T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/775 - Karar No:2026/239 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/775 KARAR NO : 2026/239 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI : 2022/244 E-2022/931 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 Eser sözleşmesinden…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/775 - Karar No:2026/239 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/775 KARAR NO : 2026/239 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI : 2022/244 E-2022/931 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; müvekkilinin 30.06.2018 tarihinde davalılarca teşekkül eden ...-... ... Ortaklığı ile imzaladığı sözleşme ile ... Entegre Sağlık Kampüsü Projesindeki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ve Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi Anahtar Teslim Mekanik Tesisatı İşlerinin yapımını üstlendiğini, davalıların, sözleşmede hakim durumda olmasının rahatlığı ile sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, müvekkilinin hakedişlerini zamanında ödemediğini ve müvekkilinin çok büyük zarar etmesine neden olduğunu, bu konuda Ankara 30. Noterliğinin 04.01.2019 tarihli 132 yevmiye nolu ihtarnamesinde mevcut durumun davalılara bildirildiğini, söz konusu sözleşme ile ilgili olarak davalıların hem müvekkiline daha fazla işçi çalıştırmasını söylediğini hem de müvekkili şirkete iş için yer teslim edemediğini, müvekkilinin hakedişlerinin zamanında ödenmemesine bağlı olarak müvekkili şirket çalışanlarının ücret alamayınca haklı olarak iş bırakmalarının dahi, davalı tarafından müvekkilinin kusuru olarak görüldüğünü, davalıların ekonomik olarak sıkıntıya girmesi müvekkili ve diğer yüklenicilere ödeme yapmaması, müvekkili şirketin iş bu iş için malzeme bağlantısı amacıyla piyasaya vermiş olduğu kambiyo senetlerini ödenemediğini ve müvekkili şirketin 90 civarında icra takibi ile karşı karşıya kaldığını, 2020 yılı başında müvekkilinin iş yapmasının davalıdan kaynaklanan nedenlerle fiili olarak engellendiğini ve 2020 yılı Mart ayında şantiye davalı tarafın aldığı karar uyarınca pandemi nedeniyle kapatıldığını, pandemi sırasında ve KHK gereği şantiyede çalışma dahi olmadığı sırada davalının kötüniyetli olarak Karşıyaka 5. Noterliğinden göndermiş olduğu 10.06.2020 tarih ve 15343 yevmiye numaralı ihtarname ile tek taraflı olarak fesh ettiğini, sözleşmenin sona ermesi sonucunda yapılması gerekenin taraflar arasındaki hesap mutabakatı, müvekkilinin ısrarlı talepleri neticesinde ancak 05.01.2021 tarihinde yapılabildiğini, yapılan mutabakat sonrasında, hesap mutabakatı eki evraklar üzerinde yapılan ayrıntılı kontrollerde mutabakata esas olan cari hesap dökümlerinde ilk tespitlerde dahi çok ciddi fahiş maddi hataların olduğunun görüldüğünü, iş bu durum önce şifaen, daha sonra e-posta ile davalıya bildirildiğini, davalı tarafın teknik ofisinin, bu maddi hataları kabul etmesine rağmen, mutabakatın imzalanması nedeniyle bir işlem yapılmayacağını bildirdiğini, davalının kötüniyetli, çalışana ve taşerona yaklaşımı bu cevap ile açık olduğunu, müvekkili şirketi zor duruma düşürüp sonrasında da inceleme fırsatı olmadan mutabakatı imzalatarak kandırma çabasının bizzat davalı taraf beyanları ile sübut bulunduğunu belirterek gerekli inceleme sonucu yapılacak yargılama neticesinde, 05.01.2021 tarihinde imzalanan fesih ve tasfiye protokolündeki HMK 109. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile maddi hata sonucu hesaplarında oluşan kayıpları için şimdilik 50.000 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ikame edilen iş bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, Sağlık Bakanlığı ile ... Hastane Yatırım ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında 06.09.2014 tarihinde imzalanan ... Entegre Sağlık Kampüsü Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi Sözleşmesi ile anahtar teslimi ihale edilmiş olduğunu, ... Hastane Yatırım ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından da 2060 yatak kapasiteli tesislerin tasarımı, inşaatı, tamamlanması ve döşenmesi ve mekanik, elektronik, elektrik ve elektro-güvenlik sistemleri ve diğer ilgili benzer sistemlerin tedarikli ve kurulumu ve Sağlık Tesislerinin döşenmesi ve tıbbi ekipmanın tedariki masrafları ve riski de dahil olmak üzere ... ... ... ortaklığına anahtar teslimi ihale edildiğini, bu kapsamda müvekkili ... ... ... Ortaklığı ile ... İnşaat Tesisat Müh. Hizm. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 30.06.2018 tarihli GT-IZB-GM-SOZ-MEK-007 nolu sözleşme ve 3 zeyilname ile proje kapsamında bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Binası ve Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Binası Mekanik Tesisat Yapım İşlerinin sözleşme ve eklerine, işveren talimatlarına ve proje ile bağlantılı her türlü şartname, talimatname, genelge vs. dahil tüm mevzuata uygun eksiksiz, kusursuz ve zamanında ifa edilmesi işi bu firmaya verildiğini, müvekkili Adi Ortak tarafından keşide edilen Karşıyaka 5. Noterliğinden keşide edilen 10.06.2020 tarih ve 15343 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafça sözleme uyarınca edimlerin gereğince ifa edilmemiş olması, sözleşme ve yapılan 19.04.2019 tarihli protokolün ihlali, gelen haciz ihbarnameleri, malzeme tedariğinin ve işçi ödemelerinin taraflarınca yapılmak zorunda kalınması işçiliğin verimli olmaması dolayısıyla işçilik maliyeti yüksekliğinin buna rağmen istenen oranda iş çıkmaması, iş programında gecikmeler, işin süresinde bitirilememesi nedeniyle sözleşmenin 39. Maddesi uyarınca 30.06.2018 tarihli GT-IZB-GM-SOZ-MEK-007 nolu FTR Binası Anahtar Teslim Mekanik Tesisat Yapım İşleri Sözleşmesi ile zeyilnamelerin haklı sebeple fesih edildiğini bildirilerek kesin kabul ve tasfiye işlemleri için Adi Ortaklığa müracaat edilmesi istendiğini buna rağmen hiç bir başvuruda bulunulmadığını, bunun üzerine müvekkilinin Adi Ortaklık tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/72 D.İş sayılı dosyası ile kesin hakedişe esas olmak üzere ilerleme oranlarının tespiti talep edildiğini, iş bu 19 nolu kesin hakedişin davacı tarafça da incelenmek suretiyle hiçbir itirazı kayıt koyulmaksızın imza ve kabul edilmek suretiyle taraflar arasında kesinleştiğini, kesin hakedişin imzasından sonra ise taraflar arasında 05.01.2021 tarihli fesih ve tasfiye protokolü diğer bir ifade ile ibra protokolü imzalandığını, müvekkili adi ortaklığa -1.800.252,70 TL borçlu olduğunu, davacı tarafın iş bu fesih tasfiye protokolü ile her ne ad altında olursa olsun asli yahut fer'i, muaccel veya müeccel, şartla bağlı olan yahut olmayan, hiçbir hak ve/veya alacakları olmadığını beyanla Müvekkil Adi Ortaklığı her türlü hak ve alacak bakımından gayrikabili rücu ibra ettiğini, davacı tarafın davaya konu etmiş olduğu alacak, davacı şirket adına müvekkili adi ortaklık tarafından alınan bazı malzeme bedellerinin mükerrer olarak hakedişlere işlendiği iddia edilmekte olup iş bu iddianın taraflarınca kabulü mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Endüstri Tesisleri İmalat ve Montaj A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen iş bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yokun olup reddi gerektiğini, Sağlık Bakanlığı ile ... Hastane Yatırım ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında 06.09.2014 tarihinde imzalanan ... Entegre Sağlık Kampüsü Yapım İşleri ile Ürün ve Hizmetlerin Temin Edilmesi İşi Sözleşmesi ile anahtar teslimi ihale edilmiş olduğunu, ... Hastane Yatırım ve Sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından da 2060 yatak kapasiteli tesislerin tasarımı, inşaatı, tamamlanması ve döşenmesi ve mekanik, elektronik, elektrik ve elektro-güvenlik sistemleri ve diğer ilgili benzer sistemlerin tedariki ve kurulumu ve Sağlık Tesislerinin döşenmesi ve Tıbbi Ekipmanın tedariki masrafları ve riski de dahil olmak üzere ... ... ... ortaklığına anahtar teslimi ihale edildiğini, bu kapsamda da müvekkili ... ... ... Ortaklığı ile ... İnş. Tesisat Müh. Hizm. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 30.06.2018 tarihli GT-IZB-GM-SOZ-MEK-007 nolu sözleşme ve 3 zeyilname ile proje kapsamında bulunan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) Binası ve Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri (YGAP) Binası Mekanik Tesisat Yapım İşlerinin Sözleşme ve eklerine, işveren talimatlarına ve proje ile bağlantılı her türlü şartname, talimatname, genelge vs. dahil tüm mevzuata uygun eksiksiz, kusursuz ve zamanında ifa edilmesi işi bu firmaya verildiğini, müvekkili adi ortak tarafından keşide edilen Karşıyaka 5. Noterliğinden keşide edilen 10.06.2020 tarih ve 15343 yevmiye numaralı ihtarname ile davacı tarafça sözleşme uyarınca edimlerin gereğince ifa edilmemiş olması, sözleşme ve yapılan 19.04.2019 tarihli protokolün ihlali, gelen haciz ihbarnameleri, malzeme tedariğinin ve işçi ödemelerinin taraflarınca yapılmak zorunda kalınması, işçiliğin verimli olmaması dolayısıyla işçilik maliyeti yüksekliği buna rağmen istenen oranda iş çıkmaması, iş programında gecikmeler, işin süresinde bitirilememesi nedeniyle sözleşmenin 39. Maddesi uyarınca 30.06.2018 tarihli GT-IZB-GM-SOZ-MEK-007 nolu FTR Binası Anahtar Teslim Mekanik Tesisat Yapım İşleri Sözleşmesi ile Zeyilnamelerin haklı sebeple fesih edildiğini bildirilerek kesin kabul ve tasfiye işlemleri için Adi Ortaklığa müracaat edilmesi istendiğini, buna rağmen hiç bir başvuruda bulunulmadığını, bunun üzerine müvekkili Adi Ortaklık tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/72 D.İş sayılı dosyası ile kesin hakedişe esas olmak üzere ilerleme oranlarının tespiti talep edildiğini, iş bu 19 nolu kesin hakedişin davacı tarafça da incelenmek suretiyle hiçbir itirazı kayıt koyulmaksızın imza ve kabul edilmek suretiyle taraflar arasında kesinleştiğini, kesin hakedişin imzasından sonra ise taraflar arasında 05.01.2021 tarihli fesih ve tasfiye protokolü diğer bir ifade ile ibra protokolü imzalandığını, müvekkili adi ortaklığa -1.800.252,70 TL borçlu olduğunu, davacı tarafın iş bu fesih tasfiye protokolü ile her ne ad altında olursa olsun asli yahut fer'i, muaccel veya müeccel, şartla bağlı olan yahut olmayan, hiçbir hak ve/veya alacakları olmadığını beyanla Müvekkil Adi Ortaklığı her türlü hak ve alacak bakımından gayrikabili rücu ibra ettiğini, davacı tarafın davaya konu etmiş olduğu alacak, davacı şirket adına müvekkili adi ortaklık tarafından alınan bazı malzeme bedellerinin mükerrer olarak hakedişlere işlendiği iddia edilmekte olduğunu iş bu iddianın taraflarınca kabulü mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Taraflar arasında düzenlenen 30.06.2018 tarihli sözleşme, ihtarnameler, Ankara 4. Asliye Ticaret mahkemesi 2020/172 D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporu, 15.12.2020 tarihli 19 nolu Hakkediş ve 5.1.2021 tarihli fesih ve tasfiye protokolü sunulduğu, 19. Nolu kesin hakkedişte davacı imzasının olduğu, ihtirazi kaydın bulunmadığı, 05.01.2021 tarihli Fesih ve tasfiye protokolü 5. Nolu bendinde yüklenicinin özetle “protokolde bahsi geçen bedeller dışında sözleşme nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir hak ve alacağının kalmadığı, işvereni her türlü hak ve alacağı bakımından gayrıkabili rücu ibra ettiğini” kabul ederek imzalandığı, davacı vekilinin kaşe ve imza kısmını büyüterek ne olduğu anlaşılamayan ve net olarak görülemeyen İK harflerinin olduğunu, bunun İhtirazi kayıt manasına geldiğini ileri sürdüğü, sözleşme eklerinde yapım işleri ile ilgili her türlü şartname, mevzuat denilmek sureti ile Yapım işleri genel şartnamesinin de olduğunun anlaşıldığı, Yapım İşleri Genel şartnamesi 40. Maddesi uyarınca Geçici hakkedişlere itirazların usulüne uygun olarak yapılması ve …İhtirazi kayıtla cümlesinin yazılmasının gerektiği ile kesin hakedişlerde usulüne uygun itirazın olmamasının bağlayıcı olduğu, davacının 19 nolu kesin hakkedişi ihtirazi kayıt olmadan imzaladığı ve tasfiye protokolünü ise gayrı kabili rücu olarak imzaladığı, her ne kadar davacı vekilince kaşeli kısımda imza yanıda İK nın yazılmasının ihtirazi kayıt anlamına geldiği ileri sürülmüşse de usulüne uygun bir ihtirazi kayıt olmadığı, kesin hesaba itiraz edilmemiş olmasının yükleniciyi bağlayacağı, fesih ve tasfiye protokolünün sıradan bir cari hesap mutabakatı değil ibrayı içeren bir protokol olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: dosya kapsamında inceleme, araştırma, yargılama yapılmadan, bilirkişi raporu dahi alınmadan ve dosya kapsamında bulunan deliller irdelenmeden ön inceleme duruşmasında karar verildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yer alan ihtirazi kayıt koyma şartının Danıştay tarafından durdurulduğunu, mahkemece gerekçeli kararda; sözleşme eklerinde yapım işleri ile ilgili her türlü şartname, mevzuat denilmek sureti ile yapım işleri genel şartnamesinin de olduğunun anlaşıldığını, yapım işleri genel şartnamesi uyarınca kesin hakedişlerde usulüne uygun itirazın olmamasının bağlayıcı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıt konulmadığı ifade edilerek davanın reddine karar verildiğini, Kamu İhale Sözleşmelerinin güçlü tarafı olan İdareleri koruyucu nitelikteki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinin yürütmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/12/2021 tarihli ve Y.D. İtiraz No: 2021/751 sayılı kararı ile durdurulduğunu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun söz konusu kararıyla hukuka aykırılığı saptanan ve 09/12/2021 tarihinde yürürlüğü durdurulan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin söz konusu hükmünün geçmiş sözleşmeler bakımından da uygulanması gerektiğini, idari yargılama hukuku içerisinde yürütmenin durdurulması kararlarının ancak dava konusu edilen işlemin açık ve bariz bir şekilde hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacak olması halinde verilebildiğini, yürütmenin durdurulması kararlarının mahkemenin yargılama sonucunda vereceği iptal kararıyla eşdeğer bir sonuç doğurduğunu, bir işlem hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı anılan işlemi hukuk aleminde hiç meydana gelmemiş gibi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırdığını, bu nedenle Danıştay tarafından hak edişe ihtirazi kayıt konulmasına yönelik uygulamayı düzenleyen maddenin iptaline karar verilmiş olmasının anılan düzenlemeyi geçmişe etkili olarak hiç yapılmamış gibi ortadan kaldırdığını, bu kararın hali hazırda devam eden davalara etkisi açısından ise; mahkemeler yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olduğunu göz önünde bulundurarak yüklenici tarafından hak ediş raporlarına ihtirazi kayıt konulmamış olsa dahi iddia etmiş olduğu hak taleplerini işin esasına girerek değerlendirmesi gerektiğini, dava konusu somut olayda ise yerel mahkeme tarafından bu husus görmezden gelinerek işin esasına girilmeden karar verildiğini, bunun yanında imzalanan mutabakatta müvekkil şirket yetkilisinin kendisine dayatılan belgeleri "İ.K" demek suretiyle "İhtirazi kayıtla" imzaladığını, ancak müvekkili şirketin koyduğu ihtirazi kaydın yerel mahkemece ne olduğu anlaşılmayan ve net olarak görülmeyen İK harfleri olarak değerlendirilerek görmezden gelindiğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından konulan İK şerhinin kaşe ve imza kısmında bariz bir şekilde görünmekle birlikte ne amaçla yazıldığının ortada olduğunu, dolayısıyla mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, mahkemece yalnızca ihtirazi kayıt konulup konulmaması, konulan ihtirazi kaydın geçerli olup olmaması üzerinden değerlendirilse de bu hususun hatalı olduğunu, davanın hata ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayandığını, ancak mahkemece bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadığını, Türk Borçlar Kanununda "Madde 30- Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz" denildiğini, müvekkilinin davalı tarafından yapılan hatayı bilmesi halinde bu mutabakatı imzalamayacağını, yine söz konusu maddenin son fıkrasında "Basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir." dendiğini, müvekkilinin de bunu istediğini, yapılan cari hesap mutabakatının işlemsel ve matematiksel olarak hatalı olduğunu, bu hesap hatalarının düzeltilmesi gerektiğini, davalı tarafın cevabi ihtarnamesinde "İşbu Kesin Hakedişe hiçbir itirazınızın bulunmadığını kabul ve ikrar etmiş bulunmaktasınız" "Yine işbu fesih ve tasfiye her ne ad altında olursa olsun asli yada fer'i muaccel veya müeccel, şartla bağlı olan, yahut olmayan hiç bir hak ve/ veya alacağınız olmadığını beyanla Müvekkil adi ortaklığı her türlü hak ve alacak bakımından gayrikabili rücu ibra etmiş bulunmaktasınız" beyanlarının TBK madde 30 gereğince anlamsız olduğunu, diğer taraftan yanlış tespit edilen bakiyenin düzeltilmemesinin davalıların sebepsiz zenginleşmelerini sağladığını, yanlış tespit halinde bakiye alacağının miktarı, olması gerekenden büyük veya küçük olursa ve bu durum taraflardan biri veya diğeri için sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, sebepsiz zenginleşme ilişkin hükümlere göre, bakiyenin yükseltilmesi veya indirilmesi suretiyle oluşan bu zenginleşmenin denkleştirileceğini, cari hesap sözleşmesi gereğince tarafların, doğru tespit edilen bakiyeyi tanımak mecburiyetinde olduklarından, yanlış tespit edilen bakiyenin tanınmasının zorunlu olmadığını, dolayısıyla yanlış tespit edilen bakiyenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre düzeltilebileceğini, cari hesapta bulunmaması gereken kayıtların, bu hesaba hiç girmemesi gereken kalemlerden oluşabileceği gibi, haksız olarak hesaba geçirilmiş veya mükerrer olan kalemlerden de oluşabileceğini, dava konusu somut olayda da mükerrerlik söz konusu olduğunu, davalı tarafın kesin hesapta yanlış ve mükerrer belgelerle menfaat elde etmeye çalıştığını, kesin hesap mutabakatındaki mükerrer kayıttan kaynaklanan hesap hataları ve maddi hataların davalının da kabulünde olduğunu, 09.03.2021 tarihinde müvekkil şirket yetkilisine gönderilen davalı şirket çalışanlarından ...'ın gönderdiği mailde mükerrer faturaların olduğunun kabul edildiğini, mail içeriğinin dava dilekçesi ekinde mahkemeye de sunulduğunu, mail içeriğinde ''... bey, İnceleme sonucu bazı faturaların mükerrerliği söz konusu. Fakat bunun bu şekilde son hakediş için hazırlanan 10 küsur revizyonda hakedişinde de böyle olduğu, tarafınızdan itiraz gelmediği için sehven yapılan hatanın sizin tarafınından da farkına varılmadığını öğrendim. Bu şekilde onaylanan hakedişinizde de itirazınızın kabul edilmediği bilgisine ulaştım. Karar yukarısının olduğu için şu an yapacak bir şey yok. Bilginize'' denilerek hata yapıldığı ve mükerrer faturaların cari hesap mutabakatında yer aldığının ikrar edildiğini, somut olayda müvekkilinin zor durumda olmasından yararlanılarak, hacimli ve tam okunamayan kayıtları müvekkilin imzalamaya zorlandığı, müvekkilinin de davalının hatalı davranışları neticesinde etmiş olduğu zararın daha fazla büyümesini engellemek adına ve bir de ekstra vergi yükü altına girmemek adına davalıya itimat edilerek mutabakatı imzaladığını, dava konusu uyuşmazlığın davalının muhasebeleştirme hatasından kaynaklanan son derece açık ve net yanlışlığın, ve mutabakattaki diğer maddi hatadan kaynaklandığı, mükerrer kayıttan kaynaklanan hesap hataları ve maddi hataların söz konusu olduğu değerlendirildiğinde müvekkilinin bu anlamda mağdur edilmesinin kanuna, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin 14.07.2025 tarih, 2023/605 E -2023/836 K sayılı geri çevirme kararı gereğince eksiklik mahal mahkemesince ikmal edildikten sonra, istinaf edilen kararın esası incelenmiştir. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 27.02.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır