T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/852 Esas KARAR NO: 2026/863 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/959 Esas - 2026/172 Karar TARİH: 18/03/2026 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/852 Esas KARAR NO: 2026/863 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/959 Esas - 2026/172 Karar TARİH: 18/03/2026 DAVA: Şirketin İhyası KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirket aleyhine müvekkili banka tarafından Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/734 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yerel mahkemece yargılama aşamasında şirketin sicil kaydının terkin edilmiş olması nedeni ile şirketin ihyası davası açmak üzere üzere 16.12.2025 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararı ile kesin süre verildiğini, ... Limited Şirketinin 30.03.2022 tarihinde ticaret sicilinden terkine karar verilmiş olduğundan şirket aleyhine yargılamaya devam edilebilmesi amacı ile şirketin ihyasına karar verilmesini belirterek davalarının kabulü ile ....Vergi Dairesinin ... vergi kimlik numaralı, ...sicil numaralı, ...mersis numaralı, ... Limited Şirketi unvanlı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 18/03/2026 tarih ve 2025/959 Esas - 2026/172 Karar sayılı kararında; " Ticaret Sicil kaydının incelenmesinde; ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin... ...sicil numarasına kayıtlı olduğu ve ticaret merkezinin.....Mah. ..... Sk. No:. ..../İstanbul olduğu, şirketin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle 30/03/2022 tarihinde sicilden terkin edildiği görülmüştür. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/734 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından, ihyası istenilen şirket ... Limited Şirketi'ne 15/12/2020 tarihinde dava açtığı, verilen kararın istinaf Mahkemesince kaldırıldığı ve 2025/734 esas sayısına kayıt edilerek 16/12/2025 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı ile davacı vekiline ... Limited Şirketi'nin ihyası yönünde dava ikame etmesi için süre verildiği görülmüştür. Davacı tarafından tasfiye olan şirket ile ilgili dava açıldığı ve davada taraf teşkili için şirketin ihyası gerektiğinden davacının bu davaya açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir.Davalı ...davanın niteliği gereği davada yasal hasım olduğundan dolayı yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Şirketin tasfiyesinin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davadan sonra olması nedeniyle davalı tasfiye memuru yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur.Açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, ... Limited Şirketi ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru...'in şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜ İLE, ... ...sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/734 Esas sayılı davası ve bu dava ilgili müteakip işlemler ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan ...'in şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Kararın TESCİL ve İLANINA, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı/davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili...'e tebligatların usule aykırı yapıldığını; usulsüz tebligat dolayısıyla istinaf mahkemesince kararın bozulması gerektiğini; müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Yerel mahkemece, tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin ihyasına karar verildiğini; oysa ihya kurumunun, ancak tasfiyesi tamamlanmamış, mevcut malvarlığı veya tasfiyesi gereken aktif/pasif unsurları bulunan şirketler bakımından söz konusu olabileceğini, Somut olayda şirketin tasfiyesinin tamamlandığını; herhangi bir malvarlığı unsuru bulunmadığını; tasfiye edilmesi gereken yeni bir aktif ya da paylaşılmamış bir değer mevcut olmadığını; bu nedenle sırf alacak davasının görülebilmesi amacıyla şirketin ihyası yoluna gidilmesinin, ihya kurumunun amacına aykırı oludğunu; yerleşik uygulamada da malvarlığı bulunmayan şirketin ihyasının hukuken korunmadığını; şirketin aktiflerinin tamamen tasfiye edildiğini, herhangi bir taşınır, taşınmaz, alacak ya da ekonomik değerin mevcut olmadığını; bu durumda ihya kararının hukuki yarar şartını da taşımadığını; ortada tasfiye edilecek bir değer bulunmadığı gibi, ihyanın fiilen bir sonuç doğurmasının da mümkün olmadığını, Somut olayda kefaletin geçerliliğinin de ciddi şekilde tartışmalı olduğunu; kefaletin usulüne uygun olarak kurulup kurulmadığının belirsiz olduğunu; ticari şirket adına verilen kefaletlerde gerekli iç yetki ve temsil şartlarının sağlanıp sağlanmadığının açık olmadığını; kefaletin kapsamı, limiti ve şekil şartları yönünden geçerlili ğinin denetlenmediğini; bu haliyle kefaletin geçerli olduğu kabul edilmeden ihya kararı verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; kefaletin geçerliliğinin irdelenmesi gerektiğini, Mahkemece müvekkilin tasfiye memuru olarak atanmasının da hukuka aykırı olduğunu; müvekkili, şirketin tasfiyesini yürüten kişi olmadığını; tasfiye sürecinde aktif bir rolü bulunmadığını, tarafsızlık ve uygunluk kriterleri gözetilmeden atama yapıldığını; ayrıca ortada tasfiye edilecek bir malvarlığı da bulunmadığından, tasfiye memuru atanmasının fiilen ve hukuken mesnetsiz olduğunu, Yerel mahkemece müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini ancak müvekkilin dava açılmasına sebebiyet veren bir kusuru bulunmadığını; ihya davasının alacaklı tarafından açıldığını; müvekkilinin pasif konumda olup, davanın açılmasına neden olan taraf olmaldığını; bu nedenle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu, İleri sürerek, açıklanan hususlar ışığında, inceleme sonuçlanıncaya ve hüküm kesinleşinceye kadar tehir-i icra kararı verilmesine, istinaf başvuru larının kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/959 E. 2026/172 K. sayılı kararının kaldırılmasına, şirketin ihyasına ilişkin davanın reddine, müvekkilin tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin kararın iptaline, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetil -mek suretiyle yapılmıştır. Dava; 6102 sayılı TTK'nun 643 maddesi atfı ile 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalı tasfiye memuru nun yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belgelerden, dava dilekçesi ve eklerinin davalı tasfiye memuruna 25/01/2026 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmış tır. TTK'nın 547/1 madde sin de; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılın caya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü düzenlenmiştir. İhyası talep edilen şirketin sicil kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesin de; şirketin 25/10/2021 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, tasfiye kararı öncesi de şirket müdürü ve ortağı olan davalı ...'in tasfiye memuru olarak atandığı, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, 25/03/2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 30/03/2022 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/734 esas sayılı dosyası kapsamından, davacının ihyası talep edilen şirket aleyhine 15/12/2020 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, davanın konusunu oluşturan .... İcra Müdürlüğü 'nün ...esas sayılı takibinin 24/12/2019 tarihinde başlatıldığı, ihyası talep edilen şirket tarafından takibe itiraz dilekçesi sunulduğu ve takibin durduğu, itirazın iptali davasının halen derdest olduğu, yargılama sırasında şirketin terkin edildiğinin tespiti üzerine, mahke menin 29/12/2025 tarihli ara kararı ile davacı yana, Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verdiği anlaşılmıştır. Davacının bu davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı mevcut olup, davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, terkinden önce açılan ve derdest olan dava dosyasının yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması zorunlu olduğu, davalı istinafının aksine mahkemece davanın kabulü ile, şirketin taraf teşkili sağlanacak dava ile sınırlı olmak ihyasına ve terkin öncesi tasfiye memuru olan davalı...'in yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taraf teşkili sağlanacak itirazın iptali davasında kefaletin geçersizliği nedeniyle alacak bulunmadığı yönündeki davalı savunmasının, ihya davasının konusunu teşkil etmediği, davalı tasfiye memuru, ihyası istenen şirket aleyhine açılmış derdest dava mevcut iken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak ihya davasının açılmasına sebebiyet vermiş olup, yargılama giderlerinin ek tasfiye gideri olarak ihya edilen şirketten alınabilecek olduğu da gözetildiğinde, davalı tasfiye memurunun kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulması nın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesin de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusu nun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memuru...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK.'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK. 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak 27/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.