7. Hukuk Dairesi 2013/6799 E. , 2013/14488 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı karşı davalı işçi; davalıya ait işyerinde 09/08/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, işveren yetkilisi ile aralarında yaşanan sorunlar ve yasal haklarını talep etm
**7. Hukuk Dairesi 2013/6799 E. , 2013/14488 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı karşı davalı işçi; davalıya ait işyerinde 09/08/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, işveren yetkilisi ile aralarında yaşanan sorunlar ve yasal haklarını talep etmesi üzerine gerçek dışı olaylarla ilgili suçlamalarla işten çıkarıldığını, çalıştığı sürece mali müşavirlik tarafından denetim yapılmamış olmasına rağmen 02/06/2009 tarihinde kasada açık varmış gibi tutanak tutulduğunu, vergi mevzuatı açısından çifte kayıtlarla tutulan hileli muhasebe kayıtlarının farklarını kendi açığı gibi gösterdiklerini, 09/06/2009 tarihli ihtarname ile işyerinde rutin yapılan iç mali teftişte 12.558,93 TL kasa açığı olduğu, şirkete yapılan giderlerle ilgili evrakın gecikmeli kayıtlara işlendiği iddiasıyla iş akdinin 25/2 bendi gereğince feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Davalı-karşı davacı işveren ise; şirketin tüm ticari faaliyetlerinin resmi olduğunu, hiçbir şekilde gayri resmi uygulamasının bulunmadığını, davacının 09/08/2000 tarihinde çalışmaya başladığını, finans sorumlusu olarak çalışan davacının şirket kasa kayıtlarının tutulması, kasa defterinin yazılması ve imzalanması, kasa giriş ve çıkış işlemlerinin takibinde tek ve asıl sorumlu olduğunu, kasa zimmeti olan tek personel olduğunu, 02/06/2009 tarihinde gerçekleşen mali teftişte zimmetinde ve sorumluluğunda bulunan ve bizzat kendi el yazısı ile tutmakla yükümlü ve sorumlu olduğu kasa defterinde 12.558,93 TL açık tespit edildiğini, davacının kötüniyet tazminatının yerinde olmadığını, fesih sebebinin belli olduğunu, aleyhlerine açılan davanın reddi ile davacının 12.558,93 TL kasa açığına sebebiyet verdiğini, bu hususun uzman bilirkişi marifeti ile tespit edilebileceğini beyanla açılan karşı davanın kabulu ile 12.558,93 TL'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, işyerinde yapılan keşif sonrası alınan Mali Müşavir raporuna göre, davacının kasa işlemlerinde usulsüzlükler yaptığı belirlendiğinden feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek davacının tüm taleplerinin reddine, kasadan tek sorumlunun davacı olmaması ve kasa açığının tam olarak ispatlanamamış olması nedeniyle karşı davanın da reddine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 nci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut olayda; taraflar arasında iş aktinin ne şekilde ve hangi gerekçe ile sona erdiği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalı, kasa açığına sebebiyet verdiği gerekçesi ile davacının iş aktine haklı nedenle son verdiğini, davacı ise, işverenin feshe konu ettiği iddiayı kabul etmediğini ve feshin haksız olduğunu iddia etmiştir. Dosyada kasa sorumluluğunun davacıya ait olup olmadığı hususunda açıklık bulunmadığı gibi, davacının işyerindeki görev tanımına ilişkin hiçbir belge de bulunmamaktadır. Kaldı ki, kasanın günlük işleyişi ile ilgili keşifte yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, zorunlu olarak kasada tutulması gereken günlük miktar ile, varsa ilgili banka hesabına yatırılan miktarın ne olduğu hususu tespit edilmemiştir. Ayrıca, bilirkişi tespitine, tanık beyanlarına ve dosyadaki delillere bütün olarak bakıldığında, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kasa sorumluluğunun çalışan davacıya ait olup olmadığı hususunda bir sonuca ulaşılamadığı da anlaşılmaktadır. Davalı işverenin şayet varsa, kasa açığının ne şekilde olduğuna açıklık kazandırıldıktan sonra, davacı işçinin bu açığa sebebiyet verdiği ve açığın davacı sorumluluğundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturularak feshin gerçekte ne şekilde olduğu belirlenmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı şirketin diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.