2. Ceza Dairesi 2023/25231 E. , 2024/6368 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/ 94037 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya aslının, adı geçen sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu…
**2. Ceza Dairesi 2023/25231 E. , 2024/6368 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/ 94037 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya aslının, adı geçen sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, 24/06/2021 tarihinde gece saat 03:00 sıralarında katılanlar ..., ... ve ...'un...plakalı araç ile Yakakent ilçesinden ... ilçesi istikametine doğru seyir halinde oldukları sırada ... ilçesi mevkiinde kara yolu kenarında dörtlüleri yanan bir araç ve yol ortasındaki sanığı görmeleri üzerine yardım isteyeceği zannıyla araçlarını yavaşlattıkları, bu esnada sanığın adli emanetin 2021/125 sayılı sırasına kayıtlı tabancayı katılanlara doğrulttuğu, ardından tabanca ile katılan ... adına kayıtlı aracın sağ arka kapı üstündeki tavan direğine vurarak zarar verdiği, katılanların sanığın elindeki tabancayı görmeleri üzerine araç sürücüsü katılan ...'ın hızlanarak olay yerinden uzaklaştıkları somut eyleme ilişkin Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2021 tarihli ve 2021/367 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mala zarar verme, silahla tehdit ve kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoymaya teşebbüs suçlarından kamu davası açıldığı, Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2022 tarihli kararında sanığın mala zarar verme suçu yanında, kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoymaya teşebbüs ve silahla tehdit suçlarını da işlediği, ancak fikri içtima hükümlerine göre nispeten cezası daha ağır olan silahla tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoymaya teşebbüs suçuna ilişkin olarak ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, anılan kararda silahla tehdit suçuna ilişkin olarak, olay günü sanığın elindeki silah ile yol üzerinden geçen içerisinde katılanların bulunduğu aracı durdurmaya çalıştığı, sanığın gece vakti araç içerisindeki şahısları görmesinin imkanı olmadığı, aracı durdurmak isteyen sanığın eyleminin araç sürücüsü katılan ...'a yönelik olduğu, sanığın, araçta bulundukları konusunda bir bilgi ve gözlemi olmayan diğer katılanlar ... ve...'e yönelik suç işleme kastının bulunmadığı, sanığın kastının sadece araç sürücüsü Burak'a yönelik olduğu kabulü ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarihli ve 2019/5470 esas, 2021/3094 karar sayılı ilamında yer alan, "Sanık hakkında uzlaştırma kapsamına giren haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun, bu kapsama girmeyen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu ile birlikte işlendiği iddiasıyla kamu davası açılmasından dolayı soruşturma evresinde usulüne uygun olarak uzlaştırma yoluna gidilmediği; ancak, sanığın bir fiili ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını işlediği kabul edilip, TCK’nın 44. maddesi gözetilerek, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan ceza tayinine yer olmadığına karar verilmesi ve CMK’nın 253/3. madde ve fıkrası koşullarının oluşmaması karşısında, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu ile ilgili olarak CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması," şeklindeki açıklamalar ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma" başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında, Somut olayda, uzlaşma kapsamında bulunmayan kara ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoymaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesindeki fikri içtima düzenlemesi kapsamında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği gibi, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen uzlaşma kapsamında olmayan silahla tehdit suçunun mağduru ile (...) mala zarar verme suçunun mağdurunun (...) farklı olduğunun anlaşılması karşısında, bu hâli ile mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2022 tarihli ve 2021/611 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 168/2. maddeleri uyarınca 1.200,00 TL adlî para cezasına karar verildiği, söz konusu kararın, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli, 2023/248 Esas ve 2023/3279 Karar sayılı kararıyla mala zarar verme suçundan verilen kararın kesin olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, verilen bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğu ancak kararın sanık müdafiine tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakının dosyada olmadığı belirlenmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.