11. Hukuk Dairesi 2019/3737 E. , 2020/2101 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/03/2019 tarih ve 2017/847-2019/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş…
**11. Hukuk Dairesi 2019/3737 E. , 2020/2101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/03/2019 tarih ve 2017/847-2019/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirketin İş Bankası ... Ticari Şube'de bulunan hesabına 12/08/2014 tarihinde 950.000,00 TL yatırıldığını; bu hususun şirketin ticari defter ve banka kayıtları ile sabit olduğunu; ... 3. Noterliği'nin 13/05/2015 tarihli 6724 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile söz konusu paranın iadesi istendiği halde davalı şirket tarafından paranın iade edilmediğini; davalının İş Bankası ... Ticari Şube'deki hesabına yatırılan 950.000,00 TL paranın şimdilik 20.000,00 TL'lik kısmının 12/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının alacağı belirli iken kısmi dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davacının müvekkili şirketin dahil olduğu holding bünyesindeki Krom Magnezit A.Ş.'de 17 yıl boyunca müdür olarak çalıştığını, kendisinin müvekkili şirketin hakim ortağı olan ...'ın yeğeni ve diğer ortakların da dayılarının oğlu olduğunu, kendisine güvendiklerini ve nakliye faturalarını ödemeye münhasır olmak üzere 2.000,00 TL.'ye kadar şirket adına çek keşide etme yetkisi verdiklerini, ancak suiistimalinin ortaya çıkması üzerine ... 4. Noterliği'nin 13/03/2015 tarih ve 5989 yevmiye sayılı azilnamesi ile şirketi temsil yetkisinin kaldırıldığını davacının çalıştığı şirketi dolandırdığını ve hakkında pek çok hukuk ve ceza davası açıldığını davacının iddiasının hukuki dayanağının TBK'nun 386. maddesindeki tüketim ödüncü olduğunu ve bunu ispat yükünün de davacıda olduğunu, davacının dayanağı olan havale işleminin bir ödeme aracı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin de bünyesinde bulunduğu bir holdinge bağlı Krom Magnezit A.Ş.'de uzun yıllar müdür olarak çalıştığı ve davalı şirket ortaklarının yakın akrabası olduğu, yakın akrabalık ve güven ilişkisi nedeniyle şirket adına çek keşide etme ve bazı hususlarda şirketi temsil yetkisi bulunduğu, ancak bu yetkinin ... 4. Noterliği'nin 13/03/2015 tarih ve 5989 yevmiye sayılı azilnamesi ile kaldırıldığı, davacının 12.08.2014 tarihinde davalı şirketin İş Bankası ... Ticari Şubesi'ndeki hesabına 950.000,00 TL para yatırdığı, söz konusu tutar yatırılırken yapılan işleme dair herhangi bir özel açıklama yapılmadığı, paranın borç olarak gönderildiğine dair herhangi bir kayıt olmadığı, para yatırma işlemine dair dekontta sadece "nakit yatan" ibaresinin bulunduğu, davacının ... 3. Noterliği'nin 13/05/2015 tarih ve 6724 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile söz konusu paranın 3 gün içerisinde iadesini talep ettiği, ancak ne dava dilekçesinde ve ne de davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede söz konusu paranın davalıya sehven yahut borç olarak gönderildiği hususunda herhangi bir iddianın söz konusu olmadığı, verilen kesin süre içerisinde de söz konusu paranın ne için gönderildiği hususunda davacı tarafça herhangi bir açıklama yapılmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 12/08/2014 tarihli 950.000,00 TL'lik ödemenin davalı şirketin kasasından yine davalı şirket hesabına yapıldığının tespit edildiği, yapılan işlemin havale niteliğinde olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre havalenin bir ödeme vasıtası olması nedeniyle ispat yükünün davacı tarafta olduğu; ancak davacının davasını yazılı belgelerle ispatlayamadığı gibi hatırlatılmış olmasına rağmen davalı tarafa yemin teklifinde de bulunmadığı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.