7. Hukuk Dairesi 2010/4126 E. , 2010/6950 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi müdahil davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 417, 470 ve 1497 parsel sayılı sırasıyla 2400, 1900 ve 1100 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. İtir…
**7. Hukuk Dairesi 2010/4126 E. , 2010/6950 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi müdahil davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 417, 470 ve 1497 parsel sayılı sırasıyla 2400, 1900 ve 1100 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak her parsel için ayrı ayrı dava açmıştır. Müdahil davacı hazine tapu kayıtlarına dayanarak tespitin iptalini istemiştir. Dava dosyaları birleştirilmiştir. Mahkemece müdahil davacı hazinenin davasının reddine, davacı ... davasının kısmen kabul, kısmen reddine, 1497 nolu parselin tespitinin iptali ile davacı ... adına diğer parsellerin tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece müdahil davacı hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı taşınmazlar üzerinde davacı ... ve davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi sözlerini, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle müdahil davacı hazinenin tutunduğu tapu kayıtlarının temelini oluşturan belirtmelik tutanağı ve eki belgelerin ilgili mercilerden araştırılarak getirtilmesi, tapu kayıtlarının 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca oluştuğu dikkate alınarak haritasının bulunduğu göz önüne alınmalı, tapu kayıtlarının revizyon gördükleri 414, 463 ve 464 parsel nolu taşınmazlarla dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde çap örneği ile komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve varsa dayanağı kayıtlar getirtilmeli, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak tapu kayıtları uzman bilirkişi tarafından varsa haritaların ölçekleri eşitlenerek, çakıştırılmak suretiyle dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ile uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinmeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların tapu kayıtları kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, müdahil davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.