7. Hukuk Dairesi 2014/15400 E. , 2014/21984 K. "" Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi Tarihi : 10/07/2014 Numarası : 2013/1082-2014/618 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde 11.02.2008 tarihinde işe başladığını, Adana Bölge Müdürü sıfatıyla çalışmakta iken iş akdinin 31.10.2013…
**7. Hukuk Dairesi 2014/15400 E. , 2014/21984 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi Tarihi : 10/07/2014 Numarası : 2013/1082-2014/618 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının, davalı işyerinde 11.02.2008 tarihinde işe başladığını, Adana Bölge Müdürü sıfatıyla çalışmakta iken iş akdinin 31.10.2013 tarihli fesih bildirimi ile 2007 yılında kurulan MSS (Merkezi Sinir Sistemi) ekibinin son üç yılda yaşanan Merkezi otorite kaynaklı ilaç fiyat düşüşleri nedeniyle, gerekli desteğin verilmesine rağmen ekibin verimliliğini ve sürdürebilirliğini sağlamanın mümkün olmadığını, bu nedenle ekibin kapatılmasına karar verilmesi gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiğini, bu gruptaki diğer bölge müdürlerine başka görevler teklif edilmesine rağmen davacıya bu yönde teklif yapılmadığını, feshe son çare olarak başvurulmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı işveren tarafından fesih gerekçesi olarak öne sürülen işletmesel kararın, tutarlılık, ölçülülük, keyfi davranmama ilkelerine uygun bir şekilde uygulandığının ispatlanamadığı, bölge müdürü olan davacının sahip olduğu kıdem, iş tecrübesi, aldığı eğitim dikkate alındığında, başka kadrolara atanması hususunun yeterince değerlendirilmediği, davalı tarafın üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği, feshin son çare olduğu ilkesinin gözetilmediği, diğer bir deyişle davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verildiği halde, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar, yönetim hakkı kapsamında alabilir. Geniş anlamda, işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar, işletmesel karardır.