11. Hukuk Dairesi 2013/2424 E. , 2013/18966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2009/137-2012/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v
**11. Hukuk Dairesi 2013/2424 E. , 2013/18966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2009/137-2012/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “Ayfit” ibareli markası bulunduğunu, davalı şirket adına TPE nezdinde tescilli “Fit” ibareli markanın tescilli olduğu 29, 32. sınıfın tamamı ve 30.sınıftaki malların büyük bir kısmında 5 yılı aşkın süredir kesintisiz olarak kullanılmadığı ileri sürerek, davalıya ait markanın 29 ve 32. sınıfların tamamı, 30. sınıfta “pastacılık, fırıncılık mamulleri, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, gofretler, kekler, hububat ve mamulleri” alt grupları dışında kalan mallar yönünden hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin markayı kullandığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın markasının yargılama sırasında Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi kararı ile hükümsüz hale geldiği, markasının iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafın hukuki yararı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, 556 sayılı KHK'nın 43. maddesinde zarar gören kişilerin hükümsüzlük davası açabileceği hususu düzenlenmiştir.Davalı ile aynı alanda faaliyet gösteren davacının sonradan markası hükümsüz kılınsa bile, davalının markaların hükümsüzlüğüne ilişkin dava açmakta hukuki yararı mevcuttur. Zarar gören kavramının sadece tescilli marka sahibi olarak dar yorumlanması mümkün bulunmadığından yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.