11. Hukuk Dairesi 2012/17478 E. , 2012/21566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 gün ve 2008/377–2009/974 sayılı hükmün temyizine ilişkin olarak davacı vekilinin öncelikle temyiz harç ve giderleri bakımından adli yardım isteminde bulunması üzerine Dairemizce bu yoldaki istemin kesin olarak reddiyle ilgili olarak verilen 06.04.2012 tarih ve 2010/7959 – 2012/5590 sayılı kararın “tavzih” yoluyla d
**11. Hukuk Dairesi 2012/17478 E. , 2012/21566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 gün ve 2008/377–2009/974 sayılı hükmün temyizine ilişkin olarak davacı vekilinin öncelikle temyiz harç ve giderleri bakımından adli yardım isteminde bulunması üzerine Dairemizce bu yoldaki istemin kesin olarak reddiyle ilgili olarak verilen 06.04.2012 tarih ve 2010/7959 – 2012/5590 sayılı kararın “tavzih” yoluyla düzeltilmesi ve bu yoldaki istemlerinin yeniden karara bağlanması davacı vekili tarafından 19.07.2012, 04.09.2012 ve 16.11.2012 tarihli dilekçelerle talep edilmiş ve dosya mahallinden gerek davacı vekilinin Dairemiz kararına yönelik tavzih ve adli yardım istemi, gerekse de yerel mahkemece verilen 07.11.2012 tarih ve 2008/377 E. sayılı karara yönelik kanun yararına temyiz (yazılı emir) istemi bakımından bir karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisindeki tüm kağıtlar okundu, gereği görüşülüp düşünüldü: 1- 6100 sayılı Yasa’nın “Adli yardım talebinin incelenmesi” başlıklı 337/2. maddesi uyarınca, adli yardım talebinin kabul veya reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Bu itibarla, Dairemizin 06.04.2012 tarih ve 2010/7959 – 2012/5590 sayılı adli yardım talebinin reddine dair karara yönelik karar düzeltme isteminde bulunulamayacağı gibi, kararda tavzihi gereken bir maddi hataya da rastlanılmadığından davacı vekilinin bu yoldaki istem dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin 6100 sayılı Yasa’nın 337/2. maddesinin ikinci tümcesi uyarınca, sonradan gerçekleştiğini ileri sürdüğü sebeplere dayanarak temyiz harç ve giderleri bakımından adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, dosya kapsamı uyarınca, davacı vekilinin bu yoldaki istemine ilişkin sunduğu dilekçelerinde sözü edilen Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanlığı’nın 14.01.2000 tarih ve M-1/3 sayılı raporunun, tarih itibariyle, Dairemizin 06.04.2012 tarihli kararından sonra gerçekleşen bir sebep olarak kabulü mümkün olmadığı gibi söz konusu dilekçelerin içerikleri ve konuya ilişkin 6100 sayılı Yasa’nın 336 vd. maddeleri ile Dairemizin 06.04.2012 tarihli red kararının gerekçesi gözetildiğinde, davacı şirketin adli yardım isteminin bu kez kabulünü gerektirici haklı, inandırıcı ve yasal bir neden bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin 19.07.2012 ve 04.09.2012 tarihli dilekçelerindeki adli yardım istemlerinin kesin olarak reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Davacı vekilinin, yerel mahkemenin 07.11.2012 tarih ve 2008/377 – 2009/974 sayılı kararına yönelik olarak 16.11.2012 tarihli dilekçesiyle talep ettiği kanun yararına bozma istemine yönelik olarak yapılan incelemede; her ne kadar yerel mahkemece 21.11.2012 tarih ve 2008/377 – 2009/977 sayılı karar mucibince, bu yoldaki istemin dahi incelenmesi için dava dosyası Dairemize gönderilmiş ise de, 6100 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1086 sayılı Yasa’nın 429 vd. maddeleri uyarınca, ancak Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulabileceği hükmü karşısında, ilgili makamca bu yolda bir istemde bulunulmaksızın davacı vekilinin bu yoldaki istemiyle ilgili olarak bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın konuyla ilgili yasa gereğinin takdir ve ifası için mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine dair Dairemizin 06.04.2012 tarih ve 2010/7959 – 2012/5590 sayılı kararının düzeltilmesine ve tavzihine yönelik istem dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 6100 sayılı Yasa’nın 337/2. maddesinin ikinci cümlesi çerçevesindeki adli yardım isteminin kesin olarak reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin yerel mahkemenin 07.11.2012 tarih ve 2008/377 – 2009/974 sayılı kararının kanun yararına bozulması yolundaki istemiyle ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına, konuyla ilgili yasa gereğinin takdir ve ifası için dava dosyasının YEREL MAHKEMEYE İADESİNE, 17.12.2012 günü oybirliği ile karar verildi.