11. Hukuk Dairesi 2014/7348 E. , 2014/15266 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2011 gün ve 2011/63-2011/570 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/10/2013 gün ve 2012/148-2013/18502 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2014/7348 E. , 2014/15266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2011 gün ve 2011/63-2011/570 sayılı kararı bozan Daire’nin 22/10/2013 gün ve 2012/148-2013/18502 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından sel ve su basması rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerinin bitişiğinde davalıların inşaat yaptıklarını, temel çukuruna dolan yağmur sularının gerekli önlemlerin alınmaması sonucu sigortalı işyerine dolduğunu, meydana gelen hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 233.526,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, yağan aşırı yağışların sigortalıya ait binanın kanalizasyon bacasından geri tepmesi sonucu hasarın meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerinde meydana gelen zararın, aşırı yağan yağmurdan dolayı ...’ye ait atık su kanalının geri tepmesi sonucu sigortalı binanın bodrumunda bulunan rögardan ve WC'den geri gelerek depoya dolduğu ve burada bulunan emtiaya zarar verdiği, bu nedenle davalılara yüklenecek kusur ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekilince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına bozulmuştur. Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, ticari paket sigorta poliçesi ile sel ve su basması rizikolarına karşı teminat altına alınan işyerinin bitişiğinde davalıların inşaat yaptıkları, bu inşaatın temel çukuruna dolan yağmur sularının davalılarca gerekli önlemlerin alınmaması sonucu sigortalı işyerine dolarak hasara neden olduğu ve hasardan dolayı sigortalısına tazminat ödenmek zorunda kalındığını iddia etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise hasarın davalılara ait inşaatın temel çukurunda biriken suların sızmasından kaynaklanmadığı, aksine dava dışı İSKİ'ye ait atık su kanalının yağan şiddetli yağmurdan dolayı yeterli gelmeyip şişerek geri tepmesi ve hasar gören binanın parsel bacasına dolması, parsel bacasına dolan pissuların hasar gören binanın bodrumunda bulunan rögarlardan ve WC'den geri tepmesine neden olduğunun belirtilmesi üzerine; davacı vekili tarafından verilen 20.07.2011 havale tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile sigortalı binayı da davalıların yaptığı, projeye aykırı olarak atık su ve yağmur suyu borularının aynı rögara bağlandığı ve geri tepmeyi engelleyici sistemin atık su bina bacasına konulmadığı, dolayısı ile davalıların binayı inşaa eden olarak sorumlu oldukları ileri sürülmüştür. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce davacı vekilinin bu şekilde iddiasını genişletmesine davalılar vekilinin derhal itiraz etmemesi sebebiyle iddianın genişletilmesine zımnen muvafakat edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla da davacı tarafın genişletmiş olduğu iddiası hakkında gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş ise de, davacı vekilince iddianın genişletilmesine dair verilen 20.07.2011 havale tarihli dilekçe davalılar vekiline tebliğ edilmediği gibi bir sonraki 27.10.2011 tarihli celsede de (hüküm celsesi) duruşma zaptından anlaşıldığı üzere davalılar vekiline verilmemiştir. Bu itibarla, davalı tarafın zımni muvafakatından bahsedilemeyecektir. 27.10.2011 tarihli celseden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun “İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi” başlıklı 141. maddesinde ise iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi için açık muvafakat aranmıştır. Davalı tarafın açık muvafakatı da bulunmadığından, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın onanması gerektiğinden davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizce verilen bozma kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin Dairemizin 22.10.2013 tarihli, 2012/2148 Esas-2013/ 18502 Karar sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan bozma kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, önceki bozma nedeniyli iade edildiği anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.