11. Hukuk Dairesi 2020/5471 E. , 2021/7285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/740 ESAS TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarih ve 2015/682 E. - 2018/444 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 13
**11. Hukuk Dairesi 2020/5471 E. , 2021/7285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ BİRLEŞEN DAVA : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/740 ESAS TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.06.2018 tarih ve 2015/682 E. - 2018/444 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.02.2020 tarih ve 2018/2354 E. - 2020/228 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkili bankanın Başkent Kurumsal Şubesi ile Galenos Ecza Deposu Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçene kredi tahsis edildiğini, davalı ...'ın işbu sözleşme kapsamında müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilmesine rağmen alacağın tahsil edilememesi üzerine Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2015/19770 esas sayılı takip dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, asıl dava konusu sözleşme gereği Sanofi Sağlık Ürünleri Ltd. Şti. lehine düzenlenen iki adet teminat mektubunun talep üzerine nakde çevrildiği ve 02.10.2015 tarihli denkont ile 800.000,00 TL ödeme yapıldığı bu bedelin davalıdan tahsili için Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/21447 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz üzerine durduğunu iddia ederek, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali ile 804.602,74 TL üzerinden takibin devamına, borçlunun itiraz ettiği miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kredi borcuna kefaletinin bulunmadığını, kefalette eş rızasının yer almadığını, eşine atfen atılan imzaların sahte olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı banka tarafından davalı ... aleyhine dava dışı Galenos Ecza Deposu Tic. ve San. A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı ...'ın müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attığı, genel kredi sözleşmesinin ve muvafakatnamenin düzenlendiği 27/11/2012 tarihinde 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girdiği, 584/1 maddesi gereğince eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşamaya hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu, davalının sorumluluğuna dayanak teşkil eden kefalet sözleşmesindeki davalının eşi ...'a atfen atılan imzanın onun elinin ürünü olmadığı dolayısıyla eş muvafakatının bulunmadığı, bu nedenle kefalete değer verilemeyeceği, itirazın haklı olduğu gerekçesiyle birleşen her iki dosyada davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, takip konusu genel kredi sözleşmesinin 27/11/2012 tarihli olduğu, imza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 584/1.maddesi gereğince asıl ve birleşen davada davalı ...'ın kefil olabilmesi için eşinin rızasının alınması gerektiği, takip konusu sözleşmeye istinaden düzenlenen ve imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının kefaletine rızasına gösteren 27/11/2012 tarihli "Muvafakatname" başlıklı belgedeki imzanın davalının eşi ...'a ait olmadığı, ancak asıl ve birleşene davaların kararda ayrı ayrı ve infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde hüküm kurulması gerektiği, asıl ve birleşen davada davalının asıl borçlu şirketin ortağı olduğu ve asıl ve birleşen davada davacı bankanın takip yapmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kamu düzeni gözetilerek ayrı ayrı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 21/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.