15. Ceza Dairesi 2013/2755 E. , 2014/18627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 13.02.2008 tarihi yerine sehven 31.03.2008 tarihi yazılmışsa da, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde
**15. Ceza Dairesi 2013/2755 E. , 2014/18627 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak 13.02.2008 tarihi yerine sehven 31.03.2008 tarihi yazılmışsa da, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Şikayetçinin ...Kardeşler Metal San. Ltd .Şti.'nin sahibi ve müdürü olduğu, sanığın şikayetçinin şirketinde kiralık olarak çalışan kamyonun şoförü olduğu, sanığın kullandığı çekici ve bu çekiciye bağlı olan römorka Kayseri’ye götürülmek üzere 25.980 kg levha katod bakırın İzmit Hereke limanından yüklendiği, sanığın teslim aldığı malzemeyi Kayseri’ye teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, şikayetçinin kamyonlarında internet üzerinden yer takibi yapan mobil takip sistemi olduğu, bu sistemle kamyonun Kayseri’ye gitmediği ve Pendik Esenler mahallesinde bulunduğunu tespit ettiği ve kendi imkanları ile kamyonunu bulduğu, araçtaki yükü tarttırdığında 920 kg bakırın eksik olduğunu anladığı, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine; ancak, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.