İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı .... Şti tarafından t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1207 KARAR NO:2026/236 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/04/2022 NUMARASI:2021/926 Esas - 2022/466 Karar DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı .... Şti tarafından taşımaya konu edilecek emtia, müvekkil şirket tarafından ... numaralı ... Poliçesi ile 27.12.2016-27.12.2017 tarihleri arasında nakliyat muhataralarına karşı sigortalandığını, Sigortalı şirket, dava dışı satıcı firma ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden muhtelif emtianın Adana’dan İstanbul’a taşınması hususunda nakliyeci davalı ...saltık ile anlaşmış olduğunu, nakliyata konu toplam 20.000 kg. ağırlığındaki Laminant parke, Adanandaki adresinden davalıya ait ... plakalı kamyona 27.03.2017 tarihinde yüklendiğini ancak, ... plakalı nakliye aracı, aynı zamanda araç sürücüsü de olan davalı taşıyanın araç hakimiyetini kaybederek park halindeki ... plakalı araca çarpıp yan yatmast/devri İmesi neticesinde taşınan emtianın tamamı kullanılamayacak halde zayi olduğunu, Söz konusu olay ile ilgili trafik polisi tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, davalının kusuru olduğunun tespit edildiğini, Sigorta şirketi tarafından tayin edilen bağımsız Ekspertiz incelemesi sonrasında 26.923,85 TL tutarındaki hasar tazminatı, müvekkil şirket tarafından sigortalısı adına, zarar gören şirket sigortacısı ... A.Ş. Hesabına 23.06.2017 tarihinde ödendiğini, Sigortalının söz konusu kaza ve hasar nedeniyle sahip olduğu tüm talep ve dava haklan, müvekkil şirket tarafından devir ve temlik alındığını, söz konusu husus 05.07.2017 tarihli rücu yazısı ile davalıya bildirildiğini ancak, davalının meydana gelen zararı tazmin etmediğini, 26.923,85 TL nin 23.06.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkil, dava dışı ... Şti ile yapmış olduğu anlaşma gereği, 20.000 kg. ağırlığındaki Lamınant parkeyi Adana ilindeki yükleme yerinden dava dışı alıcının Avcılar/İstanbul adresindeki tesislerine götürmek üzere ... plakalı kamyonuna yüklediğini, Davalı müvekkil tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, ... plakalı aracı ile seyir halinde iken Aksaray ilinde kaza yaparak devrildiğini, kaza davalının kusuru olmaksızın meydana geldiğini, Davacı tarafça dava konusu edilen zarar fahiş ve yüksek olup gerçeği yansıtmadığını, kazadan sonra davalı müvekkil olay yerini ve davaya konu olan laminant parkeleri fotoğrafiadığım ve mahkemeye sunduklarını, fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere laminant parkeler hemen hemen hiç zarar görmediğini, alman zarar raporlarım kabul etmediklerini, hukuka aykırı rapor düzenlenerek tespit yapıldığını, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından açılmış ceza dosyasının bu davayı etkileyeceğinden bekletici sorun yapılmasını, Haksız hukuka aykırı açılmış bulunan bu davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacının sigortalısı ....Şti'nin üst taşıyıcı olarak taşıma sorumluluğunu üstlendiği, dava dışı ... A.Ş tarafından İstanbul'da mukim ....Şti'ye satışı yapılan 1.908,72m2(20.000kg) laminant parke cinsi emtianın, İstanbul'da ki alıcı firmaya teslim edilmek üzere alt taşıyıcı davalının maliki ve sürücüsü olduğu araca 27/03/2017 tarihinde satıcının Adana'da ki fabrikasından yüklendiği, Aksaray'a gelindiğinde araç sürücüsü davalının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan bordür taşlarına ve park halinde duran başka bir araca çarparak aracın yan yatması sonucu meydana gelen trafik kazasında taşıma konusu ürünlerin hasarlandığı, davacı tarafça hasar bedelinin dava dışı üst taşıyıcı ....Şti'nin sigortacısı olarak satıcı ... A.Ş'nin sigortacısı ... A.Ş'ye 26.03.2017 tarihinde ödemiştir. 6102 sayılı TTK 1472. Maddesi uyarınca davacı taraf üst taşıyanın sigortacısı olup, taşıma konusu emtianın hasara uğraması nedeniyle satıcının sigortacısına ödeme yapmış olmakla, alt taşıyıcıya kusuru oranında rücu hakkı bulunduğundan sigortalısının haklarına halef olmuştur. TTK'nın 875/1. maddesine göre; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.TTK 888. maddesine göre ise, taşıma kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse bu kişi eşyanın ziyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Somut olayda, taşıma konusu emtianın ziyaı davalı fiili taşıyıcının sorumluluğunda iken gerçekleştiğinden oluşan zarardan fiili taşıyıcı davalının sorumludur. Bu hususlar İstinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İstinaf bozma ilamında hasara uğrayan eşyanın değerinin hasara uğraması sebebiyle ikinci kaliteye düştüğü ve bu nedenle dava konusu ürün konusunda uzman bilirkişi atanmak suretiyle parkelerin öncelikle hasarsız değerinin ve sonrasında 2. kalite olarak (hasarlı değeri) piyasa satış bedelinin kesin olarak tespiti ile TTK 880/2 maddesi gereğince, emtianın hasarlı değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkın davalının sorumlu olduğu tutar olduğu dikkate alınarak ve TTK 882.maddesindeki sınırlı sorumluluk ilkesi de gözardı edilmeden tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda önceki heyete taşıma bilirkişisi ve sektör bilirkişisi atanmak suretiyle istinaf ilamında belirtilediği şekilde hesaplama yaptırılmış ve dava konusu ürünlerin hasar bedelinin 10.476,93-TL olduğu, davalının sınırlı sorumlu olduğu miktarın altında olduğu bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan maddi hatalar Mahkememizce düzeltilmiş ve davacının davalıya rücu edebileceği miktar hüküm altına alınarak açılan davanın kısmen kabulüne ve ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, zira meydana gelen kaza davalı nüvekkilinin kusuru olmaksızın meydana geldiğini, 28.03.2017 tarihli kaza tespit tutanağında davalı müvekkilin imzası bulunmamakla birlikte imzadan imtina ettiğine dair bir tutanakta olmadığını, dolayısıyla tutulan kaza tespit tutanağının hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, yargılama aşamasında hukuka aykırı tutulan kaza tespit tutanağı baz alınarak alınan bilirkişi raporunun kusur tespitine dayanak olmasının hukuk tekniğine aykırı olduğunu, esasen davalı müvekkilinin arkasında trafikte seyir halinde bulunan araç şoförlerinin tanık olarak dinlenilmesi talebinin, mahkemece kabul edilmeyerek eksik inceleme ile işbu hukuka aykırı kararın oluşturulduğunu, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini, mahkemenin 26.04.2022 tarih ve 2021/926 E, 2022/466 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan; müvekkili şirketin yalnızca, 1.sınıf laminant parke ile 2.sınıf laminant parke bedelleri arasındaki fark bedeli olan 10.325.25 TL'yi davalı ...’a rücu etme hakkının bulunduğu tespiti usul ve yasaya aykırı olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalıya rücu edilebilir tutarın 26.923,85 TL olması gerektiğini, dayanarak sigortalısı adına zarar gören şirket sigortacısı ... A.ş. hesabına 23.06.2017 tarihinde ödeme yaptığını, davalının hasar tutarına ilişkin yapmış olduğu itirazları haksız olup tazminat ödemesi delil niteliğini haiz olan ekspertiz raporuna istinaden yapıldığını, müvekkil sigorta şirketinin hasar sebebiyle yapmış olduğu ödemenin 5684 sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca bağımsız ve uzman eksper tarafından düzenlenen Ekspertiz Raporu ile belirlenen bedel üzerinden ödendiğini, Aynı zamanda delil niteliği bulunan Ekspertiz Raporunun hasara ilişkin tespitleri, yukarıda anılan 22. maddenin 17. fıkrası uyarınca sigorta tazminatının ödenmesi hususunda esas alınması gerektiğini, eksper raporuyla belirlenen bedel davalıdan talep edilmiş olup rücu edilebilir tutarın 26.923,85 TL olarak tespit edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerler Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.04.2022 tarih, 2021/926 Esas ve 2022/466 Karar sayılı usûl ve yasaya aykırı kararının istinaf denetimi yapılarak, yeni bir yargılama yapılmak üzere kaldırılmasına karar verilmesini, istinaf masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇ:Dava, davacının, ... Poliçesi kapsamında üst taşıyıcıya ödediği hasar bedelinin fiili taşıyıcıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Dairemizin 21.10.2021 tarihli 2020/616 Esas ve 2021/1235 Karar sayılı kaldırma ilamında sonra yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacının sigortalısı ....Şti'nin üst taşıyıcı olarak taşıma sorumluluğunu üstlendiği, dava dışı ... A.Ş tarafından İstanbul'da mukim ....Şti'ye satışı yapılan 1.908,72m2 (20.000kg) laminant parke cinsi emtianın, İstanbul'daki alıcı firmaya teslim edilmek üzere alt taşıyıcı davalının maliki ve sürücüsü olduğu araca 27.03.2017 tarihinde satıcının Adana'daki fabrikasından yüklendiği, Aksaray'a gelindiğinde araç sürücüsü davalının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan bordür taşlarına ve park halinde duran başka bir araca çarparak aracın yan yatması sonucu meydana gelen trafik kazasında taşıma konusu ürünlerin hasarlandığı dosya içeriği ile sabittir.Davacı taraf, hasar bedelini dava dışı üst taşıyıcı ....Şti'nin sigortacısı olarak satıcı ... A.Ş'nin sigortacısı ... A.Ş'ye 26.03.2017 tarihinde ödemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesine göre, sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda davacı taraf üst taşıyanın sigortacısı olup, taşıma konusu emtianın hasara uğraması nedeniyle satıcının sigortacısına ödeme yapmış olmakla, alt taşıyıcıya kusuru oranında rücu hakkı bulunduğundan sigortalısının haklarına halef olmuştur. TTK'nın 875/1. maddesine göre; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.TTK 888. maddesine göre ise, taşıma kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse bu kişi eşyanın ziyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Somut olayda, taşıma konusu emtianın ziyaı, davalı fiili taşıyıcının sorumluluğunda iken gerçekleştiğinden oluşan zarardan fiili taşıyıcı davalının sorumlu olduğu tartışmasızdır.Polis memurları tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağının resmi belge olmasına göre aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belge olarak kabul edilmesi gerektiği gibi mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davalı fiili taşıyıcı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, kazaya karışan başkaca aracın bulunmadığı, davalı sürücünün hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğu, davalı tarafından bu kuralın ihlal edilmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek, duran araca çarpıp devrilmesi sonucu hasarın meydana geldiğinin anlaşılmasına göre davalının kusurunun bulunmadığına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dairemizin kaldırma ilamında, tazminat miktarının tespiti yönünden dosyada mevcut raporu düzenleyen bilirkişiler arasında taşıma konusu emtianın nitelik ve cinsine göre uzman bir bilirkişinin bulunmadığı, raporda doyurucu bir açıklama yapılmaksızın sadece ekspertiz raporuna atıf yapılmakla yetinildiği, rapora esas alınan ve mahallinde yapılan inceleme sonucu ekspertiz raporunda ise aracın devrilmesi ile parkelerin tamamının ambalajlarının kısmi olarak yırtılmak suretiyle deforme olduğu, deforme olan paketlerin içinde bir çoğunun bağlantı yerlerinden kırıldığı, bir kısmında da yüzeysel çizikler olduğu, bir kısmının kenarlarından kırıldığı ve bu haliyle 1.kalite satış özelliğini kaybedip, 2. kaliteye düşmesine sebep olabilecek nitelikte olduğunun tespit edilmiş olmasına göre bu raporun denetlenmesi anlamında mahkemece tayin edilecek aşıma konusu emtia ile ilgili uzman bilirkişi vasıtasıyla söz konusu parkelerin öncelikle hasarsız değerinin ve sonrasında 2. kalite olarak (hasarlı değeri) piyasa satış bedelinin kesin olarak tespiti ile TTK 880/2 maddesi gereğinc, emtianın hasarlı değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkın davalının sorumlu olduğu tutar olduğu dikkate alınarak ve TTK 882.maddesindeki sınırlı sorumluluk ilkesi de gözardı edilmeden bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. TTK'nın 880.maddesine göre (1)Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir.(3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. TTK'nın 882.maddesine göre (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881.maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu;a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının,b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının,net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır...(4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. Eldeki davada, Dairemizin kaldırma ilamı doğrultusunda dosya, bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda,1. Kalite parkenin bedeli malın faturası bulunduğundan bu bedel fatura tarihi itibariyle uygun fiyat olduğu, 1. kalite parke bedeli ile 2. Kalite parke arasındaki farkın tespiti amacıyla piyasa araştırması yapıldığında 1. ve 2. sınıf arasında %25 ile %35 arasında bir fark olacağı, ortalama olarak %30 fark olabileceği, bu durumda 1.sınıf laminant parkenin faturada yazılı iskontolu bedelinin 34.923,85 TL olduğu, 2. kalite laminant parke bedelinin %30 farkla 24.446,70 TL olduğu, 1.kalite parke bedeli olan 34.761,95 TL'den 2.kalite parke bedeli olan 24.446,70 TL çıkarıldığında aradaki farkın 10.315,25 TL olduğu, taşınan emtianın 20.000 kg olmasına göre TTK m.882 gereği birim kg başına 8,33 SDR hesabı ile 166.600 SDR sorumluluk üst sınırı hesaplandığı, sevk tarihi kurlarından bu tavan 1 SDR=4,9152 TL hesabı ile 818.872,32 TL hesaplandığı , bu durumda hesaplanan ve kadri marufunda bulunan zararın tamamı olan 10.325,25 TL'nin davalının sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince kaldırma kararına uygun olarak inceleme yapılmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak yargılama tamamlanmıştır. Bilirkişi raporu ile TTK 880/2 maddesi gereğince taşımaya konu emtianın hasarlı değeri ile hasarsız değeri arasındaki fark belirlenmiş olup, bu tutarın, TTK 882.maddesindeki sınırlı sorumluluk ilkesi gereği hesaplanan tutarın altında kaldığı gözetildiğinde mahkemece bilirkişi raporunda yapılan maddi hatalar düzeltilerek davalının sorumlu olduğu miktarın 10.476,93 TL olarak kabulü ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 553,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026