İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/130 KARAR NO:2026/239 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:23/12/2025 NUMARASI:2024/631 Esas - 2025/1186 Karar DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu 697.643,97.-TL bedeli tahsil edemediği için davalı aleyhine Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosya ile takibe girişildiğini ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına %20’tan aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının tüm alacağının ödendiğini, iş bu hesap borcunun KDV tevkifatına ilişkin olduğunu, müvekkilinin 338 iade kodu ile iade talep edecek olduğunu, müvekkilinin davacı ile yaptığı alım-satım işlemlerinde mal alımı yaptığını ancak davacının sahte belge düzenlediğinin tespit edildiğini, bu sebeple KDV iade bedeline bloke konulduğunu belirterek; davacının eylemi nedeni ile ciddi anlamda zarara uğrayan müvekkili için davanın reddini ve %20’den az olmak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...asıl alacağın 697.643,97 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel Mahkemece her iki tarafın da ticari defterlerinde dava konusu 697.643,97 TL'nin işli olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, bu hususun haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu bedelin ödenmemesine davacının sebebiyet verdiğini, bilirkişi raporlarında da ''Davalı yanca dosyaya sunulan Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın KDV iade risk analiz raporlarında davacı ...'nin sahte belge düzenleme tespitlerine konu edildiği görülmüş, bu durum davalı ...'un KDV talebinin reddedilmesine yol açmıştır.'' denildiğini, bundan dolayı davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olup, Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/631 Esas ve 2025/1186 Karar sayılı mahkeme ilamının kaldırılmasını,davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari (açık) hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının KDV iadesi almadığına, bu nedenle zarara uğradığına ilişkin savunmasının yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı takip dosyası ile "cari hesap bakiye alacak " nedeniyle 697.643,97 TL alacağın tahsili istemiyle 06.03.2024 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, tarafların fatura ve ödemelerde mutabık oldukları, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacak bakiyesinin her iki şirket kayıtlarına göre 697.643,97 TL olduğu, davacı hakkında sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemeye ilişkin rapor bulunduğu ve bu nedenden dolayı davalının KDV iadesi alamadığı belirtilmiştir. Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca, her mükellef bir aylık dönem boyunca satışlarından elde ettiği hesaplanan KDV toplam tutarından bir aylık dönem boyunca tüm alımları ve giderleri üzerinden ödediği KDV toplam tutarını mahsup ederek fazlasını devlete ödemekte, eksik kalıyorsa mahsuptan sonra kalan KDV'yi sonraki döneme devretmektedir. Alımları ve giderleri ile bunlar üzerinden ödediği KDV'yi de KDV Kanunu’nun 29.maddesi uyarınca VUK kapsamında sıkı kurallara bağlı fatura, perakende satış fişi v.b. belgelere dayandırmak zorundadır. Bu belgeler VUK'.nda belirtilen niteliklere haiz değil ise veya sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı ise bu belgelerde yer alan KDV tutarının indirimi yapılamamaktadır.Dosyaya sunulu vergi dairesi yazı cevaplarında, davacı hakkında inceleme başlama tutanaklarının bulunduğu ancak herhangi bir rapora rastlanılmadığı, davalının 2022 yılı Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin 09.10.2024 ve 03.12.2024 tarihlerinde düzeltme beyanı vererek davacıya ait alışları çıkarttığı ve davalı hakkında herhangi bir bloke işlemi bulunmadığı bildirilmiştir.Somut olayda taraflar arasında gerçekleşen alım satım ilişkisi çerçevesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakta ise de davalının savunmasına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin KDV iadesini gerektirir nitelikte olup olmadığı, buna göre de KDV iadesinin koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde vergi uzmanı, mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak davalının bir zararı bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.12/02/2026