11. Hukuk Dairesi 2023/6087 E. , 2024/7676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1848 Esas, 2023/463 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/603 E., 2021/344 K. Taraflar arasındaki 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 4 üncü maddesi Gereği Hisse Devrinin Terkin İşleminin İptali İstemi davasından dolayı
**11. Hukuk Dairesi 2023/6087 E. , 2024/7676 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1848 Esas, 2023/463 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/603 E., 2021/344 K. Taraflar arasındaki 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirlerin Alınması Hakkında Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 4 üncü maddesi Gereği Hisse Devrinin Terkin İşleminin İptali İstemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Kuyumculuk Pazarlama Sanayi İç ve Dış Tic. A.Ş. (... Kuyumculuk)'nin ortağı olduğunu, müvekkilinin diğer hissedar Kasım ...'nın şirketteki hisselerini 12.04.2016 tarihinde satın aldığını, böylelikle şirketin bütün hisselerinin sahibi olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu şirkete davalının kayyım olarak tayin edildiğini, davalının müvekkili lehine yapılmış olan devir ve temlik işlemlerinin terkin edildiğini, şirket hisselerinin eski ortak ...'ya döndürüldüğünü, hisse devir ve temliki işlemlerinin resen terkini işleminin kanuna aykırı olduğunu, kayyım atanan şirketlerde ortaklar tarafından yapılmış devir ve temlik işlemlerinin muvazaalı sayılabilmesi için soruşturmanın başladığı tarihten sonra yapılmış olması gerektiğini, davaya konu hisse devir ve temlikinin 12.04.2016 tarihinde yapıldığını, kayyımın ise 2017 yılında atandığını belirterek davalı şirketin kayyım sıfatı ile yapmış olduğu müvekkiline ait hisselerin resen terkini ve eski hale getirilmesi işleminin iptaline, resen terkin edilen 30520 adet hissenin müvekkili adına tesciline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket yönetim kurulu üyelerince davacının 12.04.2016 tarihinde 260.520 adet hissesini dava dışı ...'ya devrettiğini, Tekirdağ CBS'nin 05.07.2018 tarihli yazısı ile davacı hakkındaki soruşturmanın 18.03.2016 tarihinde başlatıldığının bildirildiğini, hisse devirlerinin geçersiz sayılarak resen terkini işleminin TMSF tarafından yapılan bir işlem olmadığını, şirket yönetim kurulu tarafından yerine getirilmesinden ibaret olduğunu, davalı kurumun sadece kayyım sıfatı ile davaya konu işlemi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirdiğini, işbu nedenlerle davanın TMSF aleyhine açılması veya sorumluluk atfedilmesinin hukuken mümkün olmadığını bildirmekle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince dava dışı ... Kuyumculuk şirketine 5271 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atandığı, ... Kuyumculuk Yönetim Kurulu tarafından 12.09.2018 tarihinde 7086 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 12.04.2016 tarihli Kasım ...'nın şirketteki 360520 adet hissesinin davacı ...'ya devredilmesine dair işlemin resen terkin edilmesi yönünde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuru ve bildirimde bulunulduğu, yine ... Kuyumculuk yönetim kurulunun bu başvuru hakkında TMSF'ye 25.09.2018 tarihinde bilgi verdiği, TMSF tarafından 22.10.2018 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirimde bulunulduğu, TMSF tarafından yapılan bildirime istinaden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 02.11.2018 tarihinde davacının hisse devir almasına ilişkin işlemin resen terkinine karar verdiği ve davacının hisselerinin resen terkin edildiğinin anlaşıldığı, anılan yasanın 4 üncü maddesi uyarınca muvazaalı devir işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen terkin edileceğinin düzenlendiği, anılan Kanunda davalıya resen terkin işlemi yapması konusunda yetki verilmediği, nitekim dava konusu hisse devir sözleşmesinin terkin ve tescil edilmesine İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından karar verildiği, davalının sadece bildirimde bulunduğu, bildirimin hukuki sonuç doğuran icrai nitelikte bir işlem olmadığı, husumetin işlemi tesis eden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın pasif husumet nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ... Kuyumculuk ortaklarından Kasım ...'nın şirketteki 30520 hissesini davacıya 12.04.2016 tarihinde devrettiği, ortak Kasım ... hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.03.2016 tarihinde başlatılan soruşturma nedeniyle Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/1066 D. İş sayılı kararı ile ... Kuyumculuk şirketine CMK 133/1 maddesi uyarınca TMSF'nin yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak ve yeni yönetim görev ve yetkilerini ifa etmek üzere kayyım olarak atanmasına karar verildiği, Şirketin tüzel kişiliğine son verilmeyip tüzel kişiliğinin halen devam ettiği, şirket yönetim kurulu başkan ve üyesi imzasını taşıyan 12.09.2018 tarihli yazı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne hitaben 7086 sayılı Yasa'nın 4 üncü maddesine dayanılarak Kasım ...'nın ...'ya devir ettiği hisselerin resen terkin ve eski hale getirilmesi hususunda yazı yazıldığı, yine şirket yönetim kurulu başkan ve üyesinin TMSF iştirakler ve gayrimenkuller daire başkanlığına hitaben yazdıkları 25.09.2018 tarihli yazı ile açıklamada bulunarak Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazdıkları 12.09.2018 tarihli yazı ile bildirimde bulunduklarını bildirerek bilgi ve değerlendirmeye sundukları, TMSF İştirakler Ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı'nın da 22.10.2018 tarihli İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne hiteban yazdığı yazı ile yönetim kurulunun 25.09.2018 tarihli yazısını ve eklerini Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderdiği, 07.11.2018 tarihli 9697 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde, TMSF'nin bahsi geçen yazısı özetlendikten sonra devir işlemine ait 17.05.2016 tescil işleminin resen terkin edildiğinin ilan edildiği, dosyaya sunulan Ticaret Sicili Gazetesindeki ilana göre terkin işleminin şirket yönetim kurulu başkan ve üyesinin ve TMSF'nin bildirimi üzerine Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen yapıldığı, şirket tüzel kişiliğinin ise halen devam ettiği, terkin işlemine ilişkin gerek şirket yönetim kurulunca gerekse TMSF tarafından alınmış bir kararla terkin işleminin gerçekleştirilmediği, şirket yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile TMSF'nin şirketteki pay devri ve yürütülen soruşturma hakkında gerekli bilgileri Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne iletme dışında konuya ilişkin aldığı bir karar veya yaptığı bir işlem bulunmadığı, terkin işleminin 7086 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde düzenlenen kanuni karine gereği Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen gerçekleştirildiği, bu duruma eldeki davada TMSF'nin taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 7086 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi Gereği Hisse Devrinin Terkin İşleminin İptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.7086 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.11.2014 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.