12. Hukuk Dairesi 2022/13248 E. , 2023/5412 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2724 E., 2022/2668 K. ... ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/260 E., 2021/613 K. Taraflar arasındaki icra memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın karşı taraf alacaklı vekili ta
**12. Hukuk Dairesi 2022/13248 E. , 2023/5412 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2724 E., 2022/2668 K. ... ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/260 E., 2021/613 K. Taraflar arasındaki icra memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın karşı taraf alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; 2008 tarihinde alacaklı tarafından başlatılan takipte müvekkilinin borca ve ferilerine itiraz ettiğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1439 Esas 2009/1091 Karar sayılı dosyasında itirazın kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece adı geçen dosyada faiz yönünden hüküm kurulmadığı, alacaklının duruşmada faiz talebi olmadığını beyan ettiği dolayısıyla dosya alacağının anaparaya ilişkin olması gerektiğini, 06.03.2017 tarihinde düzenlenen dosya kapak hesabında alacak miktarı 33.900,00 TL olarak yazılmışsa da İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1439 Esas 2009/1091 Karar sayılı dosyasında alacağın 33.841,00 TL olduğu belirtildiği, alacaklı tarafa 16.800,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin icra dosyasına bildirilmediğini, , dosya kapak hesabında vekalet ücreti alacağı talep edilmişse de alacaklının vekille temsil edilmediğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1439 Esas 2009/1091 Karar sayılı dosyasında alacaklının faiz yönünden itirazın kaldırılması talebi bulunmadığı için 361.791, 95 TL faiz alacağının talep edilemeyeceğini, takip konusu kira alacağının 20.01.2010 ile 05.03.2015 tarihleri arasında beş yıllık zamanaşımına uğradığını ileri sürerek yukarıda belirtilen alacak kalemlerine yönelik şikayetinin kabulünü talep etmiştir. II. CEVAP Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun soyut iddialara dayalı olarak mahkemeye kötüniyetle başvurduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını beyan ederek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı tarafından şikayet eden borçlu ve diğerleri aleyhine kira alacağından kaynaklı takip başlatıldığı, borçlunun dosya kapak hesabındaki alacak miktarına itiraz etmesi üzerine alınan 26.05.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre kapak hesap tarihi itibariyle borç miktarının 36.934,53 TL olduğu, takip tarihinden sonra yapılan 16.800,00 TL ödemenin icra dosyasının kesin infazı sırasında dikkate alınması gerektiği tespit edildiği, alınan raporun İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1439 Esas 2009/1091 Karar sayılı dosyası ve icra dosyası içeriğine uygun olmasından ötürü hüküm kurmaya elverişli olduğu, alacaklı takip talebinde %10 oranında gecikme tazminatı talep etmişse de tazminat ödemeyi gerektirecek koşulların oluşup oluşmadığı yargılamayı gerektirdiğinden kapak hesabında bu miktarın dikkate alınmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, 06.03.2017 tarihi itibariyle dosya borcunun 36.934,53 TL olduğunun kabulüne, fazla talep edilen kısmın iptaline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Kira sözleşmesinde kararlaştırılan gecikme cezasının takipte talep edilmesinin hukuka uygun olduğunu, %10 gecikme tazminatının temerrüt tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini, 16.800,00 TL ödemenin yapıldığına dair yazılı belge sunulmadığını bu sebeple alacak miktarının tespitinde değerlendirilmemesini ve İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1439 Esas 2009/1091 Karar sayılı dosyasında hükmedilen %40 inkar tazminatının dosya hesabında dikkate alınması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2016/28041 Esas sayılı dosyasında, alacaklı tarafından kira alacağının tahsiline ilişkin haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun asıl borca, faize ve fer'ilere karşı itirazı üzerine açılan İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 18/06/2009 tarihli, 2008/1439 E.- 2009/1091 K.sayılı kararında itirazın 33.841,00 TL ile sınırlı olarak kaldırılmasına, tahliyeye ve %40 tazminata karar verildiği, anılan kararın 03.12.2009 tarihinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, alacaklı vekilince her ne kadar kira sözleşmesinde yazılı olan %10 gecikme tazminatının da hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; borçlunun asıl borca ve fer'ilerine itirazı üzerine açılan itirazın kaldırılması davası sonucu verilen kararda itirazın "33.841,00 TL ile sınırlı olarak" kaldırılmasına karar verilmiş olup takip sonrası için talep edilen %10 tazminat yönünden karar verilmediği, alacaklı takip talebinde faiz talebinde bulunmadığından gecikme tazminatı ve faiz talebine ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, itirazın kaldırılması yargılamasında ilk defa hüküm altına alınan yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminat alacaklarının aynı takipten tahsili isteniyorsa bunlar yönünden borçluya ayrı icra emri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerektiği ancak alacaklı vekilinin bu yönde talebinin bulunmadığı, bilirkişi ek raporunda 16.800,00 TL tahsilatın infazda dikkate alınması görüşüne yer verildiğinden alacaklı vekilinin bu miktarın hesaplamada dikkate alınmaması yönündeki istinaf sebebinin de yerinde olmadığı ve mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri %10 gecikme cezasının tarafların özgür iradeleri ile kararlaştırdıkları dikkate alındığında taraflar yönünden bağlayıcı olduğunun değerlendirilmesi gerektiği,16.800,00 TL ödemenin yapıldığına dair yazılı belge sunulmadığını bu sebeple alacak miktarının tespitinde değerlendirilmemesini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kira alacağına ilişkin takipte dosya hesabını şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 16. maddesi 3. Değerlendirme 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...