T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1316 - 2026/815 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1316 KARAR NO : 2026/815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ... SİGORTA AŞ VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat K…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1316 - 2026/815 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1316 KARAR NO : 2026/815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI :... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ... SİGORTA AŞ VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2- ... DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Bu kazanın oluşumunda ... Sigorta şirketince sigortalı olan....'e ait olan ... plakalı çekicinin kusurlu olduğunun trafik tespit tutanağıyla sabit olduğunu, müvekkili şirkete ait tırın dorsesinde onarım bedelli ... tarihli faturada KDV dahil 100.575,21 TL. maddi hasar tespit edildiğini, kaza sebebi ile araçta değer kaybı oluşumuna sebebiyet verildiğini, meydana gelen değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, ancak başvuran tarafın kasko şirketine hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını teminat limitinin dolduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu eksiksiz şekilde yerine getirdiğini iş bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile, 50.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan ... tarihinden, davalı ... A.Ş. için kaza tarihinden işleyecek avans faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; kasko şirketine hasar onarım bedelinin ödendiğini ve teminat limiti dolduğunu, müvekkili şirketin araç başına 50.000,00-TL olan poliçe limitini ödemek sureti ile sorumluluğunu eksiksiz şekilde yerine getirmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. KTK'nun 93. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının A.1. Maddesine göre "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." Öte yandan, 2918 sayılı KTK'nun 96. maddesinde "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır." hükme bağlanmıştır. KTK'nun 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden; sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, zarar görenlerin birden fazla olması, yani zarar görenlerin toplam zarar miktarları, poliçe limiti aşması durumunda zarar miktarları, poliçe limitine oranlamak sureti ile (garameten) ödeme yaplımasıdır. Ancak yukarıda açıklanan hükmün istisnası ise aynı hükmün ikinci fıkrasında düzenlenmiş olup, buna göre; ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli ödeme yapması durumunda, yaptığı ödemelerin poliçe limitinden düşülmesidir. Başka bir anlatımla ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunurken başka bir ödeme yapması gerektiğini bilmesi halinde ve buna rağmen ödemede bulunması ödenen miktarın poliçe limitinden düşülmeyecektir. Yine, ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli ödeme yapması durumundan söz edilebilmesi için; zarar görenin davacı ve/veya onun halefi konumunda olan KASKO poliçesini düzenleyen sigorta şirketi dışında, zarar gören 3. bir kişi olmalıdır. Yani "diğer zarar görenler" tanımı içinde, davacı ve/veya onun halefi konumunda olan KASKO poliçesini düzenleyen sigorta şirketi bulunmamaktadır. Somut olayda, davalı ... Sigorta A.Ş. kaza tarihi olan ... itibariyle sorumlu olduğu (maddi zararlarda) poliçe limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı olup belirtilmesi gerekmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davacının aracında oluşan 50.000,00 TL zararı ... tarihinde ödeme tarihi itibariyle itibariyle davacının Kasko şirketi olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ödediğini, davacının ise davalı sigorta şirketine değer kaybından kaynaklı... tarihinde davalı ... Sigorta Şirketi 2918 sayılı KTK'nun 97. md.si gereği başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı sigorta şirketinin araçta oluşan değer kaybı zararını, rucüen yaptığı ödeme tarih olan ... tarihinden haberdar olmakla, KTK'nun 96/2 md.sindeki hükümde aranan "...başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin..." şartını sağlamadığı anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki ödeme yapılan kişi zarar gören 3. kişi değil bizat kendisi olduğu, başka bir anlatımla, "diğer zarar görenler" tanımı içinde, davacı ve/veya onun halefi konumunda olan KASKO poliçesini düzenleyen ... sigorta A.Ş. bulunmamaktadır. Yani asıl zarar gören yine davacı olup, asıl zarar görenin gerçekleşen trafik kazası nedeniye tüm zararları karşılanmadan, (değer kaybı zararı dahil) davalı ... Sigorta A.Ş., davacı ile ... Sigorta A.Ş. arasında düzenlenmiş KASKO poliçesine istinaden yapmış olduğu ödeme nedeni ile rücu ilişkisinden kaynaklı alacağının tahsili için ZMMS poliçesini limitine dahil edilmesinin, hatta davacının önüne geçmesinin kabulü mümkün değildir. Yani önce zarar görenlerin zararının karşılanması, tüm zarar görenlerin zararı karşılandıktan sonra halen poliçe limitinin bulunması halinde, zarar görenlere ödeme yapanların rücuen alacaklarına ilişkin taleplerin ise, bu ödemeden sonra yapılması gerekmektedir. Tüm bu nedenler dikkate alındığında, davalı davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yine kendisine yapılan ödemenin iyiniyetle yapılmış bir ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu durumda davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu bu ödemenin ödeme poliçe limitine dahil edilmemesi gerekmektedir. Böylece oluşan zarardan tüm poliçe limiti olan 50.000,00 TL ile sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile heyete sunulur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 3.415,50-TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 853,75 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 2.831,25 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda OY ÇOKLUĞU ile karar verildi.16.03.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır KARŞO OY ŞERHİ Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından her ne kadar davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, Davalı vekili kasko şirketine hasar onarım bedelinin ödendiğini ve teminat limiti dolduğunu, müvekkili şirketin araç başına 50.000,00-TL olan poliçe limitini ödemek sureti ile sorumluluğunu eksiksiz şekilde yerine getirmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK'nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, "zorunlu sigorta limitlerine kadar" temin eder, hükmü mevcuttur. Buna göre davalı ... Sigorta A.Ş'nin düzenlemiş olduğu poliçe kapsamında kaza tarihi itibarı ile maddi hasarlar için araç başına 50.000,00 TL teminat ile sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin söz konusu teminat limitinin tümünü ... tarihinde dava dışı kasko sigortası ... Sigorta A.Ş'ye ödediği, dolayısıyla söz konusu poliçe kapsamında teminat limitini tüketmiş olması nedeni ile ve teminat limitinin üzerinde sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. Bu yönü ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan dairemizin sayın çoğunluğuna iştirak etmemekteyim. Başkan Karşı Oy ¸ İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır