(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/16063 E. , 2013/4098 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ...., gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlana…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/16063 E. , 2013/4098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ...., gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iaptali istemine ilişkindir. Davalı vekili borcun ödenmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının ödeme savunmasını ispat edemediği, teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Somut olayda uyuşmazlık, davacıya yapılan 120.000. TL nakit ödemeyi içeren ve davacının düzenlediği 21.4.2007 tarihli “para makbuzu”nun; 24.4.2007 tarihli ve toplam 120.000. TL bedelli üç adet çekin alındığına dair tahsilat makbuzu ile mükerrer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı yan, 24.4.2007 tarihli çek tahsilatına ilişkin makbuzda imza olmaması nedeniyle davalı tarafından makbuz talep edilmesi üzerine 21.4.2007 tarihli para makbuzunun düzenlendiğini, dolayısıyla 21.4.2007 tarihli makbuzun 24.4.2007 tarihli çeklere ilişkin makbuz yerine mükerrer düzenlenmiş olduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise yanlar arası ilişkide çeklerin avans olarak verildiğini, daha sonra mal teslim edildiğini, açık hesabın bu şekilde işlediğini, 21.4.2007 tarihli para makbuzunun tarihinin çeklere ilişkin makbuzun(24.4.2007) tarihinden üç gün önceye ait olması nedeniyle mükerrerlik bulunmadığını, önce nakit para verilerek 21.4.2007 tarihli para makbuzun alındığını, daha sonra çeklerin verildiğini, makbuzlardan birinin içeriğinin para, diğerinin ise çek olması nedeniyle de mükerrerlik iddiasının kabul edilemeyeceğini savunmuştur. Uyuşmazlık ile ilgili alınan 19.3.2010 tarihli bilirkişi 1. ek raporunda davacının düzenlediği fatura üzerine davalının ödeme yaptığı ve taraflar arasındaki ilişkinin bu şekilde süregeldiği belirtilmişken, 7.12.2010 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda ise ihtilafın ortaya çıkmasına kadar yanlar arasındaki ticari ilişkinin peşin çek uygulaması şeklinde olduğu, ekstrelere bakıldığında davalının davacıya borçlu değilken ileri tarihli çeklerle ödeme yaptığı belirtilmiştir. Bu nedenle bilirkişi raporları arasında uyuşmazlığın esasına ilişkin yapılan tespitler çelişkilidir.