11. Hukuk Dairesi 2010/10932 E. , 2012/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir(Kapatılan) 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2009/407-2009/1480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl
**11. Hukuk Dairesi 2010/10932 E. , 2012/1779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir(Kapatılan) 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2009/407-2009/1480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortaladığı Bamesa Çelik Ltd. Şti’ne ait kalıp kesme ve saç kesme makinesinin bakımı için gönderildiği İspanya'dan Gemlik’e deniz yolu ile taşınması işini davalının yaptığını, makinenin nakliye sırasında yağmur sularının sızması sonucu küflenerek 3.117,00.-TL hasar oluştuğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlık nedeni ile Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, taşıma sözleşmesinde Londra Mahkemeleri'nin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin taşıyanın acentesi olduğunu ve doğrudan dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sigortalısı ile davalı acentenin birlikte taraf oldukları bir hukuki ilişki bulunmadığı, davalıya doğrudan dava açılamayacağı, ayrıca davalının taşımada kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rucuan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta sigortalı emtianın davalının sorumlu olduğu iddia edilen gemi ile İspanya’dan Gemlik’e taşındığı, emtianın taşıma sırasında hasarlandığı iddia edilmiştir. Taşıma deniz yolu ile gerçekleştirilmiştir. Davanın açıklanan niteliğine göre, uyuşmazlığın çözümünde TTK’nun deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması zorunludur. Bu durumu değerlendirme görevi de Denizcilik İhtisas Mahkemesine aittir. 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası’nın 4. maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasa'nın Dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara denizcilik ihtisas mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla ticaret mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı ticaret mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Deniz İhtisas Mahkemesi'nin görev alanın tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır. O halde, somut olayda denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla İzmir 1 numaralı Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu dikkate alınıp, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.