çıkaran, kira ödemelerini eksik ve gecikmeli olarak ödeyen şirket yetkilisi kötüniyetle hareket edip söz konusu markanın başına kendi ismini ekleyerek ... Kebap ismiyle 18.09.2020 tarihinde marka tescili yaptırdığını ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın, yalnız uzun yıllar boyunca kullandığı için hak iddia ettiği tescilsiz '... Kebap' markasını, tanınmış bir marka haline getirdiği iddiasının yersiz olduğunu, belli bir bölgede, belirli bir çevre tarafından bilinen markaların, tanınmış marka olarak nitelendirilmesi kavramın varlık amacıyla örtüşmediğini, müvekkilinin, tescilli markasının kendisine sağladığı haklarına binaen tescilli markası ile benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan davacı tarafın markasının kullanılmasını önlemek amacıyla 08.10.2020 tarihli ihtarnameyle marka hakkına tecavüzün engellenmesini, aksi halde hukuki ve cezai yollara başvurulacağını ihtar ettiğini, müvekkili ile, davacı taraf arasında daha önce yapılmış olan kira sözleşmesinde belirtilen ... Kebap tabela ve ürünlerinin kullanımını aşacak derecede bir ticari faaliyette bulunma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin, kendi marka hakkını kullanarak ticaret yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ... ismi ile 16.04.2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan ederek kurulduğu, şirketin amaçlarındaki birinci maddenin “Şirket amaç ve konusu gereği lokanta ve ocakbaşı(ciğer, köfte, kokoreç, kebap vb.) pişirilmesi ve servis hizmetlerini vermek” olarak belirtildiği, davalının ise “... Kebap” isimli markayı 10.03.2020 tarihinden itibaren, 43 numaralı hizmetler bakımından (Yiyecek ve İçecek sağlanması ve diğer hizmetler bakımından) tescil ettirdiği, dosyaya gelen tanık beyanlarına göre davacının davaya konu markayı davalıdan önce kullanmaya başladığı, tanık ...'nun beyanlarına göre ise anılan markanın tanığa ... diye seslenmelerinden kaynaklı olduğunu beyan ettiği, yine davacının isminin bizzat “... Kebap” ibaresini içerdiği, yine davacının lokanta ve ocakbaşı sektöründe faaliyet gösterdiği, dolayısıyla davacının, davalıdan önce anılan markayı kullandığı, bu durumda davacının markasının tanınmış marka olmaması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/6 ve 6/3 hükümleri gereği tescilsiz markanın üzerinde olduğu mal veya hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü isteyebileceği, ancak; davalı ile davacı şirket yetkilisinin bir dönem birlikte aynı işi yaptıkları, dolayısıyla davalının, davacının kullandığı markadan haberdar olduğu, bu nedenle davalının tescilinin kötüniyetli olması nedeniyle dürüstlük kuralının ihlali niteliği taşıdığı, davacının “... Kebap” isimli markası ile davalının tescil ettirdiği “... Kebap” isimli marka arasında “... Kebap” ibaresinin aynen geçmesi ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin de varlığı da nazara alındığında davalının tescil ettirdiği markasının 43.sınıftaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.