7. Hukuk Dairesi 2024/1171 E. , 2024/2139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/287 E., 2022/242 K. DAVA TARİHİ : 22.08.2013 KARAR : Pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine TEMYİZ EDENLER : Dahili davalı ... vekili, davacı vekili Taraflar arasında görülen 3290 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesine göre idari işlemle davalı ... adına oluşan tapu kaydının zilyetlik nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapı
**7. Hukuk Dairesi 2024/1171 E. , 2024/2139 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/287 E., 2022/242 K. DAVA TARİHİ : 22.08.2013 KARAR : Pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine TEMYİZ EDENLER : Dahili davalı ... vekili, davacı vekili Taraflar arasında görülen 3290 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesine göre idari işlemle davalı ... adına oluşan tapu kaydının zilyetlik nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın pasif hususmet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili; hudutlarını dava dilekçesinde belirttikleri tahminen 400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün öncesinde müvekkilinin babasına ait olduğunu, taşınmaz müvekkilinin babası tarafından 1950 yılında imar-ihya edildikten sonra arpa ve buğday ekilmek suretiyle kullanılmaya başlanıldığını, bilahare 1975 yılında babası tarafından bu yerin müvekkiline verildiğini, üzerinde müvekkiline ait ev ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, ancak taşınmazın 1268 parsel numarasıyla idari yoldan davalı ... adına tescil edildiğini, tescil tarihine kadar zilyetlikle iktisap şartlarının müvekkili lehine gerçekleştiğini ileri sürerek; 1268 parsel sayılı taşınmazın nizalı kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkil Belediye adına 1986 yılında idari işlemle tescil edildiğini, bu haliyle eldeki davada idari yargı yerinin görevli olduğunu, tapulu taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kaldı ki davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davaya dahil olunan ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1986 yılında Belediye adına tescil edildiğini, hâl böyle olunca dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalı Belediyenin davayı kabul yetkisinin de bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davaya dahil olunan ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın halihazırda ... adına kayıtlı olduğunu ancak 6360 sayılı Yasa gereğince, devir komisyonlarınca çalışmaların devam ettiğini, taşınmazın müvekkil Belediyeye devredilmesi halinde tekrar beyanda bulunacaklarını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 12.06.2014 tarihli ve 2013/929 Esas, 2014/580 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde herhangi bir zirai muhdesatın bulunmadığı, 1978 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın taşlık ve kayalık olarak gözüktüğü, 1956, 1978 ve 1987 tarihli hava fotoğrafları ile 2004 ve 2010 tarihli uydu fotoğraflarından da dava konusu taşınmazda, davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın tescil tarihinden önce taşlık ve kayalık vasfında olduğu, taşınmaz üzerine ev yapılması veya arazideki eğimin teraslama yapılarak ortadan kaldırılmasının da imar-ihya faaliyeti sayılmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 12.06.2014 tarihli ve 2013/929 Esas, 2014/580 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli ve 2019/607 Esas, 2021/2871 Karar sayılı kararıyla; “Mahkemece, davacı lehine, dava konusu taşınmaz bölümünün idari yoldan tapuya tescil edildiği tarihe kadar, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davalı ... Belde Belediye Başkanlığı her ne kadar 30 Mart 2014 tarihinde mahalleye dönüşmüş ise de, bu tarihten önce 02.01.2014 tarihinde Belediye Meclisince davanın kabul edilmesine dair 2014/5 sayılı Kararın alındığı, 6100 sayılı HMK'nın 308. maddesinde açıklanan şekli ile kabul beyanının, davayı sona erdiren taraf işlemi olup kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu, ne var ki Mahkemece, davalı ... Belde Belediye Meclisinin söz konusu kararının niteliğinin ve HMK’nın 308. maddesi kapsamında davayı kabul beyanı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılmadığı belirtilerek, Mahkemece, davalı ... Meclisinin 02/01/2014 tarihli davanın kabul edilmesine dair 2014/5 sayılı kararının niteliği ve HMK’nın 308. maddesi kapsamında davayı kabul beyanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilmek suretiyle bozulmuştur. 3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli ve 2019/607 Esas, 2021/2871 Karar sayılı bozma kararına karşı, davaya dahil olunan ... vekili ile davaya dahil olunan ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. 4. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.04.2022 tarihli ve 2022/108 Esas, 2022/3359 Karar sayılı kararıyla; "...davacı, hudutları dava dilekçesinde belirtilen tahminen 400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün, öncesinde babasına ait olduğunu, taşınmazın babası tarafından 1950 yılında imar-ihya edildikten sonra arpa ve buğday ekilmek suretiyle kullanılmaya başlanıldığını, bilahare babası tarafından taşınmazın 1975 yılında kendisine verildiğini, üzerinde kendisine ait ev ve meyve ağaçlarının bulunduğunu ancak taşınmazın 1268 parsel numarasıyla idari yoldan davalı ... adına tescil edilen taşınmaz içerisinde kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonrası teknik bilirkişiden aldırılan rapor incelendiğinde, dava konusu edilen taşınmazın, rapora ekli krokide (1268-A) harfi ile gösterilen 331,40 metrekarelik taşınmaz bölümü olduğu ancak (1268-A) harfi ile gösterilen bu yerin, 1268 parsel sayılı taşınmaz dahilinde olmayıp, 1268 parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifraz edilerek, davacının babası ... adına tescil edilen 1489 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bu nitelikteki davalarda husumetin, tapu kayıt malikine/maliklerine yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda; dava konusu 1489 parsel sayılı taşınmaz, ...’un vefatı ile birlikte davacı ve dava dışı kardeşleri adına kayden intikal ettirildiği halde dava, taraf sıfatı bulunmayan Atakent Belediye Başkanlığına husumet yöneltilmek suretiyle açılmış, Mahkemece, ... ile ... davaya dahil edilmiştir. Hâl böyle olunca; Mahkemece, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile karar düzeltme isteminin kabulüne, kararın açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Temyizi Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin eksik inceleme ve değerlendirme ile hatalı karar verdiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Temyizi Davalı vekili; ...'nın davalı sıfatı bulunduğunu, bu nedenle de lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3290 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesine göre idari işlemle davalı ... adına oluşan tapu kaydının zilyetlik nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3290 sayılı Kanun ile değişik 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.