Hukuk Genel Kurulu 2019/513 E. , 2022/638 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “Tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Tesa Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme karar…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/513 E. , 2022/638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “Tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Tesa Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı ... ve Tesa Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı asıl dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde 14.07.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, ilk işe girdiğinde ücretinin net 1.200TL olduğunu, bir yıl sonra 1.250TL ve akabinde %8 zamlarla en son olarak çıkış tarihinde eline geçen ücretin sunulan bordrodaki gibi net 1.600TL olduğunu, işyerinde dört yıl çalıştığını, 15.05.2012 tarihinde emekli olarak işyerinden ayrıldığını, 13 yaşından beri bu branşta çalışan ve usta olmuş bir kişi olarak anılan ücretleri almasına rağmen prime esas kazançlarının Kuruma eksik bildirildiğini ileri sürerek çalışma süresini kapsar biçimde gerçek ücretinin saptanarak bu ücretler üzerinden Kuruma bildirim yapılması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. Davalılar Cevabı: 5. Davalı ... (SGK/Kurum) vekili cevap dilekçesinde; Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, tanık beyanlarının işyerinin kapasite ve niteliği gözetilerek değerlendirilmesini ve bordroların celp edilip bordrolardaki imzaların davacıya ait olduğunun belirlenmesi hâlinde davanın reddolunması gerektiğini, davacı gerçekte iddia ettiği ücretle çalışmış olsa bile kanuna karşı hile niteliğindeki işlemin tarafı olacağından bu işleme dayanarak hak talebinde bulunamayacağını, HUMK m.288’de yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, hukukî işlemin yapıldığı zamanki miktar veya değerinin 490TL’yi geçmesi durumunda senetle ispat edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.