T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1224 - 2026/155 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1224 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/39 E 2022/897 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILD…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1224 - 2026/155 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1224 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/39 E 2022/897 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22/05/2018 teklif tarihli "Eski Sivrihisar ilçesi ile Muhtelif Mahallelerde İçme Suyu İnşaatı Yapım İşi” kapsamında kullanılacak muhtelif çap ve metrajda düktil boru ve fittings satımına ilişkin sözleşme imzalandığını, 2018 yılında farklı tarihlerde yaklaşık 408.000,00 TL tutarında düktil boru ve fittings malzemesinin davalı yana teslim edildiğini, davalının malzemenin ayıplı veya eksik olduğu yönünde ihbarda veya savunmada bulunmadığını, müvekkilinin davalıdan olan satım akdinden kaynaklı 151.608,44 TL bakiye alacağının tahsili için sözlü görüşmeler yapıldığını, bakiye alacağı ödemekten imtina eden davalının müvekkiline hitaben 22/02/2019 tarihli 138.267,60 TL bedelli fatura düzenlediğini, süresinde noterden çekilen 28/02/2019 tarihli ihtarname ile davalının düzenlendiği faturaya itiraz edilerek cari hesabın ödenmesinin davalıdan talep edildiğini, davalı yanın ikinci kez 01/03/2019 tarihli 138.267,60 TL bedelli fatura düzenleyip sistem üzerinden gönderdiğini, 08/03/2019 tarihli ihtarname ile bu faturaya da itiraz edildiğini, bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin ve icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin ifası kapsamında davacı tarafından üretilen boruların ilgili şantiye sahasında kullanılmak üzere getirildiğini fakat idare tarafından yapılan incelemeler neticesinde boruların eski tarihli üretildiğinin ve kısmi hasarlı olduğunun tespit edildiğini, idarenin müvekkiline 20/06/2018 tarihli yazı ile durumu bildirerek söz konusu hasarlı ve uygunsuz boruların test işlemlerinin yapılması gerektiğinin ihtarı ile boruların şantiye sahasından uzaklaştırılmasını talep ettiğini, taraflar arasında imzalanan anlaşmanın 3.1.3. ve 3.1.4. maddeleri uyarınca davacı satıcının idare tarafından uygun bulunmayan ve kabul edilmeyen söz konusu malzemelere ilişkin yurt içinde yapılacak olan test bedelleri ve değişim masraflarından sorumlu olduğunu, idarenin yazısı üzerine hasarlı ve uygunsuz boruların kaldırılmasının davacıdan talep edilmesine rağmen talebin davacı tarafından karşılanmadığını, 12/10/2018 tarihli mail ile talebin yenilenerek 16/10/2018 tarihinde test işlemlerinin yapılacağı ve masrafların davacıya ait olacağı hususlarının bildirildiğini, yine 01/11/2018 tarihli mail ile test sonuçlarının davacıya bildirildiğini, idarenin davalıya gönderdiği 06/11/2018 tarihli yazı ile yapılan testler sonucu ürünlerin standart ve şartlardaki değerleri sağlamadığından uygun görülmediği belirtilerek boruların sahadan alınmasının talep edildiğini, 07/11/2018 tarihli mail ile idarenin yazısı, kontrol formları ve muayene raporlarının davacıya iletilerek boruların kaldırılması aksi halde yükleme, boşaltma ve nakliye masraflarının davacıya ait olacağının ihtar edildiğini, tüm bildirimlere rağmen davacının boruları kaldırmadığını, 22/01/2019 tarihli mail ile hasarlı ve uygunsuz borular nedeniyle yapılan masrafların davacıya bildirilmesine rağmen faturalandırılan masrafların davacı tarafından ödenmediğini, borulara ilişkin 12/02/2019 tarihli iade faturası ile iade ve test işlemleri için yapılan masraflar nedeniyle 01/03/2019 tarihli faturaya davacının itiraz ettiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davacının boruların hasarlı ve uygunsuz olduğunu bildiği halde kötüniyetli olarak takip başlattığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.maddesi gereğince, davacı satıcının boruları idarenin teknik şartnamesine uygun üretmeyi ve sevk etmeyi kabul ettiği, idarenin teknik şartnamesine göre uygun olmayan veya idarece kabul edilmeyen boruların acilen değiştirileceği veya bedelinin iade edileceği, idare tarafından davalıya gönderilen 20/06/2018 tarihli yazıda 300 FDK boruların eski tarihli üretilmiş ve kısmi hasarlı olması nedeniyle numune alınmadığı, boruların şantiyeden kaldırılması, şartnameye uygun üretilecek borulardan numune alınarak test yapılacağı yönünde bilgi verildiği, bu yazı üzerine davalı tarafından davacıya mailler gönderildiği, test sonuçlarına göre 150 FDK borulardan alınan numunelerin ilgili standart ve şartnamedeki değerleri sağlamadığı tespit edildiğinden idarece uygun görülmediği, durumun davalı tarafından davacıya bildirildiği, satıma konu boruların ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının davalı tarafça davacıya yapıldığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin garanti hususunu düzenleyen 7. maddesi dikkate alındığında ayıp ihbarlarının da süresinde olduğu, taraf defter kayıtları mali yönden birbirini teyit etse de satıma konu malzemelerin ayıplı olduğu, davacının sözleşmenin 3.maddesinde belirtilen yükümlülüğe aykırı hareket ettiği, bakiye alacağı talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; malzemelerin ayıplı olduğu kabul edilse dahi borularla ilgili birden fazla testin yapıldığını, en son test tarihi olan 05/01/2019 tarihinden yaklaşık 17 gün sonra davalının mail yoluyla bildirimde bulunduğunu, TTK 23.maddesi gereğince 8 günlük süre geçtikten sonra ihbar yapıldığını, mahkemece bu test tarihi göz ardı edilerek 07/11/2018 tarihli mailin ayıp ihbarı olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davalıya 408.000,00 TL değerinde boru ve malzeme teslim edildiğini, bakiye 151.608,44 TL alacak için takip başlatıldığını, yapılan incelemede de müvekkilinin bu miktarda alacaklı olduğunun tespit edildiğini, malların ayıplı olduğu kabul edilse dahi malların ne kadarlık kısmının ayıplı olduğunun belli olmadığını, ayıplı malın değeri tespit edilerek alacak miktarının hesaplanmasının gerektiğini, davalının 29/01/2019 tarihli mailde dahi testi geçemeyen malzeme değerinin 55.053,69 TL olarak belirtildiğini, davanın tümden reddinin yerinde olmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen malzemenin müvekkiline teslim edilmediğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini, ayıplı olsa da ekonomik değerinin hesaplanması gerektiğini, davalının düzenlediği ve müvekkili tarafından itiraz edilen faturalarda ayıplı olduğu iddia edilen tutar dışında, hizmet, konaklama gibi varsayıma dayalı tutarların faturaya dahil edilerek cari hesabın denkleştirilmeye çalışıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının davalıya sattığı mallar nedeniyle bakiye alacağının bulunup bulunulmadığı, malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, davacının alacaklı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2019/8385 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 19/06/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaba dayalı 151.608,44 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 22/05/2018 tarihinde teklif formu ile, davalının yüklenicisi olduğu Eski Sivrihisar İlçesi ile Muhtelif Mahallelerde İçme Suyu İnşaatı Yapım işi kapsamında kullanılacak muhtelif çap ve metrajda düktil boru ve fittings alınması konusunda tarafların anlaştığı, sözleşmenin 3.3 maddesinde, davacı satıcının satıma konu malları idarenin teknik şartnamesine uygun ürettirmeyi, sevk etmeyi kabul ettiği, idarenin teknik şartnamesine uygun olmayan veya idarece kabul edilmeyen malların olması halinde acilen değiştirileceği veya bedelinin iade edileceği, 3.4 maddesinde idarenin istemesi durumunda yurt içinde yapılacak testlerin davacı satıcıya ait olduğu, malzemenin cinsi bakımından DN150, DN200, DN250, DN300 düktil boru ve fittings toplam fiyatının 413.011,80 USD olarak kararlaştırıldığı görülmüştür. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporlarında özetle, davacı tarafından düzenlenen 13/11/2018-31/12/2018-31/12/2018-30/01/2019 tarihli 4 adet satış faturası 122.359,55 USD karşılığı 658.858,99 TL bedelli faturaların, davalı tarafından ürün iadesine ilişkin düzenlenen 12/02/2019 tarihli 4.543,00 USD karşılığı 24.231,91 TL bedelli faturanın, davalının masraflara yönelik düzenlediği 22/02/2019 tarihli 138.267,60 TL faturası ile bu faturanın davacı tarafından iade edilmesine ilişkin faturanın ve davalı tarafından yapılan ödemelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerine göre takipte talep edilen miktar olan 151.608,44 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre ise, 12.543,25 TL davacıdan alacaklı olduğu, taraf kayıtları arasındaki farkın davalı tarafından masraflar için düzenlenen 01/03/2019 tarihli 138.267,60 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacının defterlerinden kayıtlı olmamasından, kalan 25.884,29 TL farkın ise davacının kayıtlarında olan davalının kayıtlarında olmayan kur değerlendirmesinden kaynaklandığının tespit edildiği görülmüştür. İdare tarafından davalıya hitaben düzenlenen 20/06/2018 tarihli yazıda, inşaatta kullanılmak üzere şantiye gelmiş olan Q300 FDK boruların testler için numune almak için incelendiği, ancak boruların eski tarihli üretilmiş olduğu ve kısmi hasarlı olduğu tespit edildiğinden numune alınmadığı, boruların şantiye alanından alınması gerektiği, şartnameye uygun üretilecek borulardan numune alınarak gerekli testlerin yapılacağı yönünde bilgi verildiği görülmüştür. Davalı tarafından davacı tarafa gönderilen 12/10/20218 tarihli mailde; daha önce görüşüldüğü, idare tarafından kabul görmeyen boruların yerinde alınmadığı, borular yerinden alınmadan idarenin 150 FDK boruların döşenmesine izin vermediği belirtilerek boruların kaldırılmasının talep edildiği, Aynı tarihli yine davalı tarafından davacıya gönderilen diğer mailde; 16/10/2018 tarihinde ... laboratuvarlarında idareden katılacak kabul ve test heyetince testlerin yapılacağı, idarenin istemesi durumunda yurt içinde yapılacak test giderlerinin davacı tarafa ait olduğu, test programının davacı tarafından yapılması gerektiğinin belirtildiği, ... laboratuvarları tarafından 29/10/2018 tarihinde test sonuçlarının düzenlendiği, Davalı tarafından 01/11/2018 tarihli mail ile test sonuçlarının davacıya bildirildiği, İdare tarafından davalıya yazılan 06/11/2018 tarihli yazı ile, 150 FDK boruların şartname gereği 16/10/218 ve 23/10/2018 tarihlerinde teste tabi tutulduğu, test sonuçlarına göre ilgili standart ve şartnamedeki değerleri sağlamadığından boruların döşenmesinin uygun görülmediği belirtilerek daha önceki yazı ile bildirilen 300 FDK borular ile şimdi bildirilen 150 FDK boruların sahadan alınmasının talep edildiği, Davalı tarafından davacıya gönderilen 07/11/2018 tarihli mail ile, testi geçmeyen boruların raporları gönderilerek boruların sahadan kaldırılmasının aksi halde masrafların davacıya ait olacağının bildirildiği, Davalı tarafından davacıya gönderilen 22/01/2019 tarihli mail ile, testlerin kabul olmamasından ve çekleri verilip gelmeyen fittings malzemeden kaynaklı hesap özetinin davacıya gönderildiği görülmüştür. Davalı tarafından masraflar için düzenlenen 22/02/2019 tarihli 138.267,60 TL bedelli faturaya davacının itiraz ettiği, davalı tarafından 01/03/2019 tarihinde tekrar aynı miktarda fatura düzenlendiği görülmüştür. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında birden fazla cins borunun satışının kararlaştırıldığı, davacı tarafından teslim edilen 300 FDK boruların eski tarihli ve kısmi hasarlı olması nedeniyle idare tarafından kabul edilmediği, idarenin 20/06/2018 tarihinde davalıya durumu bildirildiği halde davalının davacıya 12/10/2018 tarihli maille yaptığı bildirimden önce süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair delil sunulmadığı, bu durumda 300 FDK borular için ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, bu malların mevcut hali ile kabul edilmiş sayılması nedeniyle davacının alacak talebinde bulunamayacağı, 150 FDK borular yönünden ise test sonuçlarının hemen davacıya bildirildiği, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, malların davalı uhdesinde bulunması nedeniyle davacının bu mallar için sadece varsa hurda değerini talep edebileceği dikkate alınarak ve iddia edilen masraflar yönünden sorumluluğun kime ait olduğu da belirlenmek suretiyle bu yönde inceleme ve hesaplama yapılması bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2020/39Esas, 2022/897Karar ve 22/11/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 20/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."