11. Hukuk Dairesi 2012/17253 E. , 2013/15967 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2007/255-2012/127 kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dil…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17253 E. , 2013/15967 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2007/255-2012/127 kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirketin 1980'li yıllardan beri "..." unvan ve markası altında ev tekstil, mobilya, çeyiz eşyaları ve aksesuar alanında faaliyette bulunan tanınmış bir firma olduğunu, ... isim ve işaretini kamuoyunda maruf hale getirdiğini, müvekkilinin 1997 yılından beri 35. sınıfta tescilli “...” esas unsurlu markaları bulunduğunu, bu nedenle ... ve ... türevli mağazalar açma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, davalının ise 556 sayılı KHK’nın 7. ve 8. maddelerine aykırılık oluşturacak şekilde 35. sınıfta “...” ibaresi ve müvekkili markasındaki “deve” şeklini ön plana çıkaracak şekilde marka tescilinde bulunduğunu, davalının 2004/44762 sayılı “...cı+şekil” ibareli markasının müvekkili markalarıyla tüketiciler nezdinde iltibas oluşturduğunu, davalının müvekkilinin tescil önceliğine sahip olduğu “...” ibaresini ayırtedicilik sağlamadan ticaret unvanında kullanmasının da TTK’nın 43,47,54 ve 57/5. maddeleri uyarınca haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek, davalının ...cı+şekil ibareli markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, “...” ibaresinin TTK’nın 57/5. maddesi uyarınca davalının unvanından terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin kuruyemiş ve türevi gıda maddeleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, 1964 yılında "... Kuruyemiş ve Dahili Ticaret İhsan Taşkur" adıyla ticari faaliyetine Eminönü'ndeki tarihi Kuruyemiş Çarşısında başladığını, 2004 yılında şahıs şirketini aynı unvan adı altında sermeye şirketine dönüştürdüklerini, davacı ve müvekkilinin farklı ticari alanlarda faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları görsel olarak karşılaştırıldığında birbirinden farklı olup sadece benzerliğin davacı markasının esaslı unsuru niteliğindeki “...” ve davalı markasındaki “...cı” kelimelerinde olduğu, taraf markaları 35. sınıfta tescilli olup emtia listesi incelendiğinde davacı markalarındaki “mağaza ve mağazalar zincirlerinin kurulması, yönetilmesi ve organizasyonuyla ilgili danışmanlık hizmetleri”, davalı markasındaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” ile yakınlık gösterse de davacının markasının “çeyiz ve ev tekstili” yönünden Türkiye’de ve özellikle İstanbul'da sektörel tanınmış marka olduğu, davalı markasındaki .../... -2- emtiaların tamamının gıda maddeleri niteliğinde olduğu, bu tür maddelerin bir araya getirildiği mağazaların davacı markasını taşıyan ürünlerin bir araya getirildiği mağazalar ile karıştırılması ve özellikle tüketici kitlesinin bu farklı ürünleri bir diğerinin yerine alması mümkün olmadığından KHK'nın 8/4 maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ayrıca tarafların ticaret unvanlarının ilk kelimesi “...” ise de davacının unvanı “... Tekstil”, davalının unvanı ise “... Kuruyemiş” olarak isimlendirileceğinden yardımcı unsur niteliğindeki “...” ibaresinin TTK’nın 52. ve 54. maddesi anlamında unvan tecavüzünü ayrıca TTK’nın 57/5. anlamında unvanların karıştırılması ve dolayısıyla haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı tarafın unvan terkinine yönelik talebi konusunda mahkemece, “tarafların ticaret unvanlarının ilk kelimesi “...” ise de davacının unvanı “... Tekstil”, davalının unvanı ise “... Kuruyemiş” olarak isimlendirileceğinden yardımcı unsur niteliğindeki “...” ibaresinin TTK’nın 52. ve 54. maddesi anlamında unvan tecavüzünü gerektirmediği, TTK’nın 57/5. anlamında unvanların karıştırılması ve dolayısıyla haksız rekabet oluşturmayacağı” gerekçesiyle red kararı verilmiştir. Ancak, karar gerekçesinde belirtildiği gibi tarafların ticaret unvanlarındaki “...” ibaresi yardımcı unsur olmayıp esas unsurdur. Bu itibarla davacının unvan terkini talebi değerlendirilirken taraf şirketlerin faaliyet konuları da dikkate alınarak iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.