7. Hukuk Dairesi 2013/15483 E. , 2013/10076 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile
**7. Hukuk Dairesi 2013/15483 E. , 2013/10076 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik görünmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, fazla çalışma ücreti, bayram ve tatili ücreti, cezai şart alacağı ve bakiye süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Daha önce mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesi tarafından davacının iş akdinin objektif neden bulunmadığından belirsiz süreli olarak kabulü gerektiğinden cezai şart ve bakiye süre ücreti alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmi olarak bozulması üzerine mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda cezai şart ve bakiye süre ücretine ilişkin talebin reddine, temyize konu edilmeyen alacak taleplerine ilişkin olarak verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay'ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır. Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece bozma kararına konu edilmeyen fazla mesai ücreti alacağına ilişkin olarak hüküm kurulmaması hatalı ise de bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine; "Fazla çalışma ücretinden takdiren %30 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra kalan 7.894,82 TL'nın dava dilekçesi ile talep edilen bölümüne 19/07/2005 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine ilişkin mahkememizin 30.03.2010 tarihli kararı, bozma kararı kapsamı dışında kalmakla bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, sair bentlerin buna göre takip ettirilmesine, kararın bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.