İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Davacı vekili dilekçesinde; İhbar olunan ... A.Ş.'nin, dava konusu çekleri klasik anlamda bir “ciro yoluyla iktisap” kapsamında değil, bizzat kendi beyanlarından ve dosya k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/321 KARAR NO: 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 19/12/2025 NUMARASI:2025/749 Esas (Derdest) DAVA :Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Davacı vekili dilekçesinde; İhbar olunan ... A.Ş.'nin, dava konusu çekleri klasik anlamda bir “ciro yoluyla iktisap” kapsamında değil, bizzat kendi beyanlarından ve dosya kapsamından da açıkça anlaşıldığı üzere, ilgili firmaya kullandırdığı kredi nedeniyle rehin teminatı olarak elinde bulundurduğunu, bu nedenle ...'nın, TTK anlamında iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olmadığını, rehin alan sıfatıyla çek üzerinde asli lehtarın hukuki durumuna bağlı olduğunu, zira rehin yoluyla çek zilyetliğinin, tam anlamıyla mülkiyet devri niteliği taşımayacağını, rehin alan banka, çeki asıl borç ilişkisine bağlı olarak ve teminat amacıyla elinde bulundurduğunu, bu durumda, lehine rehin verilen kişinin; borcun kaynağına, geçerliliğine ve hukuki akıbetine ilişkin tüm defi ve itirazlara katlanmak zorunda olduğunu, bu husus doktrin ve Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiğini, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/747 E. sayılı dosyasında, 01/12/2025 tarihli ara karar ile ... ... Şubesi’ne ait ... seri numaralı, 27/11/2025 keşide tarihli ve 1.500.000 TL bedelli çek yönünden daha önce verilmiş ihtiyati tedbir kararının banka nezdinde de uygulanacak şekilde genişletilmesine karar verildiğini, söz konusu ara kararın bağlayıcı olmamakla birlikte, taraf ilişkilerinin ve uyuşmazlık konusunun büyük ölçüde örtüşmesi nedeniyle huzurdaki dosyamız bakımından da örnek teşkil edebilecek nitelikte olduğunu, İhbar olunan bankanın “iyiniyetli üçüncü kişi” olduğu yönündeki savunmasının, rehin ilişkisi mevcutken hukuken mümkün olmadığını, zira rehin alanın, alacağın akıbetini, borcun şarta bağlılığını ve çekin hukuki kaderini bilmek ve buna göre hareket etmek zorunda olduğunu, ayrıca ...’nın, kambiyo senedinden doğan hakkının, asli alacaklıdan bağımsız ve asli bir hak gibi kullanma yönündeki iddiasının da hukuken dayanaksız olduğunu, çünkü burada bankanın, çeki kendi adına iktisap eden gerçek bir hamil olmadığını; alacağın teminatı olarak rehin almış konumunda olduğunu, bu sıfatla, borç ilişkisine ilişkin defi ve itirazlara katlanmakla yükümlü olduğunu beyanla mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının ... A.Ş. Kapsar şekilde ve bu yönden genişletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "..Somut olayda davacı vekili; mahkememizce verilen tedbirin ihbar olunan ... A.Ş.yi yönünden de bağlayıcı olduğunun tespiti ve bu yönde genişletilmesini talep etmiş talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup, ihbar olunan ... A.Ş. Yönünden tedbirin genişletilmesi ve ihbar olunanu kapsamasına ilişkin haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, ... A.Ş.'nin dava konu çekin keşidecisi, lehtarı, cirantaları arasındaki ilişkiyi bilemeyeceği, mahkememizce verilen 20/08/2025 tarihli tedbir kararının "tedbir ve yasağın davanın taraflarıyla sınırlı olmak kaydı ile, dava dışı 3.kişiler yönünden ise geçerli bulunmamasına," şeklinde verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin 11/12/2025 tarihli tedbirin ihbar olunan ... A.Ş.yi yönünden de bağlayıcı olduğunun tespiti ve bu yönde genişletilmesi talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19.12.2025 tarihli ara karar ile dava konusu çekin hukuki niteliği, ihbar olunan bankanın çek üzerindeki tasarruf yetkisinin kaynağı ve taraflar arasındaki kredi–teminat ilişkisi yeterince tartışılmaksızın; ihtiyati tedbirin ihbar olunan ... A.Ş. yönünden genişletilmesi talebimizin reddine karar verildiğini, oysa dosya kapsamı, bankanın çekle kurduğu hukuki ilişkinin klasik bir kambiyo iktisabı olmadığını, aksine asli borç ilişkisine sıkı sıkıya bağlı bir teminat (rehin) ilişkisi niteliği taşıdığını açıkça ortaya koyduğunu, bu hukuki durum karşısında, mahkemece yaklaşık ispat ölçüsünün fiilen tam ispata dönüştürülmesi suretiyle verilen ret kararının; HMK m.389’un amacı, ihtiyati tedbir kurumunun koruyucu işlevi ve yerleşik yargı içtihatları ile bağdaşmadığını, işbu ara kararın, mevcut hâliyle telafisi güç ve imkânsız zararların doğmasına sebebiyet verecek nitelikte olup, istinaf incelemesi ile kaldırılması zorunlu olduğunu, ihbar olunan bankanın, dava konusu çeki serbest iradeyle ve piyasadan bağımsız şekilde iktisap etmiş bir hamil olmadığını, çekin banka tarafından bir kredi ilişkisinin teminatı olarak, borç ilişkisine bağlı şekilde elde tutulduğunu, bu hukuki konumun, bankaya kambiyo hukukunun öngördüğü iyi niyetli üçüncü kişi korumasını sağlamayacağını, zira rehin alan sıfatıyla çeki elinde bulunduran bankanın, çekin dayandığı asli borç ilişkisinin geçerliliğine, şartlarına ve hukuki kaderine kayıtsız kalamayacağını, rehin ilişkisinin, çeki elinde bulunduran asli alacaklıdan bağımsız bir hak sahibi hâline getirmeyip aksine, borcun doğumuna ve akıbetine bağlı kılacağını, bu çerçevede, bankanın “taraflar arasındaki ilişkiyi bilemeyeceği” yönündeki kabulünün, hayatın olağan akışına ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, profesyonel bir finans kuruluşunun, teminat olarak kabul ettiği kıymetli evrakın hukuki durumunu bilmemesi veya bilmek zorunda olmaması düşünülemeyeceğini, bu hususun yaklaşık ispat bakımından açık bir şekilde dosyada mevcut olduğunu, çekin hukuki akıbeti tartışmalı iken tedbirin bankaya karşı uygulanmaması koruma amacını boşa çıkardığını, ... Şirketi, dava konusu çekleri ... A.Ş.’ye ciro ettiği tarihte Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/616 E. sayılı dosyası kapsamında kesin konkordato mühleti altında bulunan bir borçlu konumunda olduğunu, konkordato ve iflas sürecinde yapılan cironun hukuken geçersiz olduğunu ve ... A.Ş.'nin meşru hamil sıfatını kazanamayacağını, mahkemenin “yargılamayı gerektirir” gerekçesinin tedbir kurumunun ruhuna aykırı olduğunu, tedbirin banka yönünden genişletilmemesi telafisi güç ve imkânsız zararlara yol açacağını beyanla Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/749 E. Sayılı dosyasında verilen 19.12.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararının ihbar olunan ... A.Ş. yönünden de bağlayıcı olacak şekilde genişletilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Talep, çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik derdest menfi tespit davasında çeklerin ödenmesinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının ihbar olunan yönünden de geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince 20.08.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile tedbire konu 6 adet çekin toplam bedeli olan 7.770.000,00 TL'nin takdiren %20'si tutarında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiği takdirde davaya konu çeklerle ile ilgili olarak ödeme yasağı konulmasına, ancak işbu tedbir ve yasağın davanın taraflarıyla sınırlı olmak kaydı ile dava dışı 3.kişiler yönünden ise geçerli bulunmamasına karar verilmiş, 19.12.2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir kararının ihbar olunan ... A.Ş.'yi yönünden bağlayıcı olduğunun tespiti ve bu yönde genişletilmesi talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekilince yukarıda yazılı gerekçe ile istinaf yoluna başvurulmuştur. İİK’nun 72/2 maddesi, “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” hükmünü içermektedir. Talep sahibinin isteği kambiyo senetlerinin ibrazında ödenmemesine ilişkin olup, bu talebin kanunda açıkça yazılı olmasa da yerleşik yargı uygulamasında İİK 72/2 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.Bunun yanında menfi tespit davalarında ve somut uyuşmazlıkta olduğu gibi menfi tespit davası öncesi talep edilen ihtiyati tedbir istemlerinde; ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir.Somut olayda; ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından, ihtiyati tedbir talebine konu çeklerin ödenmesinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının ihbar olunan ... A.Ş. Yönünden bağlayıcı olduğunun tespiti talep edilmiş ise de kambiyo senedi niteliğinde bulunan çekin, bir ödeme aracı olarak kamu güvenine sahip olması, nedenden soyut olması ve tedavül yeteneği gibi özellikleri bulunmakta olup, bir davada ancak davanın tarafları yönünden hüküm verilebileceği ve üçüncü kişilerin tarafı olmadığı bir davada, ödeme aracı olan ve temel ilişkiden bağımsız bir borç ilişkisi doğuran çekin elinde bulunduran herhangi bir kişiye ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği aksi kabulün, ödeme aracı olan ve temel ilişkiden bağımsız borç doğuran ve yüksek tedavül kabiliyeti bulunan çeke ilişkin yasal düzenlemelerin uygulanmaması anlamına geleceği gözetildiğinde mahkemece ihtiyat tedbir kararının ihbar olunan ... A.Ş. yönünden bağlayıcı olması ve tedbir kararının bu yönde genişletilmesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026