2. Ceza Dairesi 2023/8492 E. , 2024/1819 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2011/29 E., 2011/700 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2010 gün 274-300; 06.12.2008 gün 144-234, 23.09.1974 gün 224-408 ve 16.04.1973 gün 213-345 sayılı kararlarında temyiz süresinin geçirilmesinde…
**2. Ceza Dairesi 2023/8492 E. , 2024/1819 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2011/29 E., 2011/700 K. SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2010 gün 274-300; 06.12.2008 gün 144-234, 23.09.1974 gün 224-408 ve 16.04.1973 gün 213-345 sayılı kararlarında temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hâle getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtayda olduğu belirtilmiştir. Anılan Ceza Genel Kurulu Kararları ışığında ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca eski hâle getirme istemi konusunda karar verme görevinin, bu istemle birlikte temyiz itirazı da yapılmış bulunduğundan, Yargıtaya ait olduğu, kararın suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı açıklandığı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz yoluna başvurmadığı, suça sürüklenen çocuğun kendisine ise kararın tebliğ edilmediği, Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “ Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle, suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; 1-Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde, Hattat Hamit Aytaç İlköğretim Okulunda bulunan ve katılan tarafından işletilen kantine girdiği, kantin içerisinde bulunan vitrin üzerindeki sürgülü alüminyum pencerenin sağ alt köşesini kırdığı ve kantin içerisinde bulunan 1.600,00 TL bozuk para ile 4 paket meyve suyunu çalması şeklinde gerçekleşen eylemlemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 31/3. maddelerinde tanımlanan suçun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık aslî zamanaşımı süresinin, 18.10.2011 olan karar tarihinden, incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.02.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.